23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    18 Ekim 2009
    Doğan HIZLAN  dhizlan@hurriyet.com.tr

    ‘Öptüm!'

    FRANKFURT ALMANYA'da yaşayan ve çalışan bir ekonomist dostumun anlattığının ilginizi çekeceğini umuyorum.

    Kızı Nergis, Gymnasium'da 11. sınıfta okuyor. Okulda Türk ve Alman öğrenciler birlikte ders görüyorlar. Alman öğrenciler çoğunlukta.

    Arkadaşım işinden evine döndüğünde, kızını arkadaşlarıyla birlikte evde çalışırlarken buluyor. Çalışma bitip sıra vedalaşmaya geldiğinde, dostum bakın neye şaşırıyor:

    Alman öğrenciler, “Öptüm!” diyerek Nergis'ten ayrılıyorlar. Oysa Almanlar veda için, “Tschüss” “Bye” veya “Ciao” derlermiş.

    Bir arada yaşamanın etkileşimini, devletler, hükümetler önleyemiyor.

    Okul sıralarındaki arkadaşlık; kültürler, diller arası diyaloğu oluşturan en önemli husus.

    Benim gençliğimde de birçok kimse birbirine “Öpüldünüz!” derdi. İyi öykücü, sevgili dostum Tarık Dursun K. bu deyişi çok kullanırdı.

    İspanyolca bilen bir arkadaşım da İspanyolların da veda için, yakın dostlarına “Besos” (Öpücükler) dediğini söyledi.

    Birlikte yaşadığınızda, ortak kelimeleri kullanıyorsunuz.

    Dostluklar, dilde yankısını buluyor.

    ¡   ¡   ¡

    BENİM için Almanya her zaman önemlidir.

    Bu ilişkiye daha çok edebi açıdan bakarım. Almanya'da yaşayan, Almanya'yı yazanların, bizim orayı, Almanları tanımamız için yararına inanırım.

    Ayrıca Almanlar da onların yazıları aracılığıyla bizi tanımışlardır.

    Önceki gün yapılan konuşmalarda, temel bir ayrıma değinildi.

    Bazı kimseler buraya geçici olarak gelmeye karar verdiler ve döndüler, izlenimlerini, bu toplumdaki yaşantılarını yazdılar.

    Ama bir başka kuşak buraya yerleşmeye geldi, onların edebiyatı daha farklıdır.

    Nasıl iki dilli, iki pasaportlu olunabiliyorsa, iki edebiyat tarihli neden olmasın.

    Onları hem Alman edebiyatının sınırları içine yerleştiriyorum, hem de Türk edebiyatının.

    ¡   ¡   ¡

    FUARIN açılışı bana neşe, kapanışı hüzün verir.

    Hayal gücümü çalıştırırım. Yeni yazarlar keşfedilmiş midir, eski yazarlar zirvedeki koltuklarından kalkmışlar veya kaydırılmışlar mıdır?

    Küçük masa başlarındaki konuşmaların sonuçlarını merak ediyorum.



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Doğan HIZLAN
    Tüm yazıları