Yazarlar
21 Mayıs 2008
Osman MÜFTÜOĞLU  yasasinhayat@hurriyet.com.tr

Pankreas iltihabı çok can yakıyor

Bazı organlarınızın üstlendiği görevler boylarından büyüktür.

Bu organlarda meydana gelen küçük sorunlar büyük fırtınalar koparır. Midenizin hemen arkasında yer alan "pankreas" işte böyle bir organdır. Pankreas bir iç ve dış salgı bezidir. Yani, bir taraftan yiyeceklerimizi sindirmek için enzimler üretip bağırsağa yollarken, diğer taraftan kan şekerini dengeleyen hormonları (insülin ve glukagon) üretir. Pankreas sözcüğünün anımsattığı "pankreas güreşçileri"nin tam aksine bu salgı bezi son derece küçük, narin ve dirençsizdir. Kolayca zedelenip hasta olur! İltihapları, kistleri, tümörleri pankreasın sık rastlanan problemlerdir. Bugün size son derece ağrılı, gürültülü belirtilerle ortaya çıkan ve zamanında müdahale edilmezse hayatı tehdit edici riskleri olan pankreas iltihaplarından yani "Pankreatit"den söz edeceğiz.

KİMLER RİSKLİ

Pankreas bezi iltihabı akut pankreatit- herkeste ve her yaşta oluşabilir ama safra kesesi hastalığı olanlar ve alkol kullananlarda daha sık görülür. Pankreas iltihabının sebebi mikroplar değildir. Çoğu zaman bezin kendi ürettiği enzimlerle kendi kendine tahrip olur, iltihaplanır. Kanda trigliserit seviyesi yüksek olanlar, pankreas kanalı veya safra kanallarında taş veya darlık problem yaşayanlar, kortizon kullanalar ile bazı genetik hastalıkları olanlarda pankreatit riski yükselir.

BELİRTİLERİ NELER

Pankreatitin en önemli belirtisi ağrıdır. Ağrı özellikle mide bölgesinde ve karnın orta kısımlarında hissedilir, bele de yayılabilir. Dayanılması çok güç bir ağrı söz konusudur. Çok şiddetlidir. Ağrıların alkollü ya da ağır bir yemekten sonra ortaya çıkması tipiktir. Ağrı sırta, göğse ve karnın üst ve alt kısmına yayılabilir. Ağrı dışında ateş, bulantı ve kusma hatta iç kanamaya bağlı ani kan basıncı düşmesi ve şok hali ortaya çıkabilir. Bazı insanlarda şu veya bu sebeple bu nöbetler (akut pankratit atakları) sık sık tekrarlar. Bu durumda kronik süregen- bir pankeratit söz konusu demektir. Bu kişilerde ağrılı nöbetlere şişkinlik, gaz, kilo kaybı gibi belirtilerde eşlik eder. Sık sık pankreatit atağı yaşayanlarda bir süre sonra şeker hastalığı da ortaya çıkabilir.

TEŞHİS VE TEDAVİ NASIL

Pankreas bezi iltihaplarının teşhisi hem zor hem kolaydır! Klinik belirtiler tipik olduğunda tecrübeli bir hekim daha hastanın hikayesini dinlerken teşhisi koyar. Bazen de doğu teşhis için birçok kan testi ve görüntüleme incelemeleri hatta endoskopik tetkikler gerekir. Hastalığın tedavisinde tıbbi ve cerrahi yöntemlerden faydalanılır. Başarılı bir tedavi deneyim ve bilgi ister. Tedavi sürecinde ortaya çıkabilecek sorunlar önlenmeye çalışılır.

Pankreas bezi iltihaplanması bir hasta veya hekimin karşılaşabileceği en önemli acil durumların başında gelir. Eğer yukarıdaki şikayetler söz konusu olursa beklemeden acil yardım istemek gerekir.

Gözünüzü lutein ile koruyun

Lutein, bir çok marifeti olan bitkisel kimyasaldır. Özellikle, yeşil yapraklı sebzeler ve yumurta beyazı ile yaban mersini lutein için en iyi yiyecekler arasında gösteriliyor. Lutein, özellikle kalbi ve gözleri yaşlandırıcı aksidasyonlardan koruyor. Daha sık ve bol, yeşil yapraklı sebze salataları yemeyi ve salatanıza haşlanmış yumurta beyazı eklemeyi ihmal etmeyin. Luteini tablet şeklinde alabileceğinizi de hatırlatalım.

En az, popüler

diyetler zayıflatıyor


Kilo ile uğraşan uzmanların ortak görüşü bu! Özellikle belirli sabit besinleri yemeye dayalı popüler diyetler kısa dönemde kilo verdirseler bile uzun dönemde tam tersine kilo aldıkları anlaşılıyor. Az yiyen, sık yiyen, çeşitli yiyen, meyve-sebzeyi, bakliyatı, tahılı, eti, yoğurdu, balığı, kararında tüketen, böreği, kurabiyeyi, makarnayı, pilavı, kızartmayı, tatlıyı azaltabilen ve birazcık hareket eden herkes kilo verebilir, kilosunu koruyabilir.

BİR BİLGİ

Suda doğum faydalı mı

Suda doğum, sıcak su dolu bir küvette doğuma kadar beklemek ve hatta doğumun suda yapılması ile sonlanmasına denir. Buradaki teorik fayda, bebeğin anne karnında 9 ay suda beklemesi ve doğumun da aynı ortama gerçekleşmesi ile bebeğin daha az stres çekmesidir. Aynı zamanda anneye de potansiyel olarak bazı faydalarının olacağı düşünülmektedir.

Su yumuşatır ve relaksasyon sağlar.

Annenin ağırlığı azalır ve suda daha rahat edip pozisyon alır. 

Su annede anti-stres hormonların salgılanmasını kolaylaştırır, böylece ağrı algılanması azalır.

Doğumda perine denilen bölgeyi yumuşatarak dikişli doğumu önleyebilir.

Hangi doğumlarda suda doğum yapılmaz

Genital herpes varsa

Bebek makat gelişli ise

Kanama veya annede enfeksiyon varsa

Çoğul gebelikte 

Erken doğum yapılıyorsa 

Mekonyum (bebeğin doğumdan önce kakasını yapması) varsa 

Gebelik zehirlenmesi varsa

Güneş çarpmalarına dikkat

Havalar ısınıyor. Meteoroloji uzmanları sıcaklığın 30 derecenin üzerine ulaşacağını belirtiyor. Güneşin bize ve doğaya sağlık dağıtması güzel bir şey ama güneşten korunmaya da özen göstermek şart! Uzun süre güneşte kalmak sadece cildinize zarar vermiyor. Aşırı sıcakta, güneşin yoğun olduğu saatlerde, uzun süre güneşe maruz kalanlarda başka sorunlar da ortaya çıkabiliyor. Özellikle baş ağrısı, halsizlik, yorgunluk, bulantı, baygınlık hissi gibi belirtilerle başlayıp, bilinç kaybına kadar belirtileri olabilen güneş çarpmalarına da dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca aşırı sıcakta uzun süre kalanların soğuk suya birden bire dalmamaları tavsiye ediliyor. Bu durum özellikle yaşlılarda, ani nabız düşmesine bağlı bayılmalara ve hatta kalbin durmasına yol açabiliyor. Soğuk suya yapılan balıklama dalmalar veya çivileme dalışlar yapmadan önce biraz düşünmekte fayda var.

Balık süper bir besindir

Eğer bir süper besinler listesi yapacak olursanız, balığı "süper besinler"in arasına rahatlıkla koyabilirsiniz, güçlü bir protein kaynağı olmasının yanında, balık vitamin ve minerallerden de çok zengindir. Ayrıca vücudumuzun üretemediği Omega-3 yağlarının bilinen en güçlü kaynaklarından biri de balıktır. Yetmedi (!) balıkta daha fazlası da var! D vitamininden, fosfordan ve sağlığa yararlı daha pek çok maddeden zengin bir yapısı olan bu güzel yiyecek kadar sağlığa yararlı besin çok azdır. Balıkta çinkonun, selenyumun, B vitaminlerinden bol miktarda bulunduğunu hatırlatalım. Bir deniz ülkesinde yaşıyoruz ve balıktan daha çok faydalanmamız gerekiyor. Daha sık balık yemeli, bağışıklık sistemimiz, kalbimiz, gözlerimiz, dişlerimiz, kemiklerimize balığın iyileştirici gücünden yararlanma fırsatı vermeliyiz. Balık müthiş bir besindir.

DİYET GÜNLÜĞÜ

Kalori alımının dönem dönem azaltılması (diyet yaparken haftada 2 -3 kez) vücutta bazı şeylerin eksilmesine neden olur mu? Takılma kilosunu ortadan kaldırmak için yapılan bu uygulama doğru mudur?

Diyetinizin kalitesini bozmayın

Zayıflama diyetleri sadece meyve, sebze yedirten değil bütün yiyecek gruplarından yeterli miktarda içeren sağlıklı beslenme planlarıdır. Kişiye özel ayarlanan kalori farkları bütün yiyecek gruplarını değişik miktarlarda içerir. Posa bakımından zengindir. Özellikle takılma kilolarını ortadan kaldırmak amacı ile yapılan tek tip beslenmeye dayalı sistemler bağırsak sistemini zorlayacaktır. Bağırsak florasını da destekleyecek ürünler de kalorisi kısıtlı bu planlarda yer almalıdır. Ayrıca damak tadınıza hiç uygun olmayan yiyecekleri haftanın 2-3 günü tüketmek ertesi günlerde diyette tüketmemeniz gereken, dayanamadığınız bazı yiyecekleri (çikolata, kek, kurabiye gibi) daha lezzetli hale getirecektir.

Bu nedenle kalorisi yaşınıza, cinsiyetinize ve beden kitle indeksinize göre ayarlanmış bir diyet; 

yeterli miktarda vitamin ve mineral,

yeterli miktarda protein (yüzde 15-20)

yeterli miktarda karbonhidrat (yüzde 55-60)

yeterli miktarda yağ (yüzde 25-30)

25-30 gr posa içermelidir. Bu yüzdelerde yapılacak sağlıksız değişimler (karbonhidratın aşırı kısıtlanıp, yağın ve proteinin artırılması gibi) vücutta B grubu vitaminlerine olan ihtiyacı artıracaktır.

Merhaba, arkadaşım vejetaryen ve vejetaryen olursam zayıflamamın daha kolay olacağını söylüyor. Söylediği doğru mu?

Vejetaryenler kolay mı zayıflar

İlk önce "Vejetaryenlik nedir?"le cümleye başlamak lazım. Vejetaryen olmak bir beslenme tarzıdır ve vejetaryenler dört gruba ayrılır.

Lakto-ovo-vejetaryenler: Yumurta ve süt ürünleri tüketimi var. Kırmızı-beyaz et tüketimi olmaz.

Lakto-vejetaryenler: Kırmızı et ve beyaz et tüketiminin yanı sıra yumurta da yemezler, sadece süt ürünleri tüketimi olur.

Vegan (katı vejetaryen): Hayvansal ürünlerin hiçbirini tüketmezler.

Semi vejetaryenler: Kırmızı et ve beyaz eti nadiren yerler.

Vejetaryenliğin sağlığımıza yararlı ve zararlı etkileri olabilir. Aynı şey zayıflamada da söz konusudur. Yani vejetaryenlik zayıflama için size yarar da sağlayabilir zarar da. Kilo kontrolünde, bir günde aldığınız toplam kalori ve bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ açısından dengeleriyle günlük harcanan enerji önemlidir. Bu dengeyi sağladığınızda kilo kaybınız gerçekleşecektir. Veganlar ya da dengesiz beslenen vejetaryenler için et ve süt ürünlerinden yetersiz beslenme ile yetersiz protein alımı, vitamin eksikliği (özellikle B12, D vitamini), kalsiyum, demir, çinko eksikliği oluşabilir ve size kilo kaybında başarısızlık ile sağlık problemleri olarak geri dönebilir.



arkadaşıma yolla yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Osman MÜFTÜOĞLU
Tüm yazıları