Yeni lüks: Bağımsızlık

Güncelleme Tarihi:

Yeni lüks: Bağımsızlık
Oluşturulma Tarihi: Şubat 02, 2013 00:00

Koltuğun bir ucunda kent kültürüne şekil veren Mars grubunun ortağı Muzaffer Yıldırım, diğerinde bağımsız film festivali !F’i düzenleyen Serra Ciliv ve Pelin Turgut. Birliktelikleri değişen kent kültürünün bir kanıtı adeta.

Haberin Devamı

“Evet, İstanbul’un bir evrimi var. İstanbul’un küreselleşme ağına girmesiyle de alakalı, bağımsız ruhlu bir evrim bu. Tiyatrosunu, kafesini, festivalini kapsayan bir değişim, bir dönüşüm...” Daha bağımsız, daha alternatif semtlerin, restoranların, toplulukların sınırlarını genişletip ana akım bir meseleye dönüşmesinin nedenini bu evrime bağlıyor Pelin Turgut. Ortağı Serra Ciliv’le beraber bu yıl 14’üncüsü düzenlenecek !F Film Festivali’nin bu dönüşümdeki rolü her yıl gittikçe büyüyor: “İlk yıl ne yaptığımızı bilmiyorduk. Sora sora el yordamıyla yaptık. Bir çatı katı ofisinde. Ortaklaşa kullandığımız tek bilgisayarla.”
Serra Ciliv ve Pelin Turgut’un elleriyle büyüttüğü !F, arkadaşlara çıtlatılmış “Şu nasıl yapılır? Sen bilirsin” lafıyla büyümüş, çapını genişletmiş bir festival. “Hep arkadaşlarımızla çalıştık” diyor Serra Ciliv. Bu sene kendilerine, kentin farklı muhitinde büyümüş, beyaz yaka/jilet takım elbiseli bir yeni bir arkadaş edindi: Mars Entertainment Group.

Haberin Devamı

O BURADA, ORTAĞI OKUL SIRALARINDA

Kent kültürüne MAC gibi bir spor kulübü, Nu Pera gibi bir gece kulübü kazandırmış, ‘a plus’ değerler katmış Mars grubu şimdi kalkmış muhalif bir tiyatro kuruluşunu destekliyor (bakınız: Dot), Karaköy’de kafe (bakınız: Unter) açıyor, Beyoğlu ile özdeşleşmiş bir festivali (bakınız: !F) sahipleniyor. Olacak iş mi? “Her şey kendiliğinden ilerliyor, gelişiyor. Hayat, gayet doğal bir biçimde buralara doğru akıyor” diyor, ucuna bir de dipnot iliştiriyor: “Trendlerin peşinde koşan biri değilim. Aksine ergonomi delisi bir adamım. Yaptığım iş ille de ergonomik olacak. Proje üreterek yaşıyoruz. 3 bin kişinin çalıştığı bir şirketimiz var. Menderes’le ‘Hadi artık biraz duralım’ dediğimiz an yaşlanmaya başlarız.”
Diğer ortak Menderes Utku, enerjisiyle hepsini delirttikten sonra kalkmış, New York’a psikoloji mastırı yapmaya gitmiş. Utku’nun New York’ta yaşına başına, işine gücüne bakmadan oğlu yaşındaki sınıf arkadaşlarıyla psikoloji eğitimi alması takdir edilesi bir durum. “İlk derslerde herkes ayağa kalkıyor, kendini tanıtıyor, nerede çalıştığından bahsediyor. Sıra Menderes’e gelince bizimki kıvırmaya başlıyor. Anlatamıyor kolay kolay.” Sınıf arkadaşlarının google’lamasıyla üniversitede ufak çaplı bir vakaya dönüşüyor Menderes Utku.

Haberin Devamı

YUMUŞAK BAŞLI MUHALEFET

Kısa bir New York havası alıp dönüyoruz, İstanbul’a, Karaköy Unter’e, !F ekibinin yanına. Festivalin muhalif duruşu tartışılıyor hararetle. “Taraf tutmadan, herkesin hikâyesini dinleyen bir oluşum bu. Muhalefeti de daha yumuşak başlı” diyor Ciliv.
Yıldırım, tatlı bir itirafla giriyor lafa: “Bir AFM oluşumu olarak !F yıllarca kıskandığım bir organizsyondu.” !F yüzünden AFM’yi satın aldığı iddia edilecek kadar hiddetli bir kıskançlıktan bahsediyoruz: “O işin şakası tabii. Biz Türk sineması için ciddi bir misyon üstlendik.” Bunu demesiyle kendini sorgulaması eşzamanlı: Hadlerine mi? “Amacımız Türk sinemasını endüstri haline getirmek.” AFM’nin satın alınması, !F’in sahiplenilmesi, ‘Dağ’ ve ‘Eve Dönüş’ gibi filmlerin yapımcılığı hep bu yüzden.
Festivale dair ekibin ‘aç parantez’ başlığı !F müzik. “Her sene müzikle ilgili partilerimiz, etkinliklerimiz, filmlerimiz var. Alt alta koyunca bir baktık, bir yandan da müzik festivali yapıyoruz aslında.” Pizzacısıyla DJ’iyle İstanbul’a gelecek ‘Berlin Bar 25’ gecesini şimdiden yazın kenara.

Haberin Devamı

“Buraya hoşlanmadığım biri gelirse kapatırım”

Muzaffer Yıldırım

Röportaj için Mars grubuna ait  Karaköy Unter’deyiz. Yıldırım, “Basit bir sokak barı aslında” dediği Unter’in her detayıyla bizzat ilgilenmiş. Üzerine ne kadar titrediği şu lafından belli: “Hoşlanmadığım birileri gelmeye başlarsa anında kapatırım. Birkaç hafta, birkaç ay kapalı tutarım. İstiyorum ki kendi sahipleri olsun, kendi müdavimini yaratsın.”

“!F de genişledi, şehrin kent kültürü fotoğrafı da değişti”

Serra Ciliv & Pelin Turgut

“Festival kapsamında gösterilen bağımsız filmler Kanyon’da da izleniyor, Beyoğlu’nda da. Çünkü, İstinyePark’ta, Kanyon’da da alıcısı var artık bu filmlerin. ‘Çok alternatifim, çok bağımsızım. Beyoğlu’ndan dışarı atmam’ gibi bir tavır yok artık insanlarda. İstanbul kent kültürü böyle bir fotoğrafın içinde yaşanmıyor artık.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!