23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    25 Ekim 2009
    Kanat ATKAYA  katkaya@hurriyet.com.tr

    Bak şu Endaze diyene

    ŞU sıralar herkesin söylediği türden şeyler söylüyor aslında beyefendi.

    “Gırtlak dokuz boğumdur” diyor, “Lafları kuyumcu terazisiyle ölçüp biçip kullanmak gereken bir dönem” diyor.

    Laubaliliğin lüzumu olmadığını söylüyor beyefendi; “Çilingir sofrasına, muhabbetine meze olacak konu değildir bu” diyor.

    Derin düşüncelerin insanı ciddiyete davet ediyor herkesi; “Vebali büyüktür haaa! Dikkatli konuşulmalı” diyor.

    “Saçmalamayınız ey saçmalayanlar!” diyor ve devam ediyor: “Aklını başına toplasın herkes tamam mı?”

    Peki kim bu olgunluk timsali beyefendi?

    Kim bu Nobel'lik, Grammy'lik, Oscar'lık, Altın Ahududu'luk performansı sergileyen yüce şahıs?

    “Osmanlı olsaydı, Apo'yu Paşa yapardı” diyen Bay Türköne.

    “Türkbükü'ne Başıbozuk Paşa Açılımı”nı gündeme kazandırmış olan Bay Türköne bunları nerede söylüyor peki?

    Perşembe akşamı Samanyolu Haber'deki “Endaze” programında...

    Endaze mi demiştiniz?

    Kantarın Topu veya Dalak Yarmaca da olurmuş.

    Ha-ha-ha, ho-ho-ho!

    Benim aklıma bugün daha komik bir espri gelmesine imkân yok.

    Allahtan benim gırtlağım da dokuz boğum...

     

    Hasan Cemal'e hain saldırı (!)

     

    ŞAKASI bile hoş değil derler ya, dünkü Vatan Gazetesi'nde Hasan Cemal'e, ‘Has Cimbomlu Haso'ya böyle bir hain saldırı gerçekleştirildi.

    Photoshop marifetiyle Hasan Cemal'e Fenerbahçe forması, koyu Fenerbahçeli Mustafa Oğuz'a da Galatasaray forması giydirilmiş.

    Mustafa Oğuz'a da yazık tabii ama onu artık Mehmet Y. Yılmaz savunsun!

    Hesapta beraber çıkılan Almanya seyahati sırasında iddiaya tutuşulmuş, bu akşamki maçta kaybeden taraf Şamdan'da törenle rakip takımın formasını giyecekmiş.

    Palavra!

    Sürmanşetten palavra!

    Hasan Abi maç arkadaşım, nasıl iyi Galatasaraylı olduğunu iyi bilirim.

    Telefonda “Zafer Mutlu liderliğindeki Fener çetesinin işi bu di mi abi?” diye sordum.

    “Tabii” dedi.

    Bu konu üzerine robot kamerasız ortamda serbest şekilde konuştuk, onları buraya aktarmayayım.

    Kendisi bugün Milliyet'teki sütununda muhakkak değinecektir.

    Hasan Abi “Yahu lafı geçti de böyle bir iddiaya girmedim ben. Bir gün Avrupa'da final oynarsa destekleyebilirim Fener'i dedim sadece” diyor.

    Başın öne eğilmesin Hasan Abi!

    Herkes hakkında üç aşağı beş yukarı fikrimiz var.

    Sana bunu yapanlar, Arda'ya “Futbol İkoncanı” diyerek moralini bozmaya çalışanlar (Akşam'ın da yatacak yeri yok!), günlerdir Sabri haberi yaparak (Onun yaptığı daha büyük ayıp, onu da söyleyeyim!) Fener tribününü iyice gerenler hep aynı şeyin peşinde.

    Maçlar kazanılır, kaybedilir, çok mühim değil.

    Her yıl en az iki kere karşılaşıyor Galatasaray ve Fenerbahçe.

    Ve bir gün yine yeneceğiz sevgili dostumuz Fener'i sahasında.

    Kaldı ki; bundan 100 yıl önce, 17 Ocak 1909'da Papazın Çayırı'nda ilk kez karşılaştığımızda 2-0 biz galip gelmiştik.

    4 Ocak 1914'e kadar 5 yıl, 8 maç beklemesi gerekmişti Fenerli dostlarımızın sahalarında bizi ilk kez yenebilmeleri için.

    Bugün niye olmasın?

    Hem bugün değilse ne zaman; bu kadroyla değilse hangi kadroyla?

    İyi maç olsun, kazananı kutlayalım, önümüzdeki maçlara bakalım.

    Ve bu sefer mümkünse kazanan biz olalım.

    O zaman kime ne forması giydiriyoruz, ona da bakarız.



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Kanat ATKAYA
    Tüm yazıları