Yalçın BAYER ybayer@hurriyet.com.tr
İşte kamu binası yakınındaki baz
18.10.2009 tarihli köşenizde baz istasyonları kamu binaları yakınına kurulamaz yazınızı okudum. Baz istasyonları ile ilgili çok sayıda dava olduğunu ve bazı davaların kazanıldığını biliyorum.
Merak ettiğim konu Sıhhiye'de bulunan Adliye binasının çatısına baz istasyonunun kurulması ve buna resmi makamın izin vermesi... Adliye binasının tam karşısında okulların olması, Adliye binasında çok sayıda çalışanın olması, baz istasyonları kurmaya engel olmamakta binlerce genç ve yetişkinin sağlığı tehlikeye girmektedir. Bu konuda neden insan sağlığı hiçe sayılmakta, gereken cezalar neden verilememekte merak ediyorum. Pazar günkü yazınızın bir bölümünde binanın yakın çevresinde baz istasyonu varsa durum ilgili yerlere bildirilir ifadesi yer almaktadır. Bu ilgili yer yargı yani mahkemeler ise zaten kendi çatısında baz istasyonu kurulmuştur. Yorumunu halka bırakıyorum. F.ERKEM
Suçum, Atatürk ilkelerine bağlı olmam
YAŞADIĞIM bir olayı sizinle paylaşmak istedim. 27 Haziran 2009 da yapılan ilköğretim müfettiş yardımcılığı yazılı sınavını kazandım. Sözlü sınavda da çektiğim soruları bildim. Ayrıca hem Eğitim Fakültesi hem Hukuk Fakültesi mezunuyum. Buna rağmen sözlü sınavda elendim. Tek suçum Atatürk ilkelerine bağlılığı açık olan Eğitim İş Sendikası'na üye olmaktır. Hesabımı ilahi adalete bırakıyor, tarafsız olacaklarına yemin edip taraflı olanlara eğer varsa hakkımı haram ediyorum. Aynur ÖZDEMİR Bu firmalar müşterisine neden zorluk çıkartırlar
ANADOLU Seyahat firmasından Ankara-İzmir (22 Eylül 2009, 00.59) ve İzmir-Ankara (18 Ekim 2009, 23.00) gidiş-dönüş otobüs bileti aldım. Bu esnada babamı kaybettim. Nasıl olduysa biletimi kaybettim. Dönüş tarihim görev gereği 20 Ekim'e kalınca ben de ötelemek istedim, ancak bilet olmadığı takdirde bir şey yapılamayacğı söylendi. Firmanın merkezi dahil yaptığım başvurular sonuçsuz kaldı. Benim merak ettiğim hususlar aşağıdadır: 1- Müşterinin adı ve kredi kartı ödemesi de belli iken nasıl işlem yapılamaz? 2- Trafik kazaları dahil tutulan tutanaklar, devletin adli kurumlarınca belge kabul edilirken biletler için aynı işlem neden uygulanamaz? 3- Allah muhafaza, yangın veya selde bileti kaybetsek mağdur mu olacağız? 4- Kredi kartı ödemesi belli olmasa, kısmen hak vereceğim, ama orada da ödemeyi yapan belli iken neden sıkıntı yaıyoruz? Para miktarından çok uygulama beni rahatsız etti. Ramazan BAYRAKTAR
‘Devlet benim, herşeyi yaparım'
FRANSA Tarihi'nde, 1643-1715 yılları arasında tam 72 yıl tahtta kalan XIV. Louis, Fransa'yı mutlak monarşi ile yönetmiş ve “Devlet benim” demişti. AKP yönetimi de aynen XIV. Louis gibi, “Devlet benim, istediğimi yaparım” felsefesi ile Türkiye'yi yönetir duruma gelmiştir. Demokrasiden ve insan haklarından uzak yönetim anlayışının son örneği TRT vergileri uygulamasıdır. TRT, devlet adına radyo ve televizyon yayınlarını gerçekleştirmek amacıyla, 1 Mayıs 1964'te, özel yasayla özerk bir kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kuruldu. Kurulma aşamasında, ülkedeki tek haberleşme kaynağı olması nedeniyle (1982'ye kadar) kamu kaynaklarından finansmanı yoluna gidilmiştir. Ne var ki, 1982'den sonra özel TV ve radyo kanallarının faaliyete geçmesi ile, TRT'nin tek haber kaynağı niteliği ortadan kalkmıştır. Bu durumda, TRT'nin kamudan beslenmeye devam edilmesi, haksız bir uygulama olup Anayasa'ya (madde 10) da aykırıdır. Günümüzde TRT'yi finanse etmek amacıyla sormadan, zorunlu olarak halktan para toplanamaz. Türkiye halkı artık haberleşme kanallarından sadece birisi niteliğini taşıyan TRT'ye para vermekle zorlanamaz. TRT için elektrik faturalarından da pay aktarılamaz, otomobil sahiplerinden de para alınamaz, evlerde, işyerlerinde kullanılan hiçbir elektrikli ya da elektronik cihaz sahibinden TRT'ye para alınamaz. Bu uygulama, kanunsuz ve vergi hukukuna da, mantığına da aykırı bir uygulamadır. TRT halktan para toplamak istiyorsa şu uygulamaya geçmelidir: Yayınlarını (TV ve radyo) şifreye alır ve TRT'yi izlemek isteyenler belirli bir aidat ödeyerek TRT'yi izleyebilir. Günümüzde (yayınlarının kalitesizliği nedeniyle de) Türk Halkı'nın çok az bir kesimi TRT'yi izlemektedir. İzlesin izlemesin herkes TRT'ye para verecek denemez. Türkiye artık karar vermeli: Halk bu ülkeyi yönetenlerin tebaâsı mıdır? Yoksa bu ülkeyi yönetenler bu halkın hizmetinde midir? Bu ülkede gerçekten demokrasi (halkın sözü ve iradesi) var mıdır, yok mudur? İşte asıl sorun buradadır. Semih KALKANOĞLU
|