Terim istifa etmeli

Galatasaray, yıllar sonra sürüngenleri oynuyor. Fatih Terim'in yaptığı herşey yanlış. Hala devam ediyor.

Seneye de Fatih Terim'le devam etmeye kalkarlarsa Galatasaray'da karanlık günler devam eder.

GALATASARAY iyi gidiyormuş. İlerideki 10 yılın temeli atılıyormuş. İyi günler ilerideymiş. Tabanca gibi genç bir takım yaratılacakmış. Ben bu filmleri Türk futbolunda zaman zaman gördüm. Bunlar günü kurtarma çabaları.

Özhan Canaydın, futboldan anlamayan bir başkan, basketbolcu. Herhalde fazla merakı da yok. Ama iyi niyetli. İnanılmaz rakkamların altına, milyon dolarların altına kendi imzasını atmış. Cebinden para vermiş.

Takımın başına da tam yetki ile inandığı Fatih Terim'i getirmiş. Ama o Fatih Terim, onu hep yalnış yönlendirmiş, kamuoyu önünde tek bırakmış. Çünkü Fatih Terim'in yaptığı herşey yanlış. Hala devam ediyor. Kadrodan kendisini seven en fazla iki veya üç futbolcu çıkar. Büyük çoğunluk şu anda sessiz. Herkes kongreyi bekliyor.

Tek kurtuluş yolu

Tek kurtuluş yolu var. Fatih Terim'in istifası. Eğer Fatih Terim şu aşamada istifa etmezse onu ileride çook zor ve kötü günler bekliyor. Seneye de Fatih Terim'le devam etmeye kalkarlarsa Galatasaray'da karanlık günler devam eder. Çünkü yalnız bir yılda transfere harcattığı para 28 milyon dolar. Bunların resmi evrakları kulüpte mevcut.

Galatasaray da yönetim kurulu yok. Fatih Terim'in bütün gardları düşmüş durumda. Galatasaray, yıllar sonra sürüngenleri oynuyor. Eğer Galatasaray camiası, hani o hep akıl veren camiası eğer toplanıp, ortaya para koyup elbirliği yapmazlarsa bu Galatasaray lise takımına dönüp, amatör kümede oynayabilir. Bazılarına bunlar belki çok uzak geliyor ama Galatasaray'ın şu andaki görüntüsü bu.

Klavuz karga...

Bakın altını çizerek söylüyorum. Galatasaray'da tu kaka yapılan futbolcu grubu yarın, yani zamanı gelince, bazı yerlerde konuşacaklardır. O zaman içeride neler olduğunu daha iyi ve hayretler içerisinde göreceksiniz. Futbolcusuna yemeği esirgeyen, tabldot yedirmeye kalkan, genç futbolcularına abilerinizle konuşmayın sonra sizi bozarlar diyen zihniyet, bu işi nereye kadar götürür.

Yazık. Hakikaten Galatasaray'a yazık oluyor. Ama maaalesef, onların birkaç tane olan kendini çok akıllı zanneden kalemşör klavuzları var. Yıllarca önce birbirlerini sırtlarından hançerliyorlardı, şimdi yol gösteriyorlar. Ne demişler.. Klavuzu karga olanın...

Gitsin de gelen kim?

BİRİNİ sevmeyebilirsin, icraatlarını da beğenmeyebilirsin. Adamı düşürmek de istersin bunlar çok doğal. Şimdi Fenerbahçe'deki olaylara şöyle bir dışardan bakıyorum. Tek bir şey var. Ama tek. Bir kısım oraya kilitlenmiş. Aziz Yıldırım gitsin.

Peki kardeşim. Aziz Yıldırım gitsin de kim gelsin. Yok. Aziz Yıldırım giderse sizler ne yapacaksınız programlarınız ne, o da yok.

Dönüyoruz, Türkiye'de maçların naklen yayınını bir kuruluş alıyor, başlıyor vermeye. Diğer kuruluş devreye giriyor.

Diyorlar ki, onlardan alın bize verin, onlar yapmasın. Allah.. Allah.. Kimse şunu söylemiyor. Bu kuruluş bu yayınlar için kaç para ödüyor. 100 lira. Gidersin Futbol Federasyonu'na.. Al arkadaş.. Dersin, sana 130 lira.. Eğer sen şimdi bunu bana vermezsen veya ihaleye çıkarmazsan sen art niyetlisin. Ama yok.. O vermesin, o olmasın, onu indirelim, onu mahvedelim.

Peki sen ne yaparsın? Hiçbir şey. Yeter ki o ve onlar iyi olmasınlar. Bu kadar basit.

THY'nın ahırı?

THY
'daki rezalet aynen devam ediyor. Pazartesi günü TK 132 sefer sayılı uçakla gene İstanbul'dan Ankara'ya yola çıktım. Gene uçağın içinde 1,5 saat bekledik. Bu sefer bağlantılı uçak, Cidde'den geliyormuş.

Yahu kardeşim. Uçak Cidde'den havalandığı zaman Yeşilköy'de bekleyen yolcuyu uçağa almaya mecbur musunuz? O kadar insana resmen hayvan muamelesi yapılıyor. Tabi uçak da o zaman ahır vazifesi görüyor. Alkışlayarak, bağırarak, protesto edenler, çocuk ağlamaları tam bir rezalet ve felaket. O hırsla aprona çıkıp, yetkili aradım. Bir Allah'ın kulu karşıma çıkmadı. Belki de iyi ki çıkmadı. Ama ben THY'nı son 10 yılda bu kadar başıboş ve kötü görmedim. Yazıklar olsun.

Luca görevine dön!

ORTALIK
yangın yeri.. Neden? Üç büyük takımlardan futbolcu atılmaya başlandı, hakemler biraz cesaretlendiler. Olur mu öyle şey. Babalar ne istiyorsa onu yapacaksın.

Lucescu, Meclisi göreve çağırıyor. Ben de Lucescu'yu tekrar Beşiktaş takımı teknik direktörlüğü yapma görevine çağırıyorum. Bir teknik adam ne kadar çok konuşursa o kadar iş yapmaz. Çok net gözüküyor. Sen atılan futbolcuna prim verirsen, ona sahip çıkarsan daha çook maç kaybedersin. İşte en son örneği Tümer...

Acaba yaptıklarını televizyonlardan seyredip, yüzü kızarıyor mu? Bu hafta özet yayında Trabzonlu Yattara'yı seyrettim. Adama net penaltı yapılıyor. Ne rakibe, ne hakeme bakmadan yerden kalkıp, topla oyuna devam etmek istiyor. Ama Yattara bir şeyi bilmiyor. Bizde o pozisyonda yerden kalkan futbolcuya aptal diyorlar.

Yattara akıllı. Beş dakika sonra İstanbulspor maçını seyrediyorum. Bir de Boliç'i.. Yerlerde sürüngenleri oynuyor. Her pozisyonda kendini yerlere atıyor. Daha atarken bile gözleri hakemde. O da futbolcu diğeri de futbolcu. Yattara'ya helal olsun. Boliç'e ne olsun, ona da siz karar verin.

Konya'daki dram ve suçlular...

KONYA'da bir bina yıkıldı. Habire maçlardan önce saygı duruşu yapıyoruz. Bu saygı duruşu yapılırken ben müteahhite fazla kızamıyorum. O binaya temel atılırken, kat betonları atılırken, kiriş bağlantıları yapılırken, atılan betonun sulaması doğru yapılmıyor mu? Yoksa yanar (Konya'daki gibi).

Bakmayan kontrol mühendislerinin hatırını soruyorum. O kontrol mühendislerinin, bağlı olduğu belediyelerin hatırını soruyorum. Belediye başkanlarının gelmişlerinin geçmişlerinin hatırını soruyorum. Çünkü kimse kimseyi aldatmasın. Türkiye'de bazı belediyeler, demir güvenliğinin bağlantılarına bakmaya başladılar.

Oy için görmüyorlar

Yani demir vizesi veriyorlar, ama kaç tanesi. Genel belediyeler gereğini gerektiği şekilde yapmıyorlar, yapamazlar. Çünkü onlara oy lazım. Oy'un sözünü vermek için ne yapmak lazım. Çok şeyi görmemek lazım. Çok şeyden taviz vermek lazım. Çok şeyi görmeyince ne olursun. İşte böyle, oylum oylum oyulursun. Müteahhitine Türk Ceza Kanunu'nun bilmem kaçıncı maddesine göre dikkatsizlik ve tedbirsizlikten ceza veriyorlar. Yani trafik kazalarına uygulanan maddelerden. Yani 1-2 yıl..

Peki, belediyelerdeki görevliler ve en tepedeki belediye başkanları neden dolayı ceza almalılar. Görevi kötüye kullanmak, vazife yapmamak, dolayısıyla kestirmeden cinayetlere sebep olmak, göz yummak. Masada oturup üç kuruş, beş kuruş alıp inşaatın başına gitmeden önüne gelen evraklara ve projelere imzalar atarsanız biz daha çook saygı duruşları yaparız.
Yazarın Tüm Yazıları