Kanat ATKAYA katkaya@hurriyet.com.tr
Önler iyi ama arkalar ı-ıh
TEŞBİHTE hata olmaz diye yola çıkıp Galatasaray'ı bir otomobile benzetmek gerekirse, önden çekişli olduğunu görebiliriz.
Hücum hattı ne kadar heyecan vericiyse, defans hattı da o kadar tedirgin edici.
Oyunu rakip sahaya yıktığında ne kadar tehlikeliyse, rakip üzerine geldiğinde o kadar savruk, o kadar beceriksiz.
Artık eskimiş bir reklam sloganını hatırlatan bir hal: “Önler iyi ama arkalar ı-ıh!”
Trabzonspor karşısında ilk 45 dakika boyunca iştahlı, saldırgan oynayan, rakibinin oyun planını devreye sokmasına dahi izin vermeyen bir takım vardı.
Bordo-mavili futbolcular ilk yarı Galatasaray'ın dikte ettiği şekilde gelişmesine engel olamadı.
Trabzonspor gibi bir rakip önünde iki farkı yakalarken daha fazlasını da atacak gibiydi Rijkaard'ın öğrencileri.
Ancak Trabzonspor'un ilk yarı sona Tayfun Cora ile bulduğu gol maçın rengini değiştirdi, maçın heyecan dozunu artırdı.
İkinci yarıda Karadeniz ekibi maçı daha da güzelleştirdi.
Galatasaray'a sürekli kontra yumruklar çakmaya çalıştı ve bunda başarılı da oldu.
15 dakikalık mükemmel Trabzon fırtınası maça boyut değiştirdi:
Futbol için güzel, Galatasaray için kötü haber!
Trabzon temsilcisi başarılı yarma harekatları düzenleyerek Galatasaray defansını epeyce hırpaladı.
Skorun yeniden eşitlenmesi, Turkcell Süper Lig'in ortalama kalitesinin çok üstündeki maçın -iki takıma da teşekkür borçluyuz- heyecan dozunu da artırdı.
Üç ihtimale de şans tanıyacak şekilde gelişen oyun için nihai kararı veren yine Galatasaray oldu.
Baros sahne aldı, önce Kaptan Arda Turan'a bir gol attırdı, sonra bizzat kendisi attı!
Ancak dedik ya, maç güzel; son düdükten önce bu iş bitmez.
Yıkıldığı sanılan Trabzonspor bir daha ayağa kalkmayı başardı ve skoru 4-3'e getirerek stadı erken terk etmek isteyenlere “Biraz daha oturun bakalım” dedi.
Yüklendi Trabzon, son saniyeye kadar puanı kovaladı fakat başarılı olamadı.
Bu maçı kazanmak Galatasaray açısından üç puandan fazlası demekti.
Zor da olsa amacına ulaştı.
Fakat bu defans tedirginliği yok mu?..
Onu ne yapacağız?
Damardan nostalji
G.SARAY-Trabzonspor maçını seyredenler arasında Gheorghe Hagi de bulunuyordu. Frank Rijkaard ve Gheorghe Hagi aynı stadda! Benim gibi 1980'ler ve 1990'ların futbolunu seyretmiş olanlar için ik
büyük efsane, damardan
nostalji!
Sabri, Ayhan, Keita
SABRİ sadece futbol oynadığında vazgeçilmesi zor bir futbolcuya dönüşebiliyor. Keita ile uyum problemleri sürmekte ancak işaretler olumlu. Sadece futbol oyna Sabri, bak Ayhan'dan örnek al.
AYHAN demişken... Yok olduğunda etkisi ortaya çıkıyor. Dün akşam takım için önemini gösterdi. Taktik faul yapabilecek, oyunu okuyabilecek adam eksiğini kapatıyor.
KEITA gibi top saklayan futbolcu çok az gördüm. Top yaklaşırken çevresinde görünmez bir duvar oluşturuyor. Vücudu top yaklaşırken “iskelet anahtarlık” gibi dağılıyor, sonra topla buluşunca toparlanıyor. Seyretmek çok güzel...
|