Hürriyet Haber - Gündem - Ekonomi - Spor
SON DAKİKA
PİYASANET
EKONET
SANS OYUNLARİ
SİNEMALAR
TVREHBERİ
MAGAZİN
ÖZEL DOSYALAR
HAVA DURUMU
ASTROLOJİ2011
EN İYİ ON
HÜRRİYET İK
BİZE ULAŞIN
ÜYELİK
REKLAM
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDİA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
6 Şubat 2006
Ayşe ARMAN  aarman@hurriyet.com.tr

Türkiye'de hiçbir ekol beni tarihçi kabul etmez

Murat Bardakçı derya gibi adam, o anlatsın siz dinleyin ve kolaysa anlattıklarını bir güne sığdırın! O yüzden dün başladığımız röportaj bugün de devam ediyor...

Ben sizi tarihçi gazeteci olarak tanımlıyorum. Yanlış mı yapıyorum?

- Doğru ama, önce gazeteciyim. İktisat okumuş bir gazeteci. Gazetecilik bende baba ve dede mesleğidir. Ben kendimi bildim bileli basının içindeyim, hatta gözümü matbaada açtım diyebilirim. Gazetelerde her işi yaptım. Sayfa sekreterliği, muhabirlik, yurt dışı temsilciliği, savaş muhabirliği, hatta çizgi roman yazarlığı bile yaptım. Muhabirlik zamanımda da bilinen bir isimdim, bu kadar şöhretim yoktu belki ama bilinirdim. Ortadoğu ülkelerinde muhabirlik yaptığım yıllarda oralarda pek öyle fazla Türk gazetecisi göremezdiniz. Cengiz Çandar, Coşkun Aral ve ben vardık. Şimdi bu tarih yazıları yüzünden mesleki geçmişim unutuldu gitti ama ben gazeteci olarak bilinmek istiyorum. Gazetede yazdıklarım sadece tarih yazısı değildir, güncelle mutlaka bağlantılıdır ve bu işi sadece tarih bilen bir gazeteci yapabilir. Hiçbir zaman tarihçi olduğumu iddia etmedim, her zaman "Ben gazeteciyim" dedim. Gazete yazılarım gazetecilik ürünüdür ama bunların dışındaki çalışmalarım, mesela kitaplarım beni belki tarihçi yapabilir...

Polemikçi bir tarih yazarısınız. Sizi zor durumda bırakan, tartışırken zorlandığınız bir tartışma, bir polemik var mı?

- Bilgi konusunda kimsenin karşısında çok şükür, zor durumda kalmadım. Polemiğe de bayılırım. Ama cahil ve üstelik bilmeden ukalalık eden muhatapların karşısında hakikaten zorlandığım oldu. Sebebi de anlamamaları ve ağır bir söz söylememek için kendime çok zor hákim olabilmem. Ne yapayım, böylelerine tahammül edemiyorum...

Konumuzla alakası yok ama ailede bardak yapan birileri mi vardı?

- "Bardakçı" adının bardak imaliyle ilgisi yok. Baba tarafımdan büyük dedelerim Kırım Girayları'ndan gelirler, oradaki yerin ismidir Bardakçı. Hani bizim İlber Ortaylı var ya, onun soyadı da öyle. O da Kırımlı, İlber kasabasından. İlber gidip oraları gördü ama ben daha göremedim.

Türkiye'de tarih ekolleri var mı? Önemli hocaların etrafında birleşen ve tartışan farklı ekipler var mı? Sizin birlikte anıldığınız isimler var mı? "Onlar aynı ekoldendir" denilen...

- Ekolden bol ne var? Mesela bir Boğaziçi Üniversitesi ekolü var, Osmanlı Arşivi'ne girmeden, Amerikan kaynaklarından Osmanlı tarihi yazar, arada bir Ermeni konferansı falan yaparlar. Sonra, İstanbul Üniversitesi ekolü var, bunlar arşive giderler ama belgeyle sınırlı kalır, yoruma pek girmezler. Ama Allahtan, Halil İnalcık yahut İlber gibi uluslararası álimlerimiz var da, ilmi namusumuzu kurtarıyoruz. Beni hiçbir ekol çok şükür tarihçi kabul etmediği için ismim onlarla beraber anılmaz...

KENDİNİZE OSMANLI DİYEMEZSİNİZ!

Mısır, büyük bir uygarlıktı, zamanında ortalığı salladı. Şimdi neden bu haldeler? Osmanlı, yedi düvelin efendisiydi, şimdi neden bu haldeyiz?

- İmparatorlukların günün birinde çökmeye mahkum oldukları, tarihi ve sosyolojik bir kuraldır. Sadece Mısır ve Osmanlı değil, eski Yunan da, Roma da o kuralın gereğini yerine getirdi. Amerika da günün birinde getirecek...

Türkiye'de yaşayan insanların genlerinde Osmanlılık var mı?

- "Osmanlı" ırk değildir, bir dönemin adıdır. Unutmayın, büyükbabalarımız Osmanlı vatandaşıydı. Artık nasıl yorumlarsanız yorumlayın, ama lütfen "Osmanlı" diye bir ırk yaratmayın...

Yani ben kendime "Osmanlıyım" diyemem...

- Diyemezsiniz! Osmanlılık 16 Mart 1920'de tarihe málolmuştur. 29 Ekim 1923'te değil, 16 Mart 1920'de. O tarihte ne olduğunu merak edenler kitaplara baksınlar...

OSMANLICA DİYE BİR DİL YOKTUR

Sizin uzmanlığınız Osmanlıcada mı, Arapçada mı?

- "Osmanlıca" diye bir dil yoktur! Bunu senelerdir söylüyorum ama anlatamıyorum. Sizin "Osmanlıca" dediğiniz dil, Türkçedir, o zamanın Türkçesine sonradan verilmiş bir isimdir! Siz Osmanlı zamanında, mesela birkaç yüzyıl önce adamların başka bir dil konuştuğunu mu zannediyorsunuz? Hayır, sizin, benim konuştuğum dili konuşuyorlardı. Küfredecekleri zaman bugün biz ne diyorsak onu diyorlardı, mesela "Git, ananı bilmem ne ederim" diyorlardı. Ama, sadece resmi yazışma dili farklıdır, o da imparatorluk kavramından doğan emperyal bir dildir. Bugün "ağdalı Osmanlıca" denilen dil, Türkçeye Arapça ve Farsça kelimelerin ilavesiyle oluşturulmuş ama grameri Türkçe olan bu resmi yazışma dilidir ve sadece resmi belgelerde kullanılmıştır; yoksa konuşma dilinde bugünle arasında pek bir fark yoktur. Ama "Osmanlıca" sözü ile eski yazıyı kastediyorsanız, onu da söyleyeyim. O yazı öyle zannedilenin aksine Arap alfabesi değildir, İran alfabesidir. Dolayısıyla "Osmanlıcada uzmanım" diyemem, zira o dilde siz de, sokaktaki adam da uzmansınız. Ama yazı konusunu kastediyorsanız, sizin yine Osmanlıca dediğiniz eski Türkçeyi ve resmi dili iyi bilirim, Arapça ve Farsça da bilirim ama Farsçam Arapçamdan daha iyidir.



arkadaşıma yolla yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Ayşe ARMAN
Tüm yazıları