Profesör doktorna

Kalçası kırılan hastalara taktığı platinleri, tornacıda yaptırmış profesör.

*
Buna şükür aslında...
Marangoza da yaptırabilirdi.
*
Bilirim çünkü bu arkadaşı...
Ege Üniversitesi’ndeydi.
Doçentti.
Muayenehanesi Alsancak’taydı. Namuslu hekimlerden ihbar yağıyordu, torna mevzuu yoktu ama, fatura dümeni yapıldığı iddia ediliyordu. Ensesine binmeye hazırlanıyorduk ki, araziye uydu, taşındı İzmir’den... Hatta, beraber iş tuttuğu tıbbi malzeme deposunun sahibi kadın da huylandı, Almanya’ya kaçtı. Ayyuka çıkmıştı. Maalesef, değerli yetkililerimizden kılını bile kıpırtadan olmadı...
Netice?
Meğer, profesör olmuş bizimki.
Konya’ya gitmiş.
*
(Allah’tan sanayi sitesi olan bi şehre gitmiş... Dedim ya, tornacı bulamasa, kayın’dan da kestirebilirdi! Çam biraz yumuşak düşer kalçaya, daha ziyade menisküse tavsiye edebilirim.)
*
Gülmeyin. Olacağı budur.
*
Niye derseniz...
Bakın, sanayi sitesi dedim, hekim olmayanların da anlayacağı şekilde anlatmaya gayret edeyim.
*
Eskiden kaportayı dağıtıyordun, yedek parça lazım, gidiyordun devlet hastanesine, hekim açıyordu bagajı, en güzelinden Mercedes yedek parçasını takıyordu kalçana... Sen de, nüfus kâğıdı modelin kaç olursa olsun, gıcır gıcır kaportayla dönüyordun pistlere, gazlıyordun.
*
Çünkü, yedek parçanın fiyatı ne olursa olsun, yeter ki kaliteli olsun, tıkır tıkır ödüyordu devletimiz.
*
3-5 sene filan önce... Sağlıkta reform yapan hükümetimiz, “hastaneler bundan böyle ihaleyle yedek parça alacak, ben bi tavan fiyat veririm, mesela 10 lira, bunun altında fiyatla kim getirirse, ihaleyi o kazanır” dedi... Böylece, yedek parçayı 10 liradan getirenler ihaleyi kaybetti, yedek parçayı 8 liradan getirip “bu da aynı işi görür” diyenler, ihaleyi kazandı.
*
Kazanınca ne oldu? Kaportayı dağıtıp hastaneye gittiğinde, Mercedes yedek parçası yerine, Lada yedek parçası takmaya başladılar kalçana... E baktılar Lada’yla da gidiyor... Bu sefer, Çin’den Hindistan’dan adını sanını bilmediğimiz yedek parçaları getirmeye başladılar. Rakamlar öylesine düştü ki, Lada getirenler bile ihaleyi kazanamaz hale geldi.
*
Ve, tabii Konya’daki gibi, paraya doymayan profesör kılıklı arkadaşlar devreye girdi...
“Cheng Yaouv yapar da, Yaşar usta yapamaz mı yauv?” deyip, doooğru tornacıya...
*
İşin ekstra matrak tarafı, profesör ve tayfası içerde, tornacı dışarda... İfadesini alıp, serbest bıraktılar, morali bozuk, dükkânı açmadı dün... Oğluna sordurdum, çırağıdır aynı zamanda, “örnek parça getirdiler, aynısını yapabilir misin dediler, biz de yaptık abi, ne bilelim biz” dedi.
*
Dolayısıyla, iki önerim var...
Profesör meslekten atılsın.
Ortopedide çığır açan Yaşar usta ise, Nobel’e aday gösterilsin.
Yazarın Tüm Yazıları