Biz Ankaralılara yakışmadı...

Bir kitapsever olarak 1-9 Aralık tarihleri arasında ATO salonlarında yapılan Ankara Kitap Fuarı’nı bir kaç kez gezdim, çok sevdiğim değerli yazarlarla tanışma ve kitaplarını daha uygun fiyatlarla satın alma imkanını buldum.

Haberin Devamı

Kitap fuarının düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarken, biz Ankara’lılara da buradan sitemlerimi yazmadan geçemeyeceğim.
Pazar günü fuara bir kez daha gittim. Ankara’lıların fazla ilgi göstermediği kitap fuarı, hafta sonu olması itibariyle diğer günlere nazaran biraz daha kalabalıktı; ama düzensiz bir kalabalık vardı.
İnsan yine de bu manzara karşısında ister istemez duygulanıyor ve geleceğe daha ümitle bakıyor. Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan’ın kitaplarını gazeteci dostları ve CHP Milletvekillerinin imzaladığını işitince hemen oraya yönelidim. Fakat yürüyen merdivenlerin önü aşırı yoğunluktan güvenlik görevlilerince kapatılmıştı. Asansörlerin önünde de uzun kuyruklar oluşmuştu. Oldukça sakin görünen Cumhuriyet Kitapları standından Balbay’ın, Özkan’ın güncel kitaplarını satın aldıktan sonra, kitapları bu yoğun kalabalıkta imzalatma şansımın olamayacağını stant görevlisine söylemem üzerine, sağ tarafı göstererek
“Neden Abi, bak! kitapları imzaya gelenler de sakin sakin oturuyor” demesiyle sağ tarafa yöneldim, 5-10 metre ileride Bekir Çoşkun, Mustafa Balbay’ın kızı Yağmur, Tuncay Özkan’ın kızı Nazlı ve kamu oyundan çok yakından tanıdığım CHP milletvekilleri Balbay ve Özkan’ın kitaplarını imzalamayı bekliyorlardı.
“Peki! 1. kattaki salonun sol tarafındaki ve asma kattaki bu izdihamın, kargaşanın sebebi neydi” diye merak ederken, Türkan Şoray’ın imza için geleceğini öğrenmemle keyfim bir anda tuzla buz oldu. Şoray da ülkemizin çok büyük bir sanatçısı, çok büyük bir değeri. Kendisini sinirden ağlatacak ölçüde bu ilgiyi hak ediyor olabilir. Buna hiç bir diyeceğim olamaz, ama 20 metre ötedeki Balbay ve Özkan’ın kitaplarının imzalandığı satandın sakinliği... İşte beni asıl üzen ve düşündüren manzara bu oldu. Anladım ki Biz Ankara’lılar ‘İleri Demokrasi’den sonra ‘İleri Medeniyet ve Kültür’ü çok çabuk içimize sindirmişiz.
İ. Ç.

Haberin Devamı

ATO’da prosedürü azaltmak gerekir

ANKARA Ticaret Odası Genel Sekreteri’nin sütunlarınızda yayınlanan ve Oda’nın hizmetlerini anlatan bir üyesine cevap niteliğindeki yazısı, ne yazık ki bir başarı hikayesinden ziyade rutin bir çalışmayı işaret ediyor. Şu belgeleri veriyoruz, şu raporları onaylıyoruz. Yani aynı noterlerin çalışmasına gibi, ver parayı, al belgeyi... Bu çalışma şekliyle Oda üyeleri için bir yüktür, bir masraf kapısıdır. Sayın Genel Sekretere hatırlatmak isterim... Ticaret Odalarını kuruluş gayesi kısaca; üyelerinin ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak ve bulundukları illerdeki ticaretin gelişmesini sağlamaktır. Yani prosedürleri azaltmak, işleri kolaylaştırmak ve üyelerle daha yakın ilişkilere girmek hedeflenmelidir.
Bir tarihte arkadaşım Almanya’da ticaret yapmak için müracaat ettiğinde, işlemlerinin hemen yapıldığını, kendisine bir çalışma ofisi tahsis edildiği, telefon ve faks bağlandığı ve bir de sekreter verildiğini söyleğinde hayret etmiştim. Oda yetkililerine yerinizde oturmayın sahaya inin diyeceğim ama, onlar gökdelen yapıp daha yukarılara çıkmak istiyorlar.

Haberin Devamı

Erdal DEMİROĞLU

Yazarın Tüm Yazıları