Çevre Bakanlığı çevreyi takmıyor

‘TRAKYA’da yaşayan, havasını soluyan, suyunu içen, zehrini yutan ve kanser olan biziz!’

Haberin Devamı

CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, Trakya bölgesinin çevresel anlamda yağma edildiğini, en tehlikeli katı atık tesisinin, gelişigüzel termik santralların, angus çiftliklerinin bölgede kurulmaya başlandığını, bunun için ne bölge halkına, ne yerel yönetimlere hiçbir şey sorulmadığını belirten Yüceer, “Sıkıntılarımız büyük, onun için aşağıdaki soruları Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a sormak ve yanıt almak durumunda olduğunu” söyledi.
Bayraktar’a yöneltilen zor sorular şunlar:
Ekolojik Enerji A.Ş.’ye ait Kemerburgaz’daki tesisin kapatılarak Çorlu’ya kurulacağı doğru mudur? Tesisin kurulmaması için Çorlu Belediyesi’nce izin verilmemişken, bu ısrar niyedir? Böyle bir ısrar kurumunuzun adına yakışıyor mu? Çorlu’ya kurulacak olan tesisin ilçenin hatta tüm Trakya’nın kapasitesinden çok fazla olmasının özel nedeni var mıdır? Tarım alanları ve su kaynaklarına vereceği zarar düşünülmüş müdür? Tüm karşı çıkmalara karşın Çorlu’ya Katı Atık Bertaraf Tesisi kurulmasıma izin verilirken Kemerburgaz’daki tesisin çevreye verdiği zarar neden göz ardı edilmiştir?
Tesisin insanlara ve çevreye vereceği zararlarla ilgili olarak Çorlu Belediye Meclisi, Kent Konseyi, Ergene İnisiyatifi, Tabip Odası, TMMOB İnşaat ve Mimarlar Odası ile Tekirdağ Ziraat Mühendisleri Odası’nın tepkileri neden dikkate alınmıyor?

Haberin Devamı

Ergene önergesi

CHP Tekirdağ Milletvekili Emre Köprülü, Ergene Nehri ve ona akan Çorlu Deresi’ndeki sanayi atıklarının yol açtığı kirliliğin etkilerinin araştırılması amacıyla bir Meclis araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bir önerge sundu Meclis’e... Köprülü, “Edirne Trakya Üniversitesi tarafından yapılan son çalışmanın sonuçlarına göre, Çorlu’da özellikle 70 bin kişinin yaşadığı Sağlık Mahallesi’nden geçen Çorlu Deresi’nin çevresinde oturanlarda, kanser vakalarının ve başka hastalıkların arttığı belirtilmiştir. İnsan sağlığı büyük tehlike altındadır” dedi.

‘Vardım Hint iline kumaş getirdim’

ÖZTÜRKÇE tutkunu Tarık Konal Beyefendi’nin “Yunanlı değil Yunan” başlıklı yazısını hayretle okudum.
Okurunuz, bu savına gerekçe olarak da “Bulgarlı, Türkmenli, Ermenili” denmemesini gösteriyor. Ne büyük bir yanılgı...
Bakın, bunun neden yanlış olduğunu bir örnekle açayım. Diyelim ki gazetelerde şöyle bir haber var:
“Antalya’da meydana gelen trafik kazasında iki Alman, üç Fransız, dört Yunan, bir de Hint yaralandı...”
Sayın Konal’a göre bu ifade tamamen doğru.
Bence kısmen doğru. Çünkü ‘Alman’ ve ‘Fransız’ demekle, kazazedelerin ulusları (dolayısıyla ülkeleri) kastediliyor. Oysa ‘Hint’ ve ‘Yunan’ birer il.
Osmanlı, kendi heybetiyle kıyaslayarak, bunları böyle nitelemeyi uygun görmüş.
Siz ister “burun büyüklüğü” deyin, ister “hatalı dış politika”. Ama durum maalesef bu. O illerin vatandaşlarını da Hintli ve Yunanlı diye nitelemiş.
(Erzincan türküsünü bilirsiniz: “Vardım Hint iline kumaş getirdim/açtım bedestanı sattım oturdum.”)
Ayrıca Türkçenin dışında ‘Yunanistan’ diye  bir kullanım var mı? Yok.
Kendileri ‘Helen Cumhuriyeti’ diyor, Batılılar ise ya buna uyuyor (Hellenique) ya da ‘Grek’i (Grecia, Greece) tercih ediyor.
Peki neden?
Çünkü Osmanlı, Yunanlı değil de ‘Helen’ derse, kendisi barbar olacak da ondan... Ermeni konusu ise apayrı.
Antalya’da kaza geçirenler arasında bir de Ermeni olsaydı ne yapacaktınız?
“Bir de Ermeni yaralandı” mı diyecektiniz?
O zaman sormazlar mıydı size “Adamın dinini mi yoksa memleketini mi zikrediyorsunuz” diye?
Öyle ya, Ermeni, aynı zamanda bu toprakların insanı değil mi?..
Bu konuda daha söyleyecek çok söz, araştıracak çok konu var.
Ama Tarık Bey kusura bakmasın, ben bundan sonra da Hintli ve Yunanlı demeye ve yazmaya devam edeceğim.
Ayrıca sırf Osmanlı’ya inat olsun diye, bunca yıldan sonra Yunanlıya
Helen, Londra’ya ‘London’, Marsilya’ya da ‘Marseilles’ demeye hiç niyetim yok.
Mustafa SAĞLAMER - Gazeteci

Haberin Devamı

Kemerburgaz’da arılar ölüyor

“BEN Eyüp Ziraat Odası Başkanı Halit Anıtaş’ım. Çevreye karşı çok duyarlıyım. Geçen hafta benim Kemerburgaz’daki 7 kovanım ile birçok arkadaşımızın 200’e yakın kovanındaki arılar ölmüştür. Arnavutköy, Büyükçekmece, Çatalca ziraat oda başkanlarına sordum, oralarda yok, yalnız bizim ilçemizde var! Kemerburgazlıların, yoğun şikâyette bulundukları Ekolojik Enerji (kapısında Arge Ekolojik Enerji yazıyor) tesisi son günlerde yoğun şekilde çalışıyor, bölgede koku arttı. Bakanlarımız Veysel Eroğlu ve Erdoğan Bayraktar ile Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a duyuruyorum: Kemerburgaz’ın ekolojik sistemi büyük tahribata uğradı son yıllarda. Atık tesisi iki kez mühürlendi ama hâlâ gece dökümlerle çalışıyor. Büyükşehir bu alan için ağaçlandırma kararı almıştı, ne oldu? Bir referandum yapılırsa bu tesisin istenip istenmediği belli olacaktır. Ancak yapmaya kimse cesaret edemez. O zaman bırakın insanlar zehirlensin!”

Haberin Devamı

GÜNÜN SÖZÜ

“(Avukatlar günü için) Adaletsizliği önlemeye gücümüzün yetmediği zamanlar olabilir, ama adaletsizliğe itiraz etmekten aciz olduğumuz bir zaman asla olmamalıdır.”
(Nobel Barış Ödülü sahibi Elie Wiesel)

Biliyor musunuz

- CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş’in, Bakan Ömer Dinçer’e “Fatih projesinde akıllı tahta olarak kullanılan eğitim materyalinin patent sahibi olarak görünen Tunay Alkan, akıllı tahtanın patent sahibi midir? MEB’e danışmanlık yapan bir firma ile organik bağı var mıdır” diye sorduğunu...
- İSTANBUL Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Mustafa Uslu’nun, bakanlığın genel liselerin meslek liselerine dönüştürülmesi yönündeki çalışmalar çercevesinde Beşiktaş Yeni Levent Lisesi’nin meslek lisesi veya imam hatipe çevrileceğini ifade ettiğini (Evrensel’den)...

Yazarın Tüm Yazıları