Ana Sayfa Ekonomi Kelebek Spor Dünya Genç Eğitim Foto-Analiz Teknoloji Piyasanet Kadın Yazarlar Sağlık
Son Dakika:
Foto Galeri Video Hava Durumu Sinema Tv Rehberi Sen de Yolla Diğer
    English
    Yazarlar
    3. Sayfa
    Ankara
    Ege
    Sağlık
    Kültür Sanat
    Cuma
    Cumartesi
    Pazar
    Seyahat

 Yazarlar
21 Ocak 2008

Nilüfer PAZVANTOĞLU

 npazvantoglu@dbr.com.tr

El ve tırnaklara kış bakımı


Kışın soğuk havalarda cildimiz gibi el, tırnak ve ayaklarımız da kuruyor, derisi kalınlaşıyor.

Bu nedenle uzmanlar cilt, saç ve tırnakları destekleyen biotin ile A vitamini içeren vitaminler kullanılabileceğini belirtiyor. Peki, tüm bunların dışında dikkat etmemiz gereken kurallar neler?

Vücudumuz gibi ellerimiz ve tırnaklarımız da kışın özenli bir bakıma gereksinim duyuyor. Dermotolog Dr. Hande Bozatlı, soğuklardan elleri nasıl korumamız gerektiğini anlattı.

El, tırnak ve ayak sağlığı için geliştirilen ürünleri kullanmak ne kadar yararlı?

- Bu ürünler dış ortama karşı en azından fiziksel ve kimyasal bariyer oluşturarak dış zararlardan dokuyu koruyor. Bakım olarak cilt kalınlaşması olan bölgeler bazı mekanik cihazlarla veya kremlerle törpüleniyor. Ölü deriyi atan kremler de kullanılabilir. Bu kremler genelde salisilik asit ve glikolik asit içeriyorlar. Ayrıca nemlendirici kremler veya losyonlar sürülebilir.

Ellerde ve ayaklarda meydana gelen sağlık problemleri neler?

- Ayaklarda en yaygın olarak görülen şikayetler kuruluk, kızarıklık, soyulma, çatlama ve duyarlılık şeklinde ortaya çıkıyor. El ve ayakların en büyük dermatolojik sorunları ise mantar, nasır, siğil oluşumları ve egzamalardır. Tüm bu durumlarda tedavi uzun zaman alır. Çünkü el ve ayaktaki lezyonların çoğu tedaviye dirençlidir. Mantar ilaçları mantarın yalnızca üremesini durdurdukları için uzun süre kullanılması önerilmiyor. Siğil ve nasır için asitli losyon veya krem uygulamaları uygundur. Gerekirse yakarak veya dondurarak da tedavi edilebilir.

Manikür ne kadar sıklıkla yapılmalı?

- Manikür yapılması ve sıklığı kişisel tercihe bağlı olmakla birlikte manikür genelde iki hafta arayla uygulanmalı. Ancak bazı tırnak deformasyonlarında ve el-cilt problemlerinde de manikür önerilebilir.

Kuru manikür diye bir konsept mevcut. Islak manikürle mukayese ettiğinizde kuru manikürün olumlu yönleri neler?

- Kuru manikür evde dahi pratik olarak uygulanabilen bir yöntem. Sağlık kurallarına göre üretilen ürünlerle yapılması gerekir. Kuru manikürde kullanılan ürünlerin formaldehid ve dibutil fitalat içermemesi çok önemli. Islak manikürde tırnak suyu çektiği için geçici bir genişleme olur, bu da mekanik bir travmadır. Kuru manikür ıslak manikürün taşıdığı enfeksiyon risklerini taşımıyor. Islak manikürde kullanılan aletlerin sterilizasyonu birçok ortamda tam olarak yapılamıyor.

Soğukta çatlayan

ve kırılan tırnaklar için...

ı Kışın soğukta el ve ayak cildi ve tırnakları kurur. Dışarıda eldiven ve kalın çorap giymek yararlıdır. Çorapların yün ve akrilik karışımı olması terin daha iyi emilmesi yönünden yararlıdır.

ı Ayaklar her gün yıkanmalı ve kurulanmalı. Çatlayan ayakta ve tırnakta mantar enfeksiyonu daha kolay yerleşir. Ancak nemlendirici kremlerin mantar olan bölgeye uygulandığında mantar enfeksiyonunu daha da arttıracağı unutulmamalıdır.

ı Ağızdan alınan vitaminlerin yanı sıra ayak ve tırnakta mantar enfeksiyonu yoksa tırnak nemini ve dayanıklılığını artıran ürünler lokal olarak uygulanabilir.

Pedikür her ayak için gerekli mi

Pedikür sıklığı da kişisel tercihe göre uygulanabilir. Ancak genellikle 1 ay arayla yapılması önerilmektedir. Tırnak batması, tırnak çevresi cilt kalınlaşması gibi bazı tıbbi durumlarda da pedikür yapılması yararlı. Islak pedikürü evde kişinin kendi kendine yapması ve kullanılan cihazların yeterli bir şekilde sterilize edilmesi pek mümkün değil. Ancak kuru pedikür kişilerin tek başına her ortamda uygulayabileceği bir yöntem.

Mutluluğun sırrı bu besinlerde

Sabah uyandığınız andan itibaren sinirlilik katsayınızın yüksek olduğu dönemleri bilirsiniz. O an karşınızda kim varsa, bu duygu durumundan nasibini alması kaçınılmazdır. Uzmanlara göre, bu olumsuzluğunuzun nedeni "ters taraftan" kalkmış olmanızla değil yanlış besinlerle güne başlamış olmanızla alakalı.

Amerikalılar, "hangry" olarak tanımlıyor "hungry" (açlık) ve "angry" (öfke)nin birlikte patlama anını... Peki, güne mükemmel başlamanın yöntemi hangi besinlerde gizli? Araştırmalar, doğru yapılmış bir kahvaltının öfkeyi bastırdığını ve beynin mutluluk hormonu üretmesine yardımcı olduğunu ortaya koyuyor. "Mood food" (duygu durumuna göre beslenme), enerji verirken aynı zamanda stres faktörlerini ortadan kaldırıyor. Duygularımızı etkileyen besinler şöyle; uyarıcı (yoğurt, fındık); sakinleştirici (balık, muz, incir); dengeleyici (hurma, taze biber) mutluluk verici (çikolata).

Hangi besin ne kadar etkili

l Ekşi her zaman keyif verir. Sabahları müslinize kattığınız bir muz ya da elma farklı bir tat verir.

l Çavdar ekmeği içindeki B vitaminiyle zihinsel yetileri ve hafızayı güçlendiriyor.

l Taze biber, içerdiği C vitaminiyle mutluluk hormonu üretimini destekliyor.

l Kahve, serotonini artırıyor ve kısa süreli hafıza ve görme yeteneğini güçlendiriyor.

l İyot, konsantrasyonu artırıyor ve IQ'yu tam 13 puan artırıyor.

l Beyaz ekmek ise yorgunluğa ve hareketsizliğe neden oluyor. Bu durumda özellikle sabahları tost ve buğday ekmeklerinden uzak durmak gerekiyor.

l Elma ve müsli karbonhidratı frenliyor, ekşi meyveler ise beyne triptofan gitmesini engelliyor.

l Vişne melatonin içerdiğinden yorgunluk veriyor.

l Şeker kısa süreli bir zevk duygusuna neden olsa da kısa süreli oluyor.

Lavanta:mavi mucize

Bir lavantanın özelliklerine inanamazsınız: Güzel bir görüntüsü var, dikkat çekici bir kokuya sahip, rahatlatıyor ve gerginliği gideriyor. Ayrıca bu sıra dışı bitki güve ve bitki bitine karşı etkili hatta baharat olarak bile kullanılıyor. Bu yüzden 2008'in tedavi edici bitkisi unvanına layık görülmüş olması tesadüf olmasa gerek.

Lavanta, Provans'a özgü karakteristiğiyle güzel kokan, güzel görünen ve yararlı bir bitki. Onun tüm bu özellikleri aslında geçmişte de oldukça iyi biliniyordu. Roma döneminde bu mavi çiçekli bitkiyi banyo sularına katıyorlardı. Bu yüzden Latince ismi yıkamak olan "lavare"den geliyor. Fransız kozmetikçileri de13. yüzyıldan bu yana onu gerçek bir "her derde deva" ilaç olarak görmüş veba ve koleranın bir numaralı tedavi maddesi olarak kullanmışlardı. Antiseptik, bakteri öldürücü ve antiviral özellikleriyle lavanta yağı enfeksiyonlardan koruyordu.

Gerçek bir lavanta, rahatlatıcı, kramp çözücü ve antiseptik etkisiyle biliniyor. Homeopatide ise lavanta ruhun bitkisi olarak tanımlanıyor. Aromaterapide ise lavanta stres, migren ve uyku bozukluklarında kullanılıyor.

Çok yönlü lavanta yağı

Gerçek lavanta bitkisi daha çok Provans'da yetişse de Bulgaristan ve Moldovya da yüksek kalitede lavanta yağlarıyla dikkat çeken iki ülke arasında. 120 kilo lavanta çiçeğinden bir kilo yağ kazanılıyor. Lavanta yağı nefes yolları ya da ciltte etkili. Lavanta ayrıca küçük yanıklar, enfeksiyonlar, kesikler ya da böcek ısırıklarında yardımcı oluyor.



Yazarlar Arşivi
Nilüfer PAZVANTOĞLU
Tüm yazıları
© Copyright 2006 Hürriyet
www.hurriyetkurumsal.com