Eğitim
20 Ağustos 2013
Dershaneciler: Sınav merkezi de olsa dershane ihtiyacı devam eder
Milli Eğitim Bakanlığı’nın dershaneleri 4 yıl içinde kapatma planını değerlendiren dershaneciler, “Sınav varsa biz de varız. Sınavlar merkezi de olsa dershane ihtiyacı devam edecektir” dedi.

2012’de Başbakan’ın “Dershaneler kapatılacak” sözleriyle başlayan tartışma sürüyor. Milli Eğitim Bakanlığı henüz net bir açıklama yapmasa da, birçok iddia ortaya atılıyor. En son iddiaya göre, Milli Eğitim Bakanlığı önümüzdeki 4 yıl içinde dershaneleri kapatacak. Dershanelerin kurulması ve işletilmesi zorlaşacak. Yeni dershane ruhsatı verilmeyecek. Seviye Belirleme Sınavı’nın (SBS) kaldırılmasıyla birlikte, dershane ihtiyacı da ortadan kalkacak. 4 yıl içinde dershanelerin özel okula dönüşmesi için çeşitli teşvikler sunulacak. Atıl durumda olan okulların dershanelere devredileeceği de iddialar arasında.
İddiaları Hürriyet’e değerlendiren dershane temsilcileri ise, teşvik verilecek olmasından memnun olduklarını belirterek, çözüme dahil olmak istediklerini söylediler. Dershanelerin geleceği ile ilgili alternatif çözüm önerilerini Bakanlığa ilettiklerini de belirten dershane temsilcileri, “Kapansa da sınav ve ihtiyaç olduğu sürece dershaneler farklı yöntemlerle de olsa devam edecektir” dediler.
ÖZ-DE-BİR Başkanı Faruk Köprülü ve GÜVENDER Başkan Yardımcısı Eyüp Kılcı’nın değerlendirmesi şöyle:

Sektörü ortadan kaldırmaz
Faruk Köprülü (ÖZ-DE-BİR Genel Başkanı)

500’e yakın dershane çeşitli nedenlerle zaten zaman içinde kapandı. Dershane sayısı olarak baktığımızda zorlaştırma çabası olduğunu ve kapatılması istendiğini basın aracılığı ile öğreniyoruz. Bakanlık tarafından mevcut dershanelere süre verileceği söyleniyor. Bu konuda bize ulaşan resim bir belge yok. Ancak, kapatılması konusunda verilen süre ve bu tür bir yaklaşım sektörü ortadan kaldırmaz. Çünkü ihtiyaç varsa, ihtiyaç sahibi bunu gidermenin yollarını bulacaktır. Teşvik verilmesini ise olumlu değerlendirmek gerek ancak kapatılacak diye teşvik verilmesi doğru bir yaklaşım değil. Özel okullara teşvik edilmesi ve attırılması doğru olabillir, ancak özel okullar kapasitelerini doldurmuş değil, eksik kapasiteleri bulunuyor. Kontenjanları henüz dolmamışken bir yandan inşaat halinde yenileri eklenmeye devam ediyor. Türkiye’de de özel okula devam eden öğrenci sayısı 500 bin civarında ve kontenjan açıkları var. Bu uygulama riskli ve sıkıntılı olabilir. Atıl okulların dershaneye kiraya verilmesi konusunda ise, bu uygulamanın öncelikle “okul yapın” amacı taşıdığını düşünüyorum. Yatırımcılara verilmesi uygun ve olumlu olacaktır. Dershaneleri özel okul yapsak bile bu kurumlara olan ihtiyaç devam ettiği için bu çalışmalar farklı biçimde de olsa  devam edecektir. Örneğin özel ders, evlerde gruplarla yapılacak ders çalışmaları gibi uygulamalarla devam edecek. Dershanelere ihtiyaç olmayacağı bir öngürüdür. Merkezi de olsa bir sınav olduğu sürece sektöre olan ihtiyaç devam edecektir. Burada önemli olan ihtiyacın azaltılması ve zaman içinde ortadan kaldırılmasıdır. Bakanlık bizlerle görüşmek isterse her zaman hazırız.

Geleceğe dönük çözümler sunulmalı
Eyüp Kılcı (GÜVENDER Başkan Yardımcısı)

Bu çalışmalar zaten vardı, biliniyordu ancak kamuoyuyla paylaşılmamıştı. Yönetmelikte düzenleme yapılması düşünülüyordu. Şartların ağırlaştırılması gibi konular konuşuluyordu. Sektör temcilcileri olarak bunları tahmin ediyorduk. Dershanelerin kapatılmasından bağımsız olarak teşvik paketleri olması gerektiğine inanıyoruz ve önemli olduğunu düşünüyoruz. Ancak düşünülen fikirlerin kamuoyuyla paylaşılması gerekir. Her konuda katkı yapmaya hazırız. Çalıştığımız alan da kendimize yer edinmek isteriz. Bu teşvikleri açıklanmasının ardından bazı dershaneler bu alana kayacaktır. Vergi indirimi, arşa teşvikinden dershanelerin birleştirilmesinden bahsediliyor, bunların birlikte değerlendirilmesi gerekir.  Sınavlarla sürecin ölçülmesi, süre tanınması konusunu da olumlu buluyoruz. Bu konunun aşamalı paket olarak gündeme gelmesi halinde orta yol bulunabilir. Alternatiflerle ortaya çıkararak öneri paketlerinde taleplerimizi ilettik  Bakanlığa. Ancak bu düzenlemeler tek başına sorunu çözmez, komple düşünülmesi gerekir, tarafların müşterek fikir sunması gerekir. Atıl okulların konusu, birleşme konusu bunlar taleplerimiz arasında vardı. Sorunların çözümü ortak akılla olur. Konuşup sürece yayılarak yapılabilir. Eğitime katkı yaptığımıza inanıyoruz ve MEB’in amaçlarına uygun katkı yapmaya devam etmek istiyoruz. Burada problemin çözümü için en fazla üzerinde durulması gereken nokta, çözümün sadece bugüne değil geleceğe yönelik olması ve ortak zeminde tarafların buluşmasıdır.