Magazin Yazarlar
07 Şubat 2012
Ferdi’den Ata’ya boşa yumruk
Ferdi Tayfur’un yakında Clint Eastwood’a, Sylvester Stallone’ye ya da ne bileyim Martin Scorsese’ye dava açmasından korkuyorum.

“Benim senaryomu çalıp, film yaptılar” iddiasıyla.
Gülmeyin, “Milyon Dolarlık Bebek” (Million Dollar Baby), “Rocky” ya da “Kızgın Boğa” (Raging Bull) filmlerinin konusu boks değil miydi?
Ve Ferdi Tayfur, konusu boks olan filmlerin onun senaryosundan çalınma olduğunu iddia etmiyor mu?
Geriye dönüp, o filmlere bile göz koyabilir!
Ferdi Tayfur bakın ne demiş Ata Demirer’in “Berlin Kaplanı” filmi için: “Senaryodaki konular neredeyse birebir aynı. Bende de boks var.”
Ferdi Bey, “Ata Demirer’e senaryoyu yolladım” diyor. Ata ise böyle bir senaryonun kendisine gönderilmediğini söylüyor.
Ferdi Tayfur’un noter tasdikli olduğunu iddia ettiği senaryosu nerede, gün gelir ortaya çıkar mı bilemiyorum ama o senaryonun Ata Demirer’e gitmediğini Ata’nın kendisinden duydum, bu da bana yetti de arttı bile.
Ve son olarak dayanamayıp Ferdi Tayfur’a şu detayı anlatmak istiyorum; “Berlin Kaplanı” bir boks filmi değil.
Ata Demirer’in canlandırdığı Ayhan pekala bir koruma (ki filmde onu da yapıyor), futbolcu ya da ne bileyim dansçı olabilirdi.
Filmin temelinde boks değil, Ata Demirer’in mükemmel bir şekilde canlandırdığı gurbetçi tiplemesi var.
Türkiye’ye döndüğünde türlü üçkağıtlara maruz kalan, aile olmanın, iyiliğin önemini hisseden, hissettiren, saf ve iyi niyetli gurbetçi Ayhan’ın filmi “Berlin Kaplanı”.

Helal sana Yunanistan!

Bizim ülkede yunus parklarından, hayvanat bahçelerinden canlı yayınlar yapılıp, hayvanların işkencesi üzerinden eğlence pohpohlanırken, komşu tarihi bir karar aldı.
Yunanistan sirklerde hayvan çalıştırılmasını yasaklayan ilk Avrupa ülkesi oldu.
Avusturya, Portekiz, Danimarka ve Hırvatistan’da vahşi hayvanların sirklerde kullanılmasına kısıtlamalar getirilmişti ama ulusal ve uluslararası örgütler tarafından yürütülen ‘Sirklerdeki Acıyı Durdurun’ kampanyası ile sirk hayvanlarını tamamen yasaklayan ilk Avrupa ülkesi olma ayrıcalığı artık Yunanistan’a ait.
Dünyaya baktığımızda bu yasağı ilk uygulayan ülke Bolivya olarak görülüyor. Bolivya’da yasa geçen yılın başında çıkmış ve sirklerden kurtarılan 29 aslan Amerika’da rehabilitasyona alınmıştı.
Bolivya’yı 2011 Haziran’ında Peru takip etti.
Sırada yasalar üzerinde çalışmalarını sürdüren Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Kolombiya ve Şili var.
İngiltere’nin bu konuda büyük baskı altında olduğu ve sirk hayvanlarını da içeren hayvan hakları yasasının yenilenmesinin eli kulağında olduğu biliniyor.
Yunanistan’ın öncülüğünde başlayan bu hareketin kısa zamanda tüm Avrupa’ya yayılacağı kesin.
Ben Yunan hükümetini bu medeni ve öncü kararından dolayı kutluyorum.
Yunanistan’dan sonra bu doğru ve kaçınılmaz kararı alan ülke neden Türkiye olmasın?

Birkaç haber üzerine

- Gaziantep’te sofradaki kardeş kavgasına müdahale eden, oğullarından birini önce tokatlayan, sonra da sofradan kalktı diye arkasından bıçak fırlatarak ölümüne neden olan baba! İbretlik... Türkiye’de erkekler neden bu kadar öfke dolu ve şiddet yanlısı acaba? Çocuğa tokat atmayı kabullenirsek, ardından bıçak da gelir, balta da. Anlamamız gereken en önemli şey şu; şiddet aynen çığ gibi, tetiklendi mi artarak devam ediyor!
- Angelina Jolie ve Brad Pitt’ten sonra Victoria ve David Beckham çifti de yeni bir bebek daha yapmaya karar verdiklerini açıkladı. Bu beşinci çocukları olacak. Geçen gün oturduk, hesapladık... Bir çocuğu istediğimiz şartlarda yetiştirmek, okuluyla, sosyal etkinlikleriyle, geleceğini garantiye almasıyla küçük bir servete mâl oluyor. E üstüne bir de çocuğa harcanan zamanı ve emeği koyun. “Allah rızkını verir” kandırmasını unutun, Beckham ya da Pitt çiftini de. İki çocuk yeter de artar bile.
- Radikal’den Alpbuğra Bahadır Gültekin, Gökçe’ye müzik dışında nelerle uğraştığını sormuş. “Hayvanlarla” demiş Gökçe, “Evde sokak köpekleri için kuru mamalarım var. Akşamları çıkıyorum, kendi mahallemdeki hayvanları besliyorum.” Daha da sevdim ben Gökçe’yi. Tuttu kalbimi, fırlatmadı, kendine çekti...