Avrupa Ordusu Türkiye'ye kilitlendi
Türkiye'nin dışlandığı bir Avrupa Ordusu kurarak NATO olanaklarından faydalanmak isteyen AB'nin hesapları 11 Eylül'deki terör eylemiyle birlikte değişti.
Türkiye'nin elinin güçlendiğini savunan birçok AB ülkesi, 'Yeni durum, terörle mücadeleye kaydı. Bunun için daha geniş katılımlı dayanışma gerekiyor. Türkiye'nin kaygılarını dikkate alalım' diyor. Fransa, Almanya ve Yunanistan bu görüşe direniyor.
AB içindeki üç görüş
Genel tavır:
Türkiye'nin eli güçlendi. AB'nin daha esnek davranması ve Türkiye'nin de kaygılarını dikkate alması gerekiyor.
İngiltere, Hollanda:
Terörle mücadele, dayanışma gerektirir. Türkiye ile pürüzleri yapıcı bir şekilde çözüp orduyu kuralım.
Almanya, Fransa ve Yunanistan:
Yeni durum, bağımsız bir ordunun gerekliliğini gösterdi. Türkiye'ye rağmen projeye hız vermeliyiz.
ABD'ye yönelik terör saldırıları sonrasında ortaya çıkan yeni 'askeri oluşum' tablosu, Türkiye'nin Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda Avrupa Birliği'ne karşı gücünü artırdı. AB içinde Fransa, Almanya ve Yunanistan dışındaki ülkeler, Avrupa ordusu konusunda Türkiye ile anlaşma yapılması yönünde bir görüş birliği taşıyorlar. Bu gurubun başını İngiltere ve Hollanda çekiyor. Fransa, Almanya ve Yunanistan ise NATO'dan bağımsız bir askeri oluşum için ısrarını sürdürüyor. Bu ülkeler dün Brüksel'de bir araya geldikleri AB Savunma Bakanları toplantısında da bu görüşlerini dile getirdiler.
AB bakanları, Türkiye'nin ortaya koyduğu görüşleri bir kez daha değerlendirdiler. Türk yetkililer, görüşmelerin sürdüğünü, kanalların tıkalı olmadığını, karşılıklı istişarelerin devam ettiğini kaydettiler.
Dünkü toplantıda AGSP ve Türkiye konusunda üç ayrı görüş ortaya çıktı.
1) 11 Eylül sonrası oluşan tabloya göre Türkiye'nin eli güçlendi. Avrupa Birliği'nin daha esnek davranması ve NATO yetenek ve imkanlarından yararlanabilmek için Türkiye'nin de kaygılarını dikkate alması gerekiyor.
2) İngiltere ve Hollanda'nın başını çektiği ve Kuzey Avrupa ülkelerinin de paylaştığı görüş: Artık yeni oluşum, tehdidin terör olduğu ve mücadelenin teröre karşı yapılması gerektiğini gösteriyor. AGSK'nın yapısının değişmesi gerekiyor. Terörle mücadele, sadece AB'nin üstesinden gelebileceği bir durum değildir. Dayanışma gerektirir. Türkiye ile olan pürüzleri yapıcı olarak değerlendirip bir an evvel Avrupa ordusunu kuralım.
3) Fransa, Almanya ve Yunanistan'ın ısrarcı olduğu görüş: Yeni oluşum, AB'nin NATO ve ABD'den bağımsız bir askeri oluşumun aciliyetini gösterdi. AB'nin kuracağı ordu, NATO'dan kopuk ve bağımsız olmalı. Türkiye'ye rağmen projeye hız vermeliyiz.
Türkiye'nin şartları
Türkiye, 11 Eylül sonrasında yapılan değerlendirmeler ışığında Avrupa Ordusu ile ilgili taleplerini yeniledi ve şu beş şartı AB ülkelerinin dikkatine sundu:
Kolordu seviyesinde oluşturulması planlanan 60 bin kişilik ordunun, müttefik ülkeler arasındaki ihtilaflar için kullanılmayacağına dair güvence istiyoruz.
Türkiye'nin ulusal çıkarları ve coğrafi bölgesini ilgilendirecek operasyonlarda, AB'nin karar alma özerkliğini bozmayacak şekilde karar mekanizmalarına dahil edilmeyi bekliyoruz.
AB'nin kendi içindeki askeri tatbikatlara, AB üyesi olmayan ancak NATO üyesi olan altı müttefikin de 'mümkün mertebe' katılmasını istiyoruz.
NATO üyesi olmayan, ancak AB üyesi olan dört ülkenin, NATO'da sahip olduğu imkanlara, biz de AB ordusu içinde sahip olmayı istiyoruz. Mesela AB Askeri karargahında Türk subayların da büroları bulunsun.
Nice'de oluşturulması karara bağlanan AGSK'nın 'Katılımcılar Komitesi'nin rolü güçlendirilsin. Krizlerde bu komite erken devreye girsin ve karar öncesi çalışabilme imkanı yaratılsın.
|