İran Büyükelçiliği’nden gelen bir açıklama

GEÇEN hafta salı günü bu köşede çıkan yazım “Dış politikada vicdan ve BM’deki İran kararı” başlığını taşıyordu ve 20 Aralık tarihinde BM Genel Kurulu’nda kabul edilen İran’daki insan hakları ihlalleriyle ilgili kararda Türkiye’nin oylamaya katılmamasını eleştiriyordu.

Haberin Devamı

İran makamlarının bu yazıdan duyduğu rahatsızlık İran’ın Ankara’daki Büyükelçiliği’nin Genel Yayın Yönetmenimiz Enis Berberoğlu’na gönderdiği bir mektupla ortaya çıktı. Ardından bu mektup İran merkezli bazı haber ajanslarında ismim geçirilerek geniş bir şekilde yayımlandı.

Önce bu mektubu geldiği haliyle okurlarımızın dikkatine getirelim:
“Hürriyet Gazetesi’nin 25.12.2012 tarihli sayısında ‘Dış politikada vicdan ve BM’deki İran kararı’ başlığıyla Sedat Ergin Bey tarafından kaleme alınan bir yazı yayımlanmıştır. İran İslam Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği, İran’daki iç
gelişmelere ve küresel olaylara tek taraflı ve maksatlı
olarak yaklaşılan söz konusu makale ile ilgili olarak aşağıdaki hususları açıklama gereğini duymuştur.
İnsan haklarını suiistimal etmek, batılı ülkelerin çeşitli dünya ülkelerini baskı altına almak için sürekli olarak kullandığı bir kozdur. İnsan hakları kararının müessisleri olan Kanada, Amerika ve
Avrupa ülkelerinin İran’a karşı eskiden beri beslediklerdi husumet herkesçe bilinmektedir. İran aleyhindeki kararın öncülerinden olan Kanada, Kızılderililerin haklarını ihlal ettiği ve gösteri özgürlüğünü yasakladığı gerekçesiyle, BM İnsan Hakları Komiserliği tarafından dosyası en kabarık ülkeler arasında gösterilmiştir.
Ergin Bey olaylara batının gözlüğüyle baktığı için, maalesef batılı ülkelerin İran karşıtı maksatlı kararının Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda 108 dünya ülkesi tarafından desteklenmediğini görmezden gelmiştir. Mademki makalenin yazarı insan haklarına riayet edilmesini ve uyanık vicdanı bu denli savunmaktadır, öncelikle elini vicdanına koyup, neden Siyonist rejimi ve batılı müttefiklerini, mazlum Filistin halkına uyguladıkları insan hakları ihlali ve soykırım nedeniyle, eleştirilmediğini kendisine sormak gerekir!
Canlı ve dinamik yapısıyla sürekli ileriye doğru yol alan İran İslam Cumhuriyeti, her ülkede olduğu gibi kendi dini ve kültürel değerlerine göre hareket etmekte, batının eşcinsellik gibi sapkın değerlerini reddedip mücadele verdiği için insan haklarını ihlal etmekle eleştirilip suçlanmaktadır. Batının savunduğu bazı değer ilkelerinin İslami değerlerle bağdaşmadığını ve İslam ülkelerinin bu ilkeleri benimsemeye zorlanmayacağını Sn. Sedat Ergin’in de çok iyi bildiği kanaatindeyiz.
İran İslam Cumhuriyeti Büyükelçiliği
Ankara, 28 Aralık 2012”

İran Büyükelçiliği ile bir polemiğe girecek değilim. Yazımın arkasında duruyorum. Bu yazı, BM’de kabul edilen “A/C.3/678/L.51” sayılı karara atıf yapıyordu. Oylama rakamları yazıda görmezden gelinmemişti. Bu yazıda İran kararını BM Genel Kurulu’nda 86 ülkenin desteklediği, 32 ülkenin aleyhte oy kullandığı, 65 ülkenin çekimser oy kullandığı ve Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 10 ülkenin ise oylamaya katılmadığı belirtilmişti.
Yazı, ana mesajı itibarıyla, Türkiye’nin dış politikasında ahlaki yükümlülüklere öncelik verdiğini belirttiği bir dönemde BM’de Suriye ve Kuzey Kore gibi ülkelerdeki insan hakları ihlalleriyle ilgili kararlara destek verirken, İran’la ilgili benzer bir karara katılmamasındaki çelişkiyi konu alıyordu. Keza, BM’nin İran raportörünün İranlı mültecilerle görüşmek için Türkiye’ye yapmak istediği ziyarete Türk makamlarının izin vermemesi eleştirinin bir diğer boyutunu oluşturuyordu.
Meselenin temelinde aslında BM İnsan Hakları Konseyi’nin 2011 yılında aldığı bir kararla İran’daki insan hakları ihlallerini izlemek üzere özel bir temsilci görevlendirmesi yatıyor. Konsey, bu göreve Maldiv Cumhuriyeti’nin bir Müslüman olan eski Dışişleri Bakanı Ahmed Shaheed’i seçmiştir. Shaheed, hazırladığı düzenli raporlarla BM’nin muhtelif organlarını İran’daki insan hakları ihlalleriyle ilgili olarak bilgilendirmektedir. Geçen ay BM Genel Kurulu’nda kabul edilen karar önemli ölçüde Sheheed’in tespitlerine dayanarak kaleme alınmıştır.
Özetle, konu İran ile BM sistemi arasında bir meseledir.

 

Yazarın Tüm Yazıları