GÜNDEM
17 Aralık 2012
Ödev size değil çocuğa veriliyor
Dijital çağın çocukları ile ilgili bu yazı dizimizde, ailelerin çocuklarıyla evde ya da okulda en sık karşılaştığı sorunları uzmanlara sorduk, sizin sorularınızı onlara onların yanıtlarını da size aktardık.

Dizimizin ilk gününün konusu, çocuklar ve ödev... İşte, çocuğunuzun daha verimli, keyifli ödev yapması için, uzmanların önerileri, bilmeniz gerekenler...

GELİŞEN teknoloji, değişen eğitim sistemi, sınavlar, çalışan anneler ve babalar çocukların karakterini mi değiştirdi, çalışma şekli mi henüz bilinmiyor. Ama, günümüz çocuklarına birşeyler oldu. Okul çağı denilen 6-12 yaş arasındaki dönemde çocuklar ödev yapmakta, uyumakta veya uyanmakta, arkadaş ilişkilerinde ailelerine kök söktürüyorlar. Dijital çağın çocukları ile ilgili başladığımız bu yazı dizisinde, ailelerin en sık karşılaştığı sorunları, Davranış Bilimleri Enstitüsü uzmanlarına sorduk. Her gün bir konuyu ele aldığımız dizi boyunca, sorularınızı www.hurriyet.com.tr’ye yazıp, yanıtlarını ertesi gün okuyabileceksiniz. Bugünkü konumuz ödev. Ödevi kendisine verilmiş gibi görev sayan, gece yarıları arkadaşlarını arayarak almaya giden, kısacası çocuktan çok yapılmayan ödevi kendisine dert edinen ailelerin bu tutumlarının doğruluğunu tartışacağız. DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Klinik Psikolog Açelya Şahin Fırat ödevle ilgili sorularımızı yanıtladı:  

SORUNUZU SORUN CEVAPLAYALIM 

SORUMLULUK ÇOCUĞUN

Ödev için neler yapmalı?
   Ödev, okul ile çocuk arasındaki bir süreçtir. Aileler bu süreçteki pozisyonlarını doğru belirlemeli ki çocuğun sorumluluğu oluşsun. Okul öncesinden itibaren çocuğa verilen ilk ev çalışmalarından başlayarak ailenin sadece yol gösterici olunduğu mesajı, onda sorumluluk bilincinin oluşmasına yatırım olur.
Aile hangi tutumu izlemeli?
   Çocuklarının okula gitmesi ile ilgili olumlu duygularını onlarla paylaşmalı. Ayrıca okul dönemi içindeki tüm yapılması gerekenlerin çocuğa ait birer sorumluluk olduğu mesajını en baştan vermeli. Böylece çocuğun kafası netleşir. Ödevi çocuğun kendisinden daha çok kendine dert edinen, okulda unutulan ödevi gecenin bir saati okuldan almaya giden, okunması için verilen kitabı kendi okuyan ve sonrasında çocuğa özetini anlatan, kitapla ilgili soruların yanıtlarını çocuğuna dikte eden anne-babanın çocuklarında ödev bilincinin oturması oldukça güçtür. Bu durumda çocuk ödevin kendisine değil, ailesine verilen bir sorumluluk olduğu düşüncesini geliştirir.

YANINDA OLUN, AMA...

Bu durumda ne yapmalı?
   İlk günlerde çocuğu ödev sürecine adapte etmek için yanında oturabilir ve yanında ona müdahale etmeden kitap okuyabilir, ya da onun dikkatini dağıtmadan başka birşeyle oyalanabilirler. Amaç, onun yanında olduğu mesajını vermektir.
Birlikte ödev yapmak doğru mu?
   Çocuklar rutinleri sever. Çünkü rutinler belirsizliği azaltır. Kaygıyı yaratan durum ise belirsizlik olduğu için rutinlere bağlı kalmak çocuklar için kaygının olmaması demektir. Bu nedenle, çocukların rutinini belirlerken veya onlarda alışkanlık haline getirebilecekleri bir davranış inşa ederken dikkatli olmalı. Eğer ilk günlerden itibaren ödevlerini birlikte yapmayı önerirseniz çocuk “Ödev anne-baba ile yapılır” inancını geliştirir, cevaplara daha kolay ulaştığı için bu alışkanlığına devam etmek ister. Çocuk evde aileyle çalışırken konuyu neredeyse tamamen kavramış görünür, anne ya da babanın sorduğu sorulara doğru cevap verir, birlikte çözdüğü testlerde başarılı olur. Ancak sınav günü geldiğinde beklenenden daha düşük bir performans gösterebilir. Çoğu zaman bu sınav kaygısı olarak tanımlanır. Aslında temel neden, sınav sırasında evde olduğu gibi çocuğa yönlendirici ve doğru cevabı bulmasına yol gösterici bir kişinin olmamasıdır. Çocuklar ilk günden itibaren ödevlerini tek başlarına yaparsa ve anne-babalar sonrasında kontrol eder, belli yerlerde yaptığı hataları yeniden düşünmesini söyler, en sonunda halen doğru sonuca ulaşamıyorsa direkt olarak cevabı söylemeden konuyu açıklayıp anladığından emin olurlarsa hem ödev amacına ulaşır hem de öğrenme sürecine bir katkı olur.

Keyifli ödev formülleri

   ÖDEVLERİ çocuk ve ailenin bir araya geldiği saatler olarak düşünün.
   Öğretmenler anne-babayı da araştırmaya katacak ödevler verirse iletişim de keyif de artar.
   Ödevini yaparken sıkılmaması için, kısa süreli aralar vererek çocuğunuzun bir şeyler yiyip içmesine, müzik dinlemesine izin verin.
   Ödevini bitiren çocuğu takdir edin.
   Öğrencilerin ilgi ve yetenekleri doğrultusunda verilecek bireysel ödevler  çalışmayı keyifli hale getirebilir.
   Öğrencinin kişisel ve sosyal etkinliklere katılmasını engellemeyecek kısa süreli ödevler olumlu tutum geliştirmesine neden olur.
   Yaratıcılıklarını geliştirecek, araştırmaya sevk eden ödevler gelişime katkı sağlar.
   Çalışma ortamını eğlenceli hale getirin.
SINAV İÇİN NE YAPMALI
   Çalışma masasında sadece o dersle ilgili materyaller olsun ki dikkati dağılmasın.
   Bir çalışma planı oluşturun (O gün için yapması gerekenleri, bir liste halinde yazmak).
   Her madde için bir süre belirleyin.
   Çalışmanın bitiminde bu zaman tahminde ne kadar başarılı olduğunu değerlendirin.
   Her maddeyi bitirdikten sonra 5 dakika mola verin.
   Molalar arasında televizyon, bilgisayar gibi dikkat çeldirici aktivitelerden uzak durun.
   Sınava çalışılması gerekiyor ise tüm konuları tarayıp eksik noktaları belirleyin ve çalışmaya buralardan başlayın. 
   Her çalışma bitiminde ortaya çıkan sonucun kalite kontrolünü yapın ve son kontrol için ödevi anne-baba ile paylaşın.
   Anne-babadan gelen geribildirimler doğrultusunda ödeve son şeklini verin.

SORDUNUZ UZMANLAR YANITLADI

(NOT: Dizimiz süresince soru ve sorunlarınızı hurriyet.com.tr aracılığıyla bize iletelibilir, uzman yanıtlarını bir sonraki gün sayfalarımızda bulabilirsiniz.)

5. sınıftaki çocuğumla derse başlamada sorun yaşıyorum. Aarkadaşlarıyla da sorunu var. Kavgacı değil ama anlaşmazlık yaşıyor. Notları da özellikle matematik ve ingilizce çok kötü.
   Öncelikli olarak bu problemlerin ne zaman başladığını, okul başarısını ne derecede etkilediğini, olumlu ve sürekli devam eden birkaç arkadaşlığının olup olmadığını gözden geçirmenizi öneririm. Örneğin okula başladığı ilk günden itibaren akademik sıkıntıları varsa, öğrenme ve dikkatle ilgili bir patoloji olup olmadığının değerlendirilmesi gerekli olabilir. Ancak bu durumlar sonradan gelişti ise yakın zamanda çocuğunuzun adapte olmakta zorlanabileceği bir değişiklik (okul veya ev değişikliği, bir yakını kaybetme, aile bireylerinden birinin rahatsızlanması, öğretmen değişikliği, vs.) olup olmadığını düşünebilirsiniz. Bazen çocuklar uyum sağlayamadıkları durumlarda akademik ve sosyal problemler geliştirebilirler.
Kızım 5 yaşında. Bu yıl birinci sınıfa başladı. Ders yapmama konusunda aşırı inatçı. Kesinlikle zorlamadan yazmıyor, ikinci kez kesinlikle okumuyor. Ağlıyor sızlıyor. Nasıl bir yol izlemeliyim?
   Kızınızın kronolojik yaşı gereği okula başlaması gerekiyor olmasına karşılık, akademik ve duygusal olarak okul olgunluğuna erişememiş olabilir. Zorlayıcı olmadan oyun ve akademik alan arasında bir dengelemeye gitmeniz, çalışma süresini kısa tutup dikkati dağılmadan mola vermeniz yarar sağlayabilir. Ancak birinci dönemin sonunda sınıfın gerisinde olduğunu görürseniz öğrenme ve dikkat sorunları açısından değerlendirilmesi yol gösterici olacaktır.
Bu sene ilkokula başlayan 5,5 yaşdaki yeğenimin sınıfında 8 yaşındaki çocuklar da var ve onlar yeğenimi yanlış yönlendiriyor. Oğlumu seneye okula vermekle ilgili kuşkularım oldu. Ne yapmalıyım?
   Okula başlamak için kronolojik yaşın aslında çok önemi yoktur. Çünkü aynı yaştaki çocukların gelişimi ile ilgili bir ortalama olsa da her zaman bireysel farklılıklar söz konusudur. O nedenle okula başlamadan önce yaz aylarında çocuğunuzun akademik ve duygusal olgunluğunun değerlendirilmesi için bir uzmandan danışmanlık alabilir ve okula hazır olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Bazı çocukların akademik hayata adapte olmaları için daha fazla vakte ihtiyacı olabiliyor. Ancak hareketlilik devam ederse dikkat alanında bir değerlendirme yaptırabilirsiniz.
12 yaşında 7’inci sınıfta okuyan oğluma ders çalıştırmakta çok zorlanıyorum. Ders çalışmasını sağlayabilmek için neler yapabilirim?
   Çocuğunuzla ders ,çalışırken öğrendiği konuların günlük yaşamda ne şekilde işe yarayabileceği hakkında bilgi verebilirseniz öğrenme motivasyonu artabilir. Aynı şekilde yapamadıklarına değil, iyi yapabildiklerine odaklanır ve eksiklerini daha az vurgularsanız, geribildirimlerinize karşı daha açık olabilir. Bununla birlikte çalışma planlarını yaparken çocuğunuzun ihtiyaç ve isteklerini göz önünde bulundurarak uyulması kolay bir program hazırlamanız yararlı olabilir. Son olarak, henüz o çalışmaktan sıkıldığını dile getirmeden siz onu gözlemleyerek dikkatinin dağılacağını hissettiğiniz zamanda bir mola vermesini söyleyebilirsiniz.
4. sınıfa giden oğlum ders çalışmak istemiyor. Ancak birlikte yaparsak ödev yapılıyor. Ben de çalışıyorum fazla vaktim olmuyor. Ne yapabilirim?
   Çalışan anne babaların en çok zorlandığı konulardan biri ödev yapmaktır. Çocuğunuza ödevin onun okula karşı bir sorumluluğu olduğunu, buradaki rolünüzn ancak destek verici olabileceğini söyleyebilirsiniz. Bu zamandan sonra artık onunla ödev yapmayı azaltarak bırakmanızı öneririm. Bunun yerine birlikte çeşitli zihinsel becerileri geliştirecek kutu oyunları oynayabilirsiniz. Çalışan anne baba ile daha uzun ilişki kurabilmek için ödevlerini yavaş yapan, bir türlü bitiremeyen ve ödev sürecini uzatmaya çalışan birçok çocuk tanıyorum. Ödev çocuk için anne-baba ile iletişim kurma yolu olmamalı. Ödev dışındaki vakitlerde çocuk için daha keyifli paylaşımlarınız olabilirse ödev süreci kısalacaktır.

İdeal ders ortamı ne

EN ideal ders ortamı, ergonomik bir masa ve sandalye ile oluşturulabilir. Yatakta ve yüz üstü yatarak okumak, yazmak sağlıksızdır. Ayrıca ailenin yaşam alanında ödev yapmak çocuğun odaklanmasına engel olur. Açık televizyon, aile bireylerinin konuşmaları süreci olumsuz etkileyebilir. En ideal koşul, yeni havalandırılmış, çalışma masası ve sandalye bulunan bir odada tek çalışmadır. Son dönemde çocuklar ders çalışma ile soru çözmeyi aynı görüyor. Oysa konuyu bilmeden sadece soru çözmenin, yapılan yanlışları veya boş kalanları öylece bırakmanın öğrenme sürecine bir katkısı olmaz. Çocuk bildiği kadarını bilmeye bilemediklerini görmezden gelmeye devam edecektir. Doğru tutum, konuyu çalıştıktan sonra soru çözmek, yanlışların nedeninin ne olduğunu belirlemek (dikkat hatası, bilgi eksikliği, yanlış anlama, vs.) ve boş soruların üzerinden geçmek olmalı.  
PEKİ, ne kadar
Ödev için ayrılacak zamanı bir çok faktör belirler. Öğrencinin motivasyonu, boş zamanı, ödevin özelliği, öğrencinin genel ve özel kabiliyet derecesi gibi önemli faktörlerdir. Genelde 3. sınıfa kadar öğrenciler ödeve 20 dakika ayırmalı. Bu süre 4 ve 5.sınıflar için 40 dakikaya çıkabilir. 6., 7 ve 8. sınıflar için bu süre 1.5-2 saat olabilir. Lise öğrencileri okul dışındaki zamanlarının 2.5-3 saatini ödeve ayırabilirler.

Yarın: Çocuk ve dijital çağ