Yenibiriş
Geleceğini bekletme
hurriyetemlak.com
Emlak için tek adres
Bugünkü ana sayfa Üyeler , Üye olmak için     
    Anasayfa
    English
    Yazarlar  
    Ankara
    Ege
    Planet
    Ekonet
    Son Dakika
    Gündem
    Dünya
    Ekonomi
    Piyasanet
    Spor
    Teknoloji
    Teknoloji 2007
    Eğitim
    Kültür Sanat
    Sinemalar
    TvRehberi
    Magazin
    Özel Dosyalar
    Hava Durumu
    Astroloji
    En iyi On
    Kelebek  
    Cuma
    Cumartesi
    Pazar
    Seyahat
    Hürriyet İK
 Anasayfa
10 Ekim 2001
Asker gönderme yetkisi Hükümet'te



Hükümet'e 'Sürekli Özgürlük Harekatı' kapsamında yabancı ülkelere asker gönderme yetkisi öngören tezkere Meclis'ten geçti. 422 milletvekilinden, 319'u kabul, 101'i ret oyu kullandı.
 Bölgedeki askeri güçlerin haritası
 Uydu görüntüleriyle Ladin'in kampları
 Fotoğraflarla savaş


Hükümet, Türk Silahlı Kuvvetler Başkomutanı
Hükümetin Anayasa'nın 92 ve 117. maddeleri uyarınca aldığı izin, ''kapsamı, sınırı, zamanı ve süresi Hükümetçe belirlenmek üzere, terörizme karşı başlatılan Sürekli Özgürlük Harekatı ve devamının icrası kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesi, yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının Türkiye'de bulunması ve hükümetçe verilecek izin ve belirlenecek esaslar çerçevesinde bu kuvvetlerin kullanılmasını'' öngörüyor.
Hükümet'e verilen iznin Anayasal dayanaklarını oluşturan maddeler, şunlar:
Madde 92
''Savaş hali ilanı ve silahlı kuvvet kullanılmasına izin verme''
''Milletlerarası hukukun meşru saydığı hallerde savaş hali ilanınave Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası andlaşmaların veya milletlerarası nezaket kurallarının gerektirdiği haller dışında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisi TürkiyeBüyük Millet Meclisi'nindir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi tatilde veya ara vermede iken ülkeninani bir silahlı saldırıya uğraması ve bu sebeple silahlı kuvvet kullanılmasına karar verilmenin kaçınılmaz olması halinde Cumhurbaşkanı da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kullanılmasına karar verebilir.''
Madde 117
''Başkomutanlık ve Genelkurmay Başkanlığı''
''Başkomutanlık, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin manevi varlığından ayrılamaz ve Cumhurbaşkanı tarafından temsil olunur.
Milli güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisine karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur.
Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin komutanı olup, savaşta Başkomutanlık görevlerini Cumhurbaşkanlığı namına yerine getirir.
Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulu'nun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır, görev ve yetkileri kanunla düzenlenir. Genelkurmay Başkanı, bu görev ve yetkilerinden dolayı Başbakana karşı sorumludur.
Milli Savunma Bakanlığı'nın, Genelkurmay Başkanlığı ve Kuvvet Komutanlıkları ile görev ilişkileri ve yetki alanı kanunla düzenlenir.''
Başbakan Bülent Ecevit imzalı Hükümet Tezkeresi Genel Kurul'un saat 15:00'da başladığı oturumda gündemin ''Başkanlığın sunuşları'' bölümünde görüşüldü. Hükümeti temsilen Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu'nun söz aldığı oturumda, siyasi parti temsilcileri de görüş bildirdi.

319 KABUL, 101 RET

Görüşmelerin tamamlanmasının ardından oylamanın usulü belirlendi. Yapılan oylamada, açık oy benimsenirken yöntem olarak da elektorink oylama tercih edildi. Oylamaya 422 milletvekili katıldı. 319 milletvekili kabul, 101'i ret oyu kullanırken 2 milletvekili de çekimser kaldı.  

YETKİ TEZKERESİ

Başbakan Bülent Ecevit'in imzasıyla TBMM Başkanlığı'na dün akşam saatlerinde sunulan tezkerede, hükümete Afganistan'a yönelik operasyon çerçevesinde asker gönderme ve topraklarında asker bulundurma konusunda izin verilmesi talep edildi. Tezkerede, izin talebinin çerçevesi şu şekilde belirtildi:

"Anayasa'nın 92'inci ve 117'nci maddeleri uyarınca, gereği, kapsamı, sınırı, zamanı ve süresi Hükümetçe belirlenmek üzere, terörizme karşı başlatılan Sürekli Özgürlük Harekatı ve devamının icrası kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) yabancı ülkelere gönderilmesi, yabancı silahlı kuvvetler unsurlarının Türkiye'de bulunması ve hükümetçe verilecek izin ve belirlenecek esaslar çerçevesinde bu kuvvetlerin kullanılması için hükümete izin verilmesinin gereğini arz ederim.''

İÇTÜZÜK'TEKİ DÜZENLEME

TBMM İçtüzüğü'nün ''Silahlı kuvvet gönderilmesi veya kabulü'' başlıklı 130. maddesi şu düzenlemeyi getiriyor:

''Anayasanın 92. maddesinin birinci fıkrası gereğince Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına belli bir süre için, Bakanlar Kurulu'nun istemi üzerine TBMM'ce izin verilir. Bu kararı Cumhurbaşkanı uygular.''

KÖRFEZ KRİZİNDEN BU YANA 7. İZİN

Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri, Körfez Krizi'nden bu yana yurt dışına asker göndermek için 7 kez TBMM'den izin aldı.

Irak'ın Kuveyt'i işgaliyle başlayan Körfez Krizi sürecinde, ABD vemüttefiklerinin Irak'a yönelik askeri harekatı aşamasında Türkiye'de çok uluslu bir gücün konuşlandırılması gündeme gelmişti. Hükümet, ''ülkemize bir tecavüz vukuu halinde derhal mukabele edilmesi maksadına münhasır olarak'' Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönd%äDlmesi veya yabancı silahlı kuvvetler mensuplarının Türkiye'de bulunması konularında TBMM'den izin istemiş ve bu izin 12 Ağustos 1990 tarihinde hükümete verilmişti. Önceleri Çekiç Güç olarak adlandırılan, şimdi ise sadece hava gücüyle sınırlı olan Kuzeyden Keşif Harekatı, bu izin kapsamında Türkiye'ye konuşlandırılmıştı.

Hükümet, TBMM'den 1990'da izin isterken, bugünkü tezkerede olduğu gibi Anayasa'nın 92. maddesinin yanı sıra 117. maddesine de atıfta bulunmuştu.

Başbakanlık yetkilileri, son izin tezkeresinde de 117. maddenin dayanak gösterilmesinin, Cumhurbaşkanı'nın başkomutanlık yetkisinin hükümete devredilmesi gibi bir anlam taşımadığını belirttiler. Anayasa'da düzenlenen bir hükmün, hükümet tezkeresiyle değiştirilmesinin düşünülemeyeceğini vurgulayan yetkililer, ''117. maddeye atıfta bulunulması, ikinci fıkradaki (milli güvenliğin sağlanmasından ve silahlı kuvvetlerin yurt savunmasına hazırlanmasından, TBMM'ye karşı Bakanlar Kurulu sorumludur) hükmü nedeniyledir'' diye konuştular.

Öte yandan, hükümetler, 1992'de Somali ve Bosna-Hersek'e, 1994'te Azerbaycan'a, 1997'desrail-Filistin çatışmalarının yaşandığı El Halil'e, 1997'de Arnavutluk'a, 1998'de Kosova'ya asker göndermek için TBMM'den izin aldılar.

Bu arada, Makedonya'daki Arnavut azınlığın elindeki silahlı toplamak için NATO'nun başlattığı operasyon kapsamında Bosna-Hersek'e görevli Türk kuvvetlerinden bir birlik Makedonya'ya kaydırıldı. Bu kaydırma için TBMM'den izin alınmadı.   

ECEVİT: KİMSENİN GERİSİNDE KALMADIK
 

Başbakan Bülent Ecevit, 11 Eylül saldırısından sonra ABD'nin ne yapacağını açıklamadan Türkiye'nin ortaya çıkıp bir takım tedbirler sıralamasının izah edilemeyeceğini belirterek, ''ABD'nin yanında yer aldığımızı tereddüde yervermeden açıkladık. Bu ABD'ye vefa borcumuzdu'' dedi.

Başbakan Ecevit, yurtdışına asker gönderilmesi için Hükümet'e izinverilmesini öngören Başbakanlık Tezkeresi üzerindeki eleştirileri yanıtladı.

11 Eylül saldırısının tarihi facialardan birisi olduğunu kaydeden Ecevit, şunları söyledi:

''Bu facıya uğrayan devlet de dünyanın en güçlü devleti olan ABD'dir. ABD, hazırlıksız yakalanmıştır bu olaya. Hazırlıklı olması damümkün değildi. Çünkü, akla hayale sığmayacak bir saldırıya maruz kalmıştır. 2 dünya savaşını da ABD yönetmesine rağmen, kendi topraklarına tek bir yabancı asker bile gelmemiştir. Ona rağmen 11 Eylül günü ABD'nin iki kentinde bu olay oluyor. Ve 2 dakika içinde koca binalar yıkılıyor. 2-3 dakika içinde 6 binin üstünde insan ölüyor. ABD'nin böyle bir saldırıya hazırlıklı olması mümkün değildir.Elbette bunun üzerine nasıl bir strateji izleyeceği, terörizme karşı nasıl bir mücadele edeceği konusunda bir hazırlık aşamasından geçmesi zorunluydu. 

Şimdi ABD terör saldırısına uğramış, can kayıpları vermiş, o henüzne yapacağını açıklamadan, bizim onun yerine ortaya çıkıp bir takım kararlar açıklamamız nasıl izah edilebilir? Bunu anlamak çok güç. ABD,madem ki, bir öncülük üstlenmiş bulunuyor terörizme karşı, ilk önce ABD'nin nasıl bir tavır alacağını bilmemiz gerekiyor. ''

Ecevit, Türkiye'nin bu konuda en kararlı davranan ülkelerden birisi olduğunu belirterek, ''O trajik olayın hemen arkasından Türkiye, terörizme karşı vereceği mücadelede ABD'nin yanında yer alacağını hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak açıklıkta belirtmiştir. Bu bizim herşeyden önce ABD'ye vefa borcumuzdu. Çünkü,  birçok Batılı müttefiklerimiz, terörizmle mücadelemizde yanımızda yer almazken ABD bizimle olmuştur. Onun yanında yer almamız doğaldır'' diye konuştu. 
   
''FIRSAT YARATTI'' 
   
Türkiye'nin ABD'nin yanında yer almasının vefadan da öte terörizm belasından kurtarılması için büyük bir fırsat yarattığını anlatan Ecevit, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''ABD, terörizme karşı savaş açıyor ve 15-20 yıl terörizmden büyükacılar çekmiş olan Türkiye de elbette bu mücadelede ABD'nin yanında yer alacaktır. Peki ABD, bizden ne istedi? Şu ana kadar  hiçbir şey istemedi. ABD şimdiye kadar havaalanlarının ulaşım için kullanımı dışında, bunun gibi bazı istekler dışında herhangi bir istekle karşımıza gelmedi. Çünkü, süratle karar verilecek bir noktada değiliz.Fakat ABD ile günü gününe ilişkilerimiz sürüyor. Bugün de 1 generalimizin başkanlığında üç subaydan oluşan bir heyet irtibat görevi için  ABD'nin talebi üzerine bu ülkeye gitmiş bulunuyor.  

ABD henüz kararlarını açıklamadan önce, biz kendi önerilerimizi kamuoyuna açıklamaya, ABD'ye iletmeye başladık. Örneğin, Kuzey İttifakı'nı oluşturan güçlere askeri eğitim verebileceğimizi, bunun dışında bir takım malzeme ihtiyaçlarını, araç-gereç ihtiyaçlarını karşılayabileceğimizi ilettik. Ve bu mücadeleyi Afganistan topraklarında, çağdışı rejime karşı verilen mücadelenin sonuna kadar götürmesi gerektiğini, kararlılıkla ve açıklıkla belirttik. Daha ne istiyorsunuz bizden?''

Ecevit, Türk irtibat subaylarının da katıldığı toplantılarda yeni değerlendirmelerin yapılacağını belirterek, kimlerin nasıl ABD'ye yardımcı olabileceği, hangi devletlerin ne yapabileceğinin kararlaştırılacağını söyledi. 

Türkiye'nin hiç kimsenin gerisinde kalmadığını kaydeden Ecevit, ''Herkesten daha önce kararlılığımızı ifade ettik. Önerilerimizi de dile getirmeye başladık'' diye konuştu. 
   
''GENERAL DOSTUM'A HAKARET''
   
Başbakan Ecevit, SP milletvekili Oya Akgönenç'in konuşmasının bir çok yerini ''hayretle karşıladığını'' ifade ederek, şöyle konuştu:

''Yıllardan beri Türkiye'ye dostluğunu göstermiş olan ve Türkiye ile yakından ilişki kuran General Dostum'a burada hakaret edilmiş olmasını içime sindiremediğimi belirtmek istiyorum. 

Akgönenç bununla da kalmadı, Afgan halkının çağdışı rejimden kurtulması için önde gelen bir umut durumundaki Kuzey İttifakı'nı da yerle bir etti. Onlara da hakaretlerde bulundu. Bunu da büyük üzüntüyle karşıladım. Bu durumda Vasiyet Partisi'nin... Düzeltiyorum Saadet Partisi... O kadar sık isim değiştiriyorlar ki.. Bu konuşmalar gösteriyor ki Saadet partisi, Taleban rejimine karşı açık bir tavır almayı içine sindiremiyor.''

Başbakan Ecevit'in sözleri iktidar partileri tarafından alkışlanırken, SP'liler sıra kapaklarına vurarak protesto ettiler. 

Ecevit, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Pearson'ın dün yaptığı bir konuşmada, bazı konulara açıklık getirdiğini belirterek, Türkiye'den askeri birlikler için herhangi bir resmi istekte bulunmadıkları yolunda açıklama yaptığını hatırlattı. 

Ecevit, konuşmasına şöyle devam etti:
   
''ACELECİ OLMANIN GEREĞİ YOK''
   
''ABD Büyükelçisi bunları söylüyor fakat hala Türkiye'de bazı kimseler, (illa ABD bizden asker istesin) havasındalar. He ısrarla söylüyorlar. Bu konuda bu kadar aceleci olmanın gereği yok. 

Umarım ki bizim askeri katkımıza ihtiyaç olmadan ama başka yollardan geniş katılımımızla bir an önce Afganistan'daki harekattan başarıyla sonuç alınmasını temenni ederim. 

Irak ile ilgili olarak Pearson şunu söyledi: (Türk makamlarıyla Irak konusunda herhangi bir görüşme yapmış değiliz.) Gerçek de budur. 11 Eylül'den bu yana bazı çevreler Irak konusunu iyi niyetle veya başka niyetlerle gündeme getiriyorlar. Şimdiye kadar Irak konusunu gündeme getirmedi ABD. Ama bazı çevreler ısrarla bunu gündeme getirmeye çalışıyorlar. Bunu gündeme getirmekte Türkiye'nin yararı olmaz. 

Bazı sayın milletvekilleri (gizli oturum yapalım) diyorlar.  Türkiye saydamlık içinde olan bir ülkedir. ABD saydamlık içinde bir ülkedir. ABD, Kongresi'nde bir gizli oturuma ihtiyaç duymazken, bizim TBMM'de böyle bir oturama neden ihtiyaç duyulsun anlamak mümkün değil.''

Bu sırada SP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu, ''ABD'den izin mi alacağız?'' diyerek laf attı. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu da ''Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı kimseden izin almaz'' şeklinde karşılık verdi.  
   
ÇİLLER'E CEVAP
   
Ecevit, Tezkere'nin görüşülmesinden sonra, Genel Kurul gündeminde gensoru önergeleri bulunduğunu hatırlatarak, ''Ben Sayın Çiller'i dinlerken şu hisse kapıldım: Acaba Sayın Tansu Çiller şimdiden gensorugörüşmelerini başlattı mı? Neyse ki Sayın çiller, konuşmasının sonundatoplantının gerçek gündemine 1-2 cümleyle de olsa değindi'' diye konuştu. 

Başbakan Ecevit'e konuşması sırasında SP ve AK Parti sıralarından sık sık laf atıldı. DSP milletvekilleri de ''dinleyin, saygılı olun'' diye karşılık vererek, Ecevit'i konuşmasının sonunda ayakta alkışladılar. 




arkadaşıma yolla yazıcı için
 
Yorumlarınızı Yazınız
Bu haber hakkında henüz yorum yok
En Beğendiğiniz 10 Haber
height=8
Lütfen bu haberi değerlendiriniz...
height=6
Beğenmedim    1   |  2   |  3   |  4   |  5     Beğendim
height=6
© Copyright 2006 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com