Yazarlar
13 Eylül 2012
Okula erken başlayan çocuklar, daha erken mi ölür?
4+4+4 ile ilgili daha önce yazmıştım. Ama artık uygulama başladığına göre riskleri belirtip, ailelere ve öğretmenlere çözüm yolları önermek en mantıklısı.

Eğitime hazır olmayan çocuklar zaten zorlanacak. Peki, hazır olanlar?

Onları ne tür riskler bekliyor?

Bu sorunun yanıtı Stanford Üniversitesi’nde 80 yıl önce başlatılmış ve 80 yıllık verilerin analizi sonucu ortaya çıkan araştırma sonuçlarında gizli.

(Aşağıda kaynağını yazdığım bu araştırmanın önemi sosyal bilimler alanında tarihte yapılan en geniş çaplı araştırma olarak gösterilmesidir.)

80 yıl boyunca takip edilen kişiler karşılaştırıldığında, 5 yaşında bilişsel olarak hazır oldukları için okula başlayan çocuklar, 6 yaşında başlayanlara göre ortalamada daha kısa yaşamışlar. (Uzun yaşam, yaşam kalitesinin en büyük göstergesi.)

Hayatları daha problemli geçmiş. Özgüvenleri daha az gelişmiş.

Bu çocuklar ‘çok hızlı ve çok erken’ hayata itilen çocuklar olarak tanımlanmış.

OYUN OYNAMANIN ÖNEMİ

Peki neden daha erken ölmüşler?

Bunun bir sebebi yeteri kadar ‘yapılandırılmamış oyun’ oynamamaları. Yani amaçsız sadece zevk için oyun oynamamaları.

Bu yaşta önemli olan fiziksel, sosyal ve duygusal gelişim. Bunu sağlayan en iyi yöntem de ‘yapılandırılmamış oyun’.

Oyuna amaç yüklendiği zaman, o oyun olmaktan çıkıyor. Birinci sınıfta oyun oynanıyor ama çoğu oyun kısa zamanlarda hedefe  ve müfredata yönelik ve kalabalık gruplar içinde.

Bu da onların sosyal ve duygusal olarak gelişimlerini engelliyor.

Bu da stresli bir hayat sürmelerine sebebiyet veriyor.

Daha da kötüsü kendini yapılandırılmış eğitim oyunlarında bulan çocuk, temel oyun ihtiyacı karşılanmadığı için hayal kırıklığı yaşıyor.

STRESLİ İLİŞKİLER

Stresli hayat sürmelerinin bir nedeni de o yaşta oluşan ilişki kurma modelleri.

Sosyal becerileri kazanmadan okula başlayan  çocuklar kendinden büyük olan çocuklar ile sağlıklı ve güvene dayalı ilişki kurmakta zorlanıyor.

Öğrenme küçük yaşlarda oldukça fiziksel bir etkinlik. Çocuk çevresini fiziksel olarak kontrol altına almak, dokunmak ve deneyimlemek istiyor. (Bu arada bu da sınıfların harekete imkan verir şekilde düzenlenmesini gerektirir.)

Bu yaş çocuklarının oyunlarına bakarsanız çok sayıda koşma, vurma, fırlatma görürsünüz.

Zaten fiziksel olarak kendinden büyük olan çocukların yanında, erken okula başlayan çocuklar fiziksel zayıflıklarından dolayı kabul görmek için çırpınıyor.

Stresli bir arkadaş kültüründe kendini buluyor. Kendine olan güvenleri kırılgan hale geliyor. Sürekli kendini ispat haline girebiliyor.

İlişkilere yüklediği anlam da olumsuz olarak şekilleniyor. Çocuk bu olumsuz bakış açısını yetişkin hayatındaki diğer ilişkilerine de taşıyor. Yani ilişkileri stresli oluyor.

OKUL ÖNCESİ ÖĞRENME

Okula erken yaşta başlayan çocuklar, diğer çocuklarla ilişki  kurabilmek için imaj yönetimine ve kabul görmeye önem vermeyi öğreniyor.

Ki bu da öğrenme aşkını kaybetmeye sebebiyet verebiliyor. 

Okul öncesi eğitim ilkokul eğitiminden farklı. Bambaşka bir pedagoji, bambaşka bir ölçme ve değerlendirme ve öğretmen ile çocuk arasında bambaşka bir ilişki var.

Örneğin, anaokulunda çocukların tüm çalışmaları kabul görür ve öğretmenin amacı çocukta ilgi uyandırmak ve bu ilgiyi ayakta tutmaktır. Çocuklar birbirleriyle karşılaştırılmaz ve çocukların kendileri ile ilgili algıları pozitiftir. Çocukların ulaşamayacağı beklentilere girmeleri istenmez.

Ama ilkokul sürecinde bu ilişki değişir. Çocuklar sevse de sevmese de belirli görevleri yerine getirmek zorundadır.

Öğrenme aşkı oluşmadan bir çocuğu bu yapıya sokarsanız, çocuk öğrenmeden ve okuldan çok erken soğuyabilir. Daha da risklisi, çocuğun içinde ömür boyu devam edecek bir kızgınlık yaratmış oluruz.

Bu durumda çocuk öğrenmeden uzaklaşıp, var olma ve pozitif algılanma  savaşına girer.  Bu da çok önemli bir stres kaynağıdır.

KİŞİSEL İLGİ

Küçük yaşta çocuklar kendi standartlarını oluşturmakta zorlanacağı için öğretmene ve aileye daha çok ihtiyaç duyar.

Ne iyi ne kötü, sağlıklı karar veremez.

Eğer öğretmen kalabalıktan dolayı her öğrenci için gerekli geribildirimi  zamanında sağlayamazsa, çocukta ya öğrenilmiş çaresizlik oluşur ya da mükemmeliyetçilik.

İkisi de sağlıksızdır. Bu da stresli bir hayat sunar çocuklara.

Anaokulunda bireysel ilgi gören çocuk, ilkokulda bu ilgiyi göremez..

Sonuç olarak  5 yaşında okula başlayan çocukların stresli hayat sürme riski daha fazla.

ÇÖZÜM

Peki, bu düzeltilemez mi?

Bu öğretmen ve ailenin tutumuna bağlı.

Unutmayın erken yaşlarda okuma ve yazmanın avantajını gösteren hiçbir araştırma yok.

(Detaylı bilgi için bu araştırmaya bakın lütfen. Durkin- A six year study of children who learned to read in school at the age of four- Reading Research Quarterly, 10:9-61)

Bu durumda okula yeni başlayan çocuklara müfredat ve okul hedeflerini empoze etmekten ziyade, onların sosyal ve duygusal gelişimlerini sağlayabilirsek, bu sorunu çözebiliriz.

Kaynaklar:

Stanford Araştırması

Howard S. Friedman and Leslie R. Martin. The Longevity Project: Surprising Discoveries for Health and Long Life from the Landmark Eight-Decade Study.

Çocuklar erken yaşta okula başlamalarının riskini anlatan ve mutlaka okunması gereken diğer önemli kitap:

Richard House (Editor). Too Much, Too Soon?: Early Learning and the Erosion of Childhood.


www.twitter.com/ozgurbolat