Cumartesi
16 Temmuz 2011
Bayan Rasta ile Bay Dövme
Simay Bülbül (33) ve Umut Eker (28) modayla ilgilenen bir çift. Umut Eker’in vücudunun yüzde 80’i dövme. Yaşadıklarını vücuduna resmettiriyor. Simay Bülbül de 12 senedir saçlarını kesmiyor. Rastalarına ilginç yöntemlerle bakıyor. Galata’da üç katlı yeni showroomlarını açan ikiliyle farklılıklarını konuşmak için buluştuk
Nasıl tanıştınızla başlayalım...
SİMAY BÜLBÜL: Umut erkek moda tasarımları yapıp markaların yüzü olup defilelere çıkıyordu. Ben de bir çekimde kadın kıyafetlerini erkeğin üzerinde sunmak istedim. Umut’u da bir festivalde İskoç eteğiyle görmüştüm. Çok karizmatikti. Facebook’ta onu buldum ve proje için teklifte bulundum. Ve üç yıl önce çekimlerde karşılaştık. O dönem bir akşam Umut’u aradığımda babasının vefat ettiğini öğrendim. Ertesi gün cenazeye ilk giden bendim ve ilişkimiz başladı. Umut bana taşındı ve hiç ayrılmadık.

Etek giyen erkek aslında birçok kadına itici gelebilir...
- Ben marjinal duruşu seviyorum. Çünkü bir cesaret ve dışavurum.

Birbirinizde sizi en çok çeken şey ne oldu?
- Umut’un kendine özgü bir hayata bakışı var ve onun için her şeyi yapabilir. Ben yarın her şeyi bırakıp Afganistan’a gidiyoruz desem, neden diye sormadan kapıdan çıkar. Ayrıca birbirimizin boşluklarını kapattık ve puzzle gibi tamamladık.
UMUT EKER: Tabii Simay çekici ve başarılı bir kadın ama tanıdığım en dürüst ve doğru insanlardan biri. Her şeyini emanet edip arkanı dönüp gidebilirsin.

Marjinal bir çift misiniz?
- Evet. Bir anda eve 100 kişiyi çağırıp parti veriyoruz. Sonrasını da hiç düşünmeyiz ve imkansız yoktur. Kısaca normal çiftler gibi değiliz.

Aşk size ne ifade ediyor?
U.E:: Tutku, paylaşmak, kafanı yaslayabileceğin bir omuz ve ten uyumu. Seks...
S.B: Cızz... Ten uyumu illa seks demek değil (Gülüyor)

Dövmeler ten uyumunu etkilemiyor mu?
S.B: Bir süre sonra alışıyorsun ve ten uyumu daha çok olabiliyor. Bir de Umut’un yumuşak ve dövmeleri kaldıran bir teni var. Onu tek desenli bir adam gibi görmeye başladım.

UMUT EKER
Annem beni dövmesiz ve küpesiz sanıyor


Dövme merakınız nasıl başladı?
- 17 yaşında. Zamanla yaşadığım duyguları vücudumda şekillendiriyorum. Yaşadıklarımın toplamını bir dövme haline getirmek bir haz.

En çok kelebek var vücudunuzda...
- Dövme dilinde günü dolu dolu yaşayıp her gece ölüp her sabah doğma halini anlatıyor.

Kaç dövmeniz var?
- Sayısını bilmiyorum. Büyüklü küçüklü bir sürü... Sadece sağ ve sol kaburgamda yok.

Aileniz ne diyor bu duruma?
- Aslında bu kadar marjinalliğe sıcak bakmıyorlar. Babamı kaybettim. Annem de, beni dövmesi olmayan ve küpe takmayan biri olarak görmeyi tercih ediyor sanırım.

Bir röportajınızda “Birlikte olduğum kadınların sayısını söylesem, erkekler kötü hisser” demişsiniz. Bunun sırrı dövme mi?
- Etkisi olabilir ama değil. Eğer dövmeyle olsaydı dövmecinin önü kuyruk olurdu. Kadınların aradığı ideal erkek duruşuna sahip olabilirim ya da bir kadının ne istediğini çok iyi biliyorum diyebiliriz.

80 yaşına geldiğinizde deriniz sarkacak, buruşacak... O zaman ne olacak?
- Kadınlarda estetiği sevmiyorum. Kırışıklık hoşuma gidiyor. Dövmelerimin buruşmasında da beni rahatsız edecek bir şey olduğunu sanmıyorum.

VIII isimli erkek markanız var...
- Markamı bir sene önce kurdum. Mağazam Galata Camekan sokakta. Erkek çantaları, kemerleri, bileklik, yüzük ve aksesuvarlar var. Styling de yapıyorum. Ziynet Sali, Hüsnü Şenlendirici ve Bengü gibi isimlerin kıyafetlerine karar veriyorum.

SİMAY BÜLBÜL
Saçımı üç haftada bir yıkıyorum ama kokmuyor

Modayla ilişkiniz nasıl başladı?

- Annemler Buldanlı. Dedem kumaşçı. Küçük yaşlarda kumaşlarla kıyafet ve defile yapardım. Sonradan da moda dönüp dolaşıp beni buldu. İşletme okurken her şeyi bırakıp İngiltere’ye gittim. Moda okuyup markamı kurdum.

Bu yaz koleksiyonunuzda neler var?
- Deri ana malzemem. Eskiden yazın deri giyilmez denirdi ama ince ve özel kumaş gibi deriden gelinlik ve gece elbisesi bile yapıyorum. Trendler üzerinden ilerlemiyorum. Her sene bir hikayem oluyor. Bu yaz da İzmirli bir büyücü kadın var. Aşk ve şifa büyüleri yapıyor.

Saçlarınızda rastalı. Kaç senedir böyle?
- 12 yıldır. Kendi saçım. Tamamen doğal, bu hale gelmesi bir sene sürdü. İngiltere’de bu işin özgürlük ve doğal olma üzerine Afrika’dan gelen felsefesini öğrendim. Saçı 12 yıldır yeşil sabunla iki veya üç haftada bir yıkıyorum. Taramadığım için sıkılaşıp keçeleşiyor.

Kokmuyor mu?
- Hayır. Temizliği kendi kendine... Şampuan ve çok yıkamak zarar veriyor. Kendi kendine yağlanıyor ve yağlar kendini atıyor.