Yalçın BAYER ybayer@hurriyet.com.tr
8 yıl ceza alan YİMPAŞ'ın 2. adamı hiç hapis yatmamış
YİMPAŞ'ın altı yıl önceki yolsuzluk ve usulsüzlükleri daha yeni gündeme getirilirken, grubun 2. adamı Kadir Şöhret'in, 8 yıllık cezası Yargıtayca onaylanmasına karşın hiç hapis yatmadığı ortaya çıktı.
Biraz geriye gidelim.
2000'lerin başında YİMPAŞ'la ilgili çeşitli 'şikâyet'ler gündeme geliyordu. YİMPAŞ, Anadolu'da açtığı mağazalarında ilk kez türbanlı personel çalıştırmaya başlıyor, cuma namazlarında tatil yapıyordu. Ankara'da ise böyle bir uygulama yapmıyordu.
Almanya'da para toplama işini YİMPAŞ'ın Sindelfingen mağazasının üzerindeki bürosunda sürdürüp, 'gurbetçilerin' kolye, yüzük, bilezik gibi 28 kilo altınını hisse senedine dönüştürmek üzere yurda getirirken Esenboğa'da yakalanan eski RP Yozgat İl Başkanı Kadir Şöhret, 'yeşil sermaye'nin ilk yüzünü ortaya çıkarıyordu. Okurlarımız "8 yıla hüküm giyen bu kişi şu anda nerede?" diye soruyorlardı. Bunların hepsi de RP/FP bağlantılı kişilerdi. Bu arada Erbakan hükümeti döneminde (1997), Özelleştirme'nin elindeki PETLAS'ın Kombassan'a 7 yıl ödemeli 37 milyon dolara satılması, Haşim Bayram'ın ödeme sıkıntısına düşmesi, Almanya'da usulsüz olarak bizzat katıldığı vaazlarda topladığı paraları 'borsaya' sokmak için 'Ben uymam, yasa bana uysun' diyerek SPK'ya karşı çıkması gibi olaylar tartışılıyordu.
Son YİMPAŞ haberleriyle bugün ortaya çıkan Kadir Şöhret'in Yargıtay'ca da onaylanan 8 yıllık cezasını çektiği sanıyorduk.
Ne yazık ki, bir gün bile cezaevinde yatmamış Şöhret... Bunu kendisi de ifade ediyor bugün.
Şöhret, değişen ceza yasaları ve infaz sistemiyle 'Rahşan Affı' sonucunda yırtmış. İşte Türk adaleti!
Bu konuda "6 yıl neredeydin?" diye soran holdingzedelere "Romanya'daydım" diyor bugün. Romanya'da neden oturma izni almak için çabaladığını anlatırken, niyetinin 'hapisten kaçmak' olduğunu gizliyor.
ŞİMDİ YAN ÇİZDİ
Esenboğa'daki altın kaçakçılığını ilk kez yazan; AKP Yozgat Milletvekili İlyas Arslan'ın cenazesinde Dursun Uyar'ın bakanlar Abdullah Gül, Abdüllatif Şener, M. Ali Şahin ve Abdülkadir Aksu'lu fotoğrafıyla ilişkiler ağını ortaya çıkartan 'Gözcü' yazarı Saygı Öztürk'e baştan "YİMPAŞ'ta lale devri var, sultanlıkla idare ediliyor, fakir fukaranın ahını alıyoruz" diyen Şöhret'in, önceki akşam '32. Gün'de ağız değiştirerek 'yumuşak ve çözümcü' ifadeleri tercih ettiği dikkat çekti.
Yoksa eski dostlar arasında uzlaşı mı oldu?
6 yıl önceki YİMPAŞ ile ilgili notlar
TARİH; 27.8.2000... Hamm, Dortmund yakınlarında 80 bin nüfuslu bir kent; 10 bin Türk yaşıyor. YİMPAŞ'ın Almanya'daki 9'uncu en büyük alışveriş merkezinin açılışı var. YİMPAŞ'a para yatıran Türklerin ilgisi nedeniyle büyük izdiham yaşanıyor. Şenlik havasındaki açılışa gelenlerin üçte birini türbanlı kadınlar oluşturuyor neredeyse; hepsi de çok çocuklu.
Almanya'nın ünlü Horten mağazasının kapanan yerinde açılıyor. YİMPAŞ'ın aylık 250 bin YTL'ye kiraladığı bu yerde bir Türk alışveriş merkezinin açılmasına tepki göstermişler. Ancak açılışın ilk gününde müşteriler arasında çok sayıda Alman'ın da bulunması dikkat çekiyor.
CDU'lu Belediye Başkanı Petermann, önceden "Ben mağazaya Türkler açtığı için değil, ucuz pazar ortamı yaratacağı için karşı çıkıyorum" demesine karşın, kurdeleyi dönemin TBMM Başkanı Yıldırım Akbulut ile kesiyordu.
Petermann duygularını şöyle anlatıyordu:
"Horten kapandığında çok üzüldüm, YİMPAŞ gelince çok gururlandım. Gelin burada Alman'ı, Türk'ü, İtalyan'ı, Yunan'ı ile birlik ve beraberlik içinde Hamm'ı bir yerlere getirelim, diyoruz. Allah rızası için YİMPAŞ yatırımlarını sürdürmelidir, kendilerine de her türlü yardımı yapacağım."
Belki onun kafasında, bu Türkler yarın benim seçmenim olur, düşüncesi vardır.
Folklor gösterileriyle birlikte Fatih Kısaparmak ve Uğur Işılak'ın türküleri 'Anadolu Aslanları'nı kükretiyor. YİMPAŞ ortakları, alışveriş çılgınlığıyla rafları boşaltıyorlardı.
UÇAK DOLUSU DAVETLİ
YİMPAŞ'la ilgili yazılarımız üzerine aradıklarında "Bizi tanımak ister misiniz? Sizi Almanya'da Hamm'daki mağazamızın açılışına davet ediyoruz" diyorlardı. Konuklar arasında TBMM Başkanı Yıldırım Aktuna ile o zamanki FP milletvekilleri Cemil Çiçek, Ali Coşkun, Abdülkadir Aksu, ANAP'tan Lütfullah Kayalar, DYP'den Rıza Akçay vardı. O zaman 'Yeni Şafak'tan öğrendiğimize göre, şu isimler de vardı davette:
Seyit Mehmet Buğa (İttifak Holding Başkanı), Prof. Beşir Atalay (Demirel tarafından Kırıkkale Ü. Rektörlüğü'nden alındıktan sonra YİMPAŞ'ın ANAR araştırma şirketinde yönetici olarak çalışıyor), Zekeriya Karaman (Kanal 7 Yönetim Kurulu Başkanı) ve İsmail Durak Ünlü (YİMPAŞ Yönetim Kurulu üyesi), Reşat Petek (Türban yasağı uygulayan Erciyes Üniversitesi Rektörü ve Edebiyat Dekanı hakkında dava açmaktan, Yozgat'ta Cumhuriyet Başsavcısı iken, TSK ile ilgili yerel bir gazetede çıkan yazı hakkında soruşturma başlatmamaktan soruşturmaya uğradı, daha sonra emekli olup YİMPAŞ Yönetim Kurulu üyesi oldu).
Özel bir uçakla gittik; konukları ağırlayan Dursun Uyar'dı. Tümü de Yozgat'ta oturan yönetim kurulu üyeleriyle tanıştık. Saygılı kişilerdi hepsi; kendilerinin yanlış tanınmamasını istiyorlardı. Sorular karşısında RP/FP adından uzak durmak ister gibi bir izlenim veriyorlardı."N'olur bir de Yozgat'a gelip değişimi yerinde görün" diyorlardı.
O günkü yazılarımızla bugünü anlatmaya devam edeceğiz. Kadir Şöhret için ne deniliyordu. Dursun Uyar, 'yeşil sermaye' için ne diyordu?
Tuhaf ilişkiler yumağı
PROF. Beşir Atalay, Devlet Bakanı ve Kırıkkale Üniversitesi eski Rektörüdür... Aynı şahıs ANAR araştırma şirketinin yöneticisidir. Söz konusu şirket YİMPAŞ şirketler grubuna dahildir.
Kırıkkale'nin AKP'li belediye başkanı Veli Korkmaz, YİMPAŞ grubunun yönetiminde yer almış bir şahıstır.
Prof. Atalay, Türkiye tarihinde YÖK tarafından irtica gerekçesiyle görevine son verilmiş ilk ve tek rektördür.
Doç Dr. Ömer Demir, Beşir Atalay döneminde Kırıkkale Üniversitesi'nde önemli görevler üstlenmiş bir akademisyendir. Bugün yeni adı Devlet İstatistik Kurumu olan DİE'nin Başkanıdır. Ve bu kurum enflasyon, büyüme, işsizlik gibi önemli rakamları açıklamaktadır.
Doç. Metin Toprak, Beşir Atalay döneminde Kırıkkale Üniversitesi'nde önemli görevler üstlenmiş bir akademisyendir. Bugün AKP iktidarı ile birlikte BDDK Başkan Yardımcılığı görevini üstlenmiş bir akademisyendir.
Prof. Beşir Atalay bir sosyolog olup doktora tez konusu 'Radikal İslam'; İslam'ın kendisi olduğunu iddia eden bir tez çalışmasıdır.
AKP'nin YİMPAŞ ile olan ilişkisi kamuoyunun takdirine arz edilir.
İrtica, ticaret-siyaset-bürokrasiden oluşan mutlu ve mesut aile fotoğrafı kamuoyunun takdirine arz edilir.
Tahir ALSANCAK
Denetim elemanı talep ettik
MALKARA İlçe Müftüsü Hamdi Güner'in Malkara Emek Gazetesi'nde yayınlanan köşe yazısı hakkındaki “O malum kafa” başlıklı yazınız ilgiyle okunmuş olup söz konusu ya nedeniyle şahsınızı bilgilendirme ihtiyacı duymuştur. Sözü edilen müftünün yazısı nedeniyle Malkara Kaymakamlığı'nın 30.10.2006 tarih ve 487 yazılı yazısına istinaden Valiliğimizin 31.10.2006 tarih ve 20 sayılı yazısıyla Diyanet İşleri Başkanlığından denetim elemanı talep edilmiştir.
A. DURUKAN-Vali Yardımcısı
'Büyük gün'
ADD'den: Tehlikenin farkında olduğumuzu göstermek için, laik demokratik Türkiye'yi tehdit eden her türlü irticai girişime hep birlikte 'yeter' diye haykırmak için, Cumhuriyetimiz için, aydınlık geleceğimiz için, 120 demokratik kitle örgütüyle birlikte Ankara Tandoğan mitingine buyurun.
Kaymakamın içki yasağı
- CHP Manisa Milletvekili Nuri Çilingir, İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'ya soruyor:
"Salihli Kaymakamı İsmail Hakkı Develi'nin alkol yasağı konusundaki uygulamalarını Anayasa'nın laiklik ilkesine aykırı buluyor musunuz? 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 32 maddesinin (Ç) bendi Develi'yi böyle bir yetki vermekte midir? Söz konusu tebliğ kimlerin istekleri doğrultusunda yayımlanmıştır? Kaymakamın uygulaması doğru mudur? Yetki sınırlarını aşarak hissi duygularla hareket eden kaymakamlar hakkında Bakanlığınızca hangi işlemler yapılmaktadır? Salihli Kaymakamı İsmail Hakkı Develi hakkında işlem yapmayı düşünüyor musunuz?
Mevcut kanun yeterli değil
SON haftalarda tüm yurdu etkisi altına alan aşırı yağışların sebep olduğu sel suları birçok ilimizde can ve mal kaybına sebep olurken aynı zamanda tarım arazilerini de sular altında bırakmıştır. Birçok ilde yağışların devam etmesi hasar tespitlerinin yapılmasını engellemektedir.
Yeni çıkarılan Devlet Destekli Tarım Sigortaları Kanunu ile sel bu yıl kapsama alınmadığı için çiftçilerimizin zararı 2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilecektir. Ancak bu yasa da ihtiyaca vermeyecektir. Bu kanuna göre zarar tespitlerinin çiftçilerinin tüm mal varlığı üzerinden yapıldığından ve asgari yüzde 40 zarar kriter olarak kabul edildiğinden, üreticilerimiz ciddi oranlarda zarara uğradıkları halde yardımdan faydalanamamaktadır.
Yetkililerin üreticilerimizin karşılaştıkları sıkıntıları yerinde görüp onların yanında yer almaları sevindirici olmakla birlikte kalıcı çözüm üretilmesi ve yaraların sarılması bakımından maddi kayıpların en kısa sürede telafi edilmesi için bu iller afet bölgesi kapsamına alınarak bütçeden gerekli kaynak aktarılmalıdır.
Yaşanan afet zarar gören üreticilerimize Allah'tan sabır ve geçmiş olsun dileklerimizi sunar, kayıpların en kısa zamanda telafi edilmesi için gerekli hassasiyetin gösterilmesini bekliyoruz.
Ş. Şemsi BAYRAKTAR-TZOB Başkanı
|