Doğan HIZLAN dhizlan@hurriyet.com.tr
Ataol Behramoğlu'na armağan
İYİ şair Ataol Behramoğlu'nun değişik yönlerini de ortaya koyan bir armağan kitap yayımlandı.
Şair, düşünür, çevirmen, öğretmen.
Kitabın başında Akademisyen Olarak Ataol Behramoğlu yazısı onun bu yönünü öne çıkarıyor:
“Elinizdeki armağan kitap Ataol Behramoğlu'nun bir bilim insanı olarak Üniversitemiz Anabilim Dalındaki hizmetlerine bir gönül borcunu yerine getirebilmek amacıyla hazırlanmıştır. İçerik, bilimsel çalışmalarla sınırlı tutulmuş ve kitapta yer alan yazarlar Ataol Behramoğlu'nun akademisyen dostları arasından seçilmiştir. Behramoğlu'nun kimlikleriyle de örtüşecek şekilde Şair, Düşünür, Çevirmen, Öğretmen başlığı altında tasarladığımız armağan kitabımızı, gelen yazılara da bağlı olarak dört ana bölüme ayırdık. Şiir sanatını ilgilendiren yazılar birinci bölümü; anlatı, eleştiri, deneme vb. türündeki yazılar ikinci bölümü oluşturdu. Üçüncü bölüm çeviri sanatına ayrılırken kitabın son bölümü olan dördüncü bölümde eğitim-dil-kültür alanındaki yazılar yer aldı.”
Şiir nedir Behramoğlu için. Şiir Üstüne Bazı Düşünceler adlı şiirinden bölümler onun cevabı aslında.
“Şiir organik bir şey olmalıdır
Kendi yaşamımızdan fışkırmalıdır
(...)
Gerçek bir insan yüzü, gerçek bir doğa, gerçek bir toplum
yansımalıdır anlattıklarından”
Şiirlerini okuyanlar, bu düşüncelerin izdüşümünde yeniden kitaplarını okuma gereksinimi duyacaklardır.
* * *
ARMAĞAN kitabının bölümlemesi şöyle:
I. Bölüm: Şiir
II. Bölüm: Anlatı
III. Bölüm: Çeviri
IV. Bölüm: Eğitim-Dil-Kültür
Böyle bir kitapta ilk yazının elbette şiiri üzerine olması gerekirdi.
Kemal Özmen, Behramoğlu Hayatı Dokuyor En Sade Renklerle... yazısında çoğumuzun sorduğu bir soruyu yanıtlıyor, doğru bir yorum getiriyor:
“Ataol Behramoğlu'nun şiirini önemli kılan toplumculuğu mudur? Bence hayır! Tüm doğallığı, içtenliği ve yalınlığı içinde hayatla, somut hayat olgularıyla kurulan ilişki olarak nitelendirebileceğimiz toplumsallığı, Behramoğlu'nun şiirinde öncelikle okurla kurulan bir ‘ön alan', bir yakınlık bağı ilişkisi olarak görmek abartılı olmaz; bu durum, kuşkusuz onun dünya görüşünün de bir gereğidir. Ancak şiiri -dünyayı, eşyayı, insanı algılamada getirdiği geniş olanaklara karşın- ‘toplumcu içerik'le sınırlı alanda değil, başka yerde aramak gerekir.”
İçindeki yazılar, edebiyatın önemli sorunlarını irdeleyen çalışmalar.
Şair, çevirmen yönünü tanıdığınız Behramoğlu'nun öğretim üyeliği üzerine bilgiyi de bu kitaptan öğrenebilirsiniz.
* * *
YAZIMI kitabın son sayfasındaki İnsan Kendisinin Rüyasıdır şiiriyle bitireceğim:
İnsan kendisinin rüyasıdır
Geçerken bir uçtan bir uca ömrünü
Yaşanılanlar anıya dönüştü mü
Geriye bir rüyadan izler kalır
Kimdi o çocuk ben dediğim
O delikanlı ben miydim gerçekten
Şimdi bir tren penceresinden
Başka yaşamlara bakar gibiyim
Zamanı eksilten saniyelerden
Sevinçlerden, üzüntülerden
Hangisi düş, hangisi gerçek
Sonunda sanki her şey eşitlendi
Geriye şiirler kalacak belki
Rüyanın gerçekliğine tanıklık edecek
|