23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    13 Ekim 2009
    Rauf TAMER  rauftamer@posta.com.tr

    Hangisi doğru?

    Mektupları gördünüz mü?

    Nezaketten kırılıyorlar.

    Biri diğerine zatıalinizi ziyaret etmek arzusu ve niyetindeyim derken, öbürü de sizi misafir etmekten mutlu olacağım diye cevap veriyor.


    Keşke hep mektuplaşsalar.


    ***


    Lakin düşünüyorum.


    Ne değişti de birdenbire kibarlaştılar?


    Ne değişti de yüzyüze gelmeye nihayet karar verdiler?


    Ne değişti de randevulaşıyorlar?


    Açılım'ın içi boş
    idiyse, hâlâ boştur. Kimse doldurmadı ki.


    Bu açılım bizi sahiden çatışma ortamına sürükleyecek
    idiyse, yine sürükleyecektir. Suça ortak olunmaz ki.


    Ve...


    1989'da yazılan rapor sahiden bir anahtar veya klavuz
    idiyse, kaybettiğimiz vakte günahtır.


    Ortada yeni bir rapor yok ki.


    Madem görüşecektiniz, ne diye 2 aydır bağırıp çağırıyorsunuz?


    Hangi tehlike vardı da şimdi ortadan kalkıverdi?


    Bizimle alay mı ediyorsunuz?


    ***


    Bir taraftan da felâket haberlerini sıralıyorsunuz.


    Nasıl ki:


    - Kıbrıs'ı Rumlara sattıydık...


    -
    Güneydoğu'yu da Kürtlere sattık. Tamam mı?


    -
    Ülkenin geri kalan kısmını da şimdi Ermenilere satıyoruz. Oldu mu?


    Öyleyse?


    Neyi görüşeceksiniz daha?


    Neyin randevusu bu?


    Yahu sakın siz Amerika'dan yeni bir drektif almış olmayasınız...


    Hadi ben aptalım ama milletin tamamını kör ve sersem mi sanırsınız? 



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Rauf TAMER
    Tüm yazıları