23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    26 Ekim 2009
    Vahap MUNYAR  vmunyar@hurriyet.com.tr

    Bu cezaevinde 55 mahkûm var, 45'i ‘çek'ten yatıyor

    GEÇEN Ramazan Bayramı'nın birinci günü... Tekirdağ'ın Hayrabolu İlçesi Kaymakamı, Belediye Başkanı Hasan İrtem ile Yardımcısı Birol Alagöz, bayram ziyaretleri kapsamında cezaevine de uğradı.

    Kaymakam başkanlığındaki ekip, mahkûmlarla bayramlaşırken akıllarından şu geçti:

    - Mahkûmların çoğu suç işleyebilecek insanlar gibi görünmüyor...

    Bayramlaşma sonrasında oluşan kısa sohbet ortamında sorular bu noktada yoğunlaştı:

    - Sizin suçunuz ne?

    - Karşılıksız çek...

    - Ya sizin?

    - Aynı efendim...

    Sorular arka arkaya sıralandıkça neredeyse yanıtların hepsi aynıydı:

    - Kriz yüzünden çeklerimi ödeyemedim. Şimdi gördüğünüz gibi hapisteyim. Hapse girmem işlerimi daha da kötüleştirdi. Borçlarımı bu şekilde nasıl öderim...

    Hayrabolu Belediye Başkan Yardımcısı Birol Alagöz, sohbet sırasında notlar aldı, ortaya çıkan tablo çarpıcıydı:

    - Hayrabolu Cezaevi'nde Ramazan Bayramı'nın birinci günü itibariyle 55 civarında mahkûm var. Bunların 45 kadarı “çek mahkumu” olarak yatıyor.

    Hayrabolu Cezaevi'ndeki tablo, krizin küçük esnafı, tüccarı, sanayiciyi nasıl zorladığını, “ödenemeyen çekler yüzünden” hapse gönderdiğinin küçük bir örneğiydi.

    Aslında aylardır “çek mağdurları”nın sesi yükseliyor, feryata dönüşüyor... Hükümet de bunları duyuyor...

    Ancak...

    Çek mağdurlarını hapisten kurtaracak yasa değişikliği bir türlü beklenen hızla TBMM'den geçmiyor...

    Kimse, piyasanın kötü niyetliler tarafından “karşılıksız çekler”le dolandırılmasını istemez...

    Ama...

    Bu işin bir “denge”sinin olması gerekmez mi?

    Eğer cezaevleri “çek mağdurları”yla dolup taşıyorsa, bu işe bir çözüm bulunamaz mı?

     

    Makhan ihracatçılara ‘Rusya için artık biz varız' turu atıyor

     

    MAKHAN Lojistik Taşımacılık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret'in Genel Müdürü Ufuk Erden, geçen gün Rusya'da mağazaları olan bir konfeksiyoncuya uğradı:

    - Rusya'ya mallarınızı biz götürelim.

    Konfeksiyoncunun mallarının Rusya'daki gümrüklerde 1.5-2 ay takıldığı olmuştu. Doğal olarak bu teklifle ilgilendi:

    - Sizden ne tür hizmet alabilirim?

    - Siz Rusya'daki mağazanıza göndereceğiniz malı Türkiye'de bize satacaksınız.

    - Eee, sonra?

    - Rusya'da sizin malınızı biz size satacağız...

    - Kendi malımı niye size satıp, sonra sizden alayım ki?

    - Ürünleriniz Rusya'ya bu yöntemle sorunsuz girer...

    Konfeksiyoncu, “Çok aklıma yatmadı ama ben yine de düşüneyim” diyerek Ufuk Erden'e teşekkür etti.

    Rusya'da gümrük sorunu çözüldüyse, ihracatçıya neden böyle teklifler gidiyor?

     

    Arzu Kaprol, Türk Telekom'u giydiriyor

     

    GEÇEN perşembe sabahı THY'nin İstanbul-Ankara uçağı... Oyak'tan Asaf Ardak ve TÜHİD Başkanı Fügen Toksü'yle birlikte Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Medya ve İletişim Meclisi toplantısına gidiyoruz.

    Koltuk komşumuz,
    Türkiye'nin önde gelen modacılarından, adıyla markalaşmış Arzu Kaprol:

    - Ankara'da modayla ilgili bir iş mi var?

    - TOBB'un Ali Sabancı başkanlığında yeni kurduğu “Genç Girişimciler Kurulu”nun tanıtım toplantısı var. Ben de o kuruldayım.

    - Tasarım gündeminizde
    neler var?

    - Şu anda Türk Telekom personeli için tasarladığımız giysiler hazırlanıyor. Yakında giymeye başlayacaklar...

    - Siz bir de Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) “kamuflaj elbisesi” tasarlamıştınız...

    - Evet... 4-4.5 yıl kadar önce gündeme gelen bir projeydi. TSK, ilk kez Atatürk'ün öncülüğünde ünlü bir modacıyla, Coco Chanel'le çalışmış. İkinci modacı ben oldum.

    - Sizi epey heyecanlandırmış olmalı...

    - Benim için gurur verici bir olaydı. TÜBİTAK, uydudan 7 bölgenin fotoğrafını çekmiş, Schoeller'e de desenleri hazırlatmıştı. TSK, Schoeller'e tasarımcı konusunda danışınca, onlar da beni önermişti. Çünkü, Schoeller'le daha önce Çelebi Yer Hizmetleri'nin elbiseleri için çalışmıştık.

    - TSK'yla çalışmalarınızın devamı var mı?

    - Elbette olacak...

    - Altınyıldız-Network'le çalışıyorsunuz... Memnun musunuz?

    - 2002'den beri onların tasarım yöneticiliğini yapıyorum. Onlar da Arzu Kaprol mağazalarını yönetiyorlar. Gayet iyi gidiyor. Ayrıca, Arzu Kaprol Home ile de Zorlu Grubu'yla işbirliği içindeyiz. Bu ürünler Linens mağazalarında satışa sunuluyor.

    - Arzu Kaprol olarak cironuz ne kadara ulaştı?

    - 3.5 milyon TL dolayına çıktık...

    Ali Sabancı, “Genç Girişimciler Kurulu”na üye seçme kriterlerini, “Şık isimler değil, iş yapanlar” diye açıkladı...

    Arzu Kaprol'de ikisi birden var...

     



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Vahap MUNYAR
    Tüm yazıları