Sakat doğum

Çalıştırdığı bütün takımlarda organizasyonlar dahil her işi yapan teknik patron, menajer Can Çobanoğlu ile nasıl çalışacak?

‘Ekibimle gelirim’ diyen Yanal, ‘Ünal Karaman ve Mehmet Kulaksızoğlu Milli Takım’da kalsın’ teklifi karşısında şaşkına döndü.

Durdum bayram namazına uydum imama... Milli Takım’da önce Fatih Terim, sonra Mustafa Denizli, sonra da Şenol Güneş şimdi de Ersun Yanal devri başladı. Bu süreçte birinci imam Şenes Erzik’ti. İkinci imam Haluk Ulusoy. Ulusoy’un imamlığı Erzurumlu Naim Hoca’ya benziyor. Allah’ı var, kim nederse desin herkesi sonunda aynı safa sokuyor.

Şimdi size aşağıda anlatacağım bir olay var. Siz olayların sonunun ne olacağını çok net bir biçimde göreceksiniz. Tabii bu uzun vadede olacak. Bu yazıyı sık sık hatırlayacaksınız.

Lizbon’a giderken...

Aylar önce daha Ersun Yanal adı Milli Takımlar için yok. G.Birliği ile yurt dışına gidiyoruz. Ersun’un adı yoktu ama bana bir kaç yerden, kopyalar gelmeye başladı. Gündüz Tekin Onay, Ersun Yanal’ı çok beğeniyor. Futbol Federasyonu’nda Onay ne derse olur. Bakın göreceksiniz, eğer Gündüz Tekin Onay karar verirse, Ersun, Milli Takım Teknik Direktörü olacak... Ama Haluk Ulusoy’un o zaman kafasındaki ilk isim yabancı hocalardı...

Lizbon’a giderken Yanal ile uçakta sohbetteyim. Dedim ki, ‘Gün gelir Mili Takım’a teknik direktör olursan sistemin nasıl olur? Hele yakın zamanda bu olursa bir değişiklik düşünür müsün?’

Erman abi, ben bu noktalara ekibimle beraber geldim. Milli Takım Teknik Direktörlüğü çok onurlu bir iş. Her Türk antrenörü ister. Ben de isterim. Ama bir şartla, bütün Milli Takımlar’ın patronu olurum. Hepsi bana bağlanır. Hepsinin programını ben yaparım, hepsinin teknik adamlarını ben seçerim’ dedi.

Kahkaha attım, ‘Ersun’cuğum sana böyle yedirmezler’ dedim. ‘O zaman da kabul etmem abi’ diye cevap verdi.

Güneş işi sulandırıldı

Yanımda Baki yok. Yarın Ersun bunlara ‘Demedim’ diye bilir. Bu onun bileceği iş. Tabii alemin içinde 40 sene yaşayınca ben soruları 3-4 ay hatta 5 ay öncesinden soruyorum. Bir de alemdeki insanların yapılarını iyi biliyorum.

Milli Takım için Futbol FederasyonuŞenol Güneş işini sulandırdı. Karşılıklı kayıkçı kavgası yaptılar. Sonunda Şenol’a tazminat vermek mecburiyetinde kalarak ayrıldılar. Oradaki dönen işler enteresan. Adamın mukavelesi zaten 1 ay sonra bitiyor. Sen yeni teknik direktörle anlaşırsın, onunla da anlaşmıyorum dersin, gider. Ne de olsa Futbol Federasyonu’nda para bol.

Neyse.. Biz yine dönelim yeni teknik direktöre. Federasyon bir çok yabancıyla temas kurdu, anlaşamadı. Sonunda da Ersun Yanal’a döndüler. Futbol Federasyonu Başkanı, Ersun Yanal ve menajer Can Çobanoğlu bir toplantı yaptı. Toplantıda Haluk Ulusoy, Ersun Yanal’a hitaben, ‘Bu Milli Takım olayında üçümüz varız. Sen, ben ve beraber çalışacağın Can Çobanoğlu.

Ersun Yanal da o klasik cümlesini orada beyan etti, ‘Ben ekibimle gelirim’ Ulusoy ‘tamam’ dedi. İmzalar atıldı, yanaklardan öpüşüldü.

Neyin devrimi?

Aradan kısa bir süre sonra (siyasi baskıların da olduğu bir gerçek) Haluk Ulusoy, ‘Ben Ünal Karaman ile Mehmet Kulaksızoğlu’nun görevde kalmasını doğru buluyorum’ dedikten sonra Yanal’a, ‘Sen A1, A2 ve Ümit Milli Takımları kendine bağla ve çalışmalarına başla, diğerlerine karışma. Yanına yardımcın Mesut’u getir, istatistiklere bakan Özcan’ı da getir. Kaleci antrenörü Metin’i beklet, getirme’ dediler.

Futbol Federasyonu diyor ki, ‘Hadi biz 2004’e gitseydik o zaman bir devrim yapabilirdik.’ Yahu kardeşim, 2004’e gitsek o zaman Şenol kalırdı.

Ersun Yanal niye geldi, devrim yapmak için. Bir şeyleri değiştirmek için. Federasyon ne diyor, ‘Yahu kardeşim biz zaten yapılandık. Bir çok sistemi oturttuk. Uganda Federasyonu değiliz ki. Neyin devrimi yapılacak’ Yani Ersun Yanal’ın birinci günden itibaren kolları bacakları kesilmeye başlandı.

Şimdi Ersun Yanal’a soruyorum, ‘Sen değil misin bana bu yetkiler verilmezse ben bunları kabul etmem’ diyen.

Bütün bunlar olurken kamuoyunda öyle bir görüntü oldu ki Ersun Yanal’ı Gündüz Tekin Onay getirmiş oldu. Ama tam öyle değil. Onay, Haluk Ulusoy üzerinde çok etkiliydi. Ulusoy şu anda başkansa, bunun tek sahibi Gündüz Tekin Onay’dır. Ama köprülerin altından çok sular geçince o Haluk Ulusoy, bu Haluk Ulusoy değil. Onay’ı fazla sallamıyor. Dinliyor ama çoğunu yapmıyor. Ersun’u da destekleyen Onay. Şimdi duracağım bayram namazına da, bu işin bir de cenaze namazı var. Bu işlerden biraz anlıyorsam, şu anda sahnede 4 tane kare as var. Haluk Ulusoy, Gündüz Tekin Onay, Ersun Yanal, Can Çobanoğlu.

Bu arada çalıştırdığı kulüplerde seyahatler dahil her şeyi organize etmeye çalışan Ersun Yanal ile menajer Can Çobanoğlu çarpışacak. Sonunda kim kimi yer bilemem. Bu iş öyle bir iş ki, iş paraya gelince kimse kimseyi yemiyor. Paranın yüzü sıcak geliyor.

Adamlığı eksi birisi...

Bayram namazına durup imama uyacağız ama cenaze namazını hangi imam kıldırır onu bilemem. Yani şu anda Ersun Yanal uçmak isteyen ama kanatları kırılmış bir kuş gibi. Kırık kanatla uçmak istiyor, uçamıyor. Bu işin bir de başka yönü var. Yanal daha sonra demesin, ‘Ekibimi getirmediler. Başarısızlık olursa ben karışmam.’ Ama Yanal, ‘Ben bu işi yapabilirim’ diyebilir. Yaparım diyorsa G.Birliği Başkanı İlhan Cavcav ve A.Gücü Başkanı Cemal Aydın, ‘Arkadaş, madem böyle çalışıyorsan, yıllarca bize bu masrafları niye yaptırdın’ demezler mi? Hani senin ilkelerin, hani senin tavrın demezler mi?

Geriye dönüp bazı şeyler düşünüyorum, satır başları benim beynimin arka tarafında hep kalmıştır. Eski vali ve emniyet müdürü Orhan Taşanlar ile Cemal Aydın,Ersun Yanal’ın teknik adamlığına bir şey diyemeyiz ama adamlığı konusunda kesin olarak eksi birisidir’ dediler.

İlhan Cavcav dedi ki; ‘Biz bu yola çıkarkan Ersun Yanal yoktu. Bize güzel günler yaşattı. Giderse de fazla üzülmem, kalsa da fazla sevinmem.’

Şu an durum Terim’in G.Saray’a gelişi gibi. Gelirken şartları belliydi. Yaptığı harcamalar da belliydi. Hatta o senin gibi de değildi. Bütün yetkiyi eline almıştı. Zamanında ayrılsaydı yine de yırtardı ama görevden alındı.

Şu çok net bir biçimde gözüküyor. Mili Takımlar Teknik Direktörlüğü işi sakat bir doğum oldu. Ebe de kabahatli, doğumu yaptıran kadın da. Hastane derseniz orada. Kimin ne yaptığı belli değil. Yani Futbol Federasyonu. Çünkü başhakim ile yardımcısı anlaşamıyor. Yazıya imamla başlamıştık, cami, doktor ve hastane ile bitirdik.

Evet... Teşvik var!...

Teşvik pirimi var mı? Köküne kadar var. Ama rakamlar değişik. Bir takım diğerine adam başı 20 milyar, bir hafta sonra diğerine beraberlik için adam başı 20 bin dolar veriyor. Burada para miktarları deplasman, iç saha olarak değişiyor.

20 bin dolarlık maç rakibinin kendi sahasında oynadığı maç. Trabzon bunların hiç birine girmiyor. İkisi birbirlerini vuruyor. İkisi de ağır yaralı. Trabzon da onları parçalamak için hazır bekliyor. En dürüst, ve doğru hareket eden Trabzon.

Ama Allah’ın tokadı yok ki vursun. Çıkın sokağa sorun ‘Şampiyon kim olsun’ diye. Fenerlisi, Beşiktaşlısı ve G.Saraylısı herkes, ‘Trabzon şampiyon olsun’ diyor. Şu sıralar Trabzospor herkese çok sempatik. Diğerlerinden de millet illallah dedi. Aynı bizim yok olan partiler gibi.

Futbolcu bağırıyor, teşvik pirimi var diye. Soruşturma yapan var mı? Demek ki doğru yapıyorlar. Hakan Şükür ‘Trabzon şampiyon olsun’ diyor. Trabzon’un şampiyon olmasını ister. Sen yarın Trabzon’a karşı forma giyeceksin. Bu ne demek? Yine çıt yok. Bu yıl bu lig çok keyifsiz oldu. Ama bakmayın heyecanlı da oldu. Kalite yok ama öyle bir yapıyoruz ki, bu mal iyi dememiz lazım. Bu malı satacağız. Bu malın satıcısı bile diyor ki mal mundar. İyi değil.

Bizim oscarlıklar

Bu
Mustafa Denizli ile Lucescu’ya teknik adamlıktan dolayı Oscar vermek lazım. Bunları canlı yayına çıkaracaksın, ‘Arkadaşlar Vestel Manisa ve Beşiktaş’ı bu kadar kısa zaman bu hale nasıl düşürdünüz. Dünya da bunun örnekleri azdır. Anlatırmısınız’ diye soracaksınız. Hakikatten futbolda çok nadir olan bu başarıyı (!) kolay kolay kimse yapamaz, ulaşamaz.

İşte derbinin hakemleri

Bizim
Korkut Göze çok kibar adamdır. Kimseyi kırmak istemez. Telefon konuşmamızda ben isimleri söyledim. Dedim ya Korkut kibardır, yazmamış. Beşiktaş-F.Bahçe’nin hakemi Bülent Yavuz olur.

Yardımcıları da Sabri Çelik, Serdar Çakır olmalı dedim. 4. hakem derseniz, Haluk Ulusoy olmalı. Çünkü kenardan her şeye karışmalı!... Gerekirse Bülent’i çıkarıp, sahaya girip maçı yönetmeli. Her şeye karışmalı.
Yazarın Tüm Yazıları