|
|
 |
| Yazarlar |
 |
|
12 Ekim 2009
|
Yalçın BAYER ybayer@hurriyet.com.tr
Maskeli açılımlar
GENELKURMAY'ın, sözünü ettiği asimetrik harekat maskesini değiştirerek ‘açılımlar' şeklinde karşımıza çıkıyor.
Türk milletine sunulan açılımlara bakınız: “Kürt açılımı, patrikhane açılımı, Ermeni açılımı, azınlık malları açılımı, kullanılmayan dillerde Kürtçe-Arapça radyo-TV açılımı, yerleşim yerlerinin isimlerinin değiştirilmesi açılımı...” Üstelik bu açılımlar, vesayet altındaki gibi ‘yabancı gözlemler nezaretinde' imzalanıyor. Açılım heveslileri “Şimdi tam zamanı, fırsatı kaçırmayalım” diye sıraya giriyor. Bu açılımların hangisi; Türk Milleti ile, milli gelir, işsizlik, işçi memur maaşları, işverenin sorunları, üretici ile ilgili. Onun içindir ki, Genelkurmay Başkanı ve İletişim Daire Başkanı'nın açıklamaları doğrudur: Uygulanmakta olan asimetrik psikolojik ‘savaşın boyutları' tahmin edilenden çok büyüktür. Bu savaşın hedefinde Türk Silahlı Kuvvetleri değil, ülkesi ve milleti ile ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti' bulunmaktadır. Av.A.Erdem AKYÜZ-Hukukun Egemenliği Derneği Genel Başkanı
Geçit yapıldı kazalar arttı
JANDARMA Genel Komutanlığı önünden başlayan ve Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan, tahmini 200-250 metre uzunluğundaki alt geçit yapıldığı günden bu yana günlük trafik kazalarına sebep olmaktadır. Çalışma alanım bu güzergahı gördüğü için naklen kazaları seyretmekteyim. Alt geçidin giriş duvarları çarpma izleriyle dolu. Beştepe istikametinden gelen ve JGK.lığı önünden alt geçide hızlı giren araçlar yolun karşısına geçmekteler. Alt geçit ‘S' şeklinde yapıldığından güzergahı tanımayan sürücüler kolaylıkla kaza yapmaktadırlar. Yolun keskin virajı araçları karşı yola atmaktadır. Büyükşehir bu konuda sizin ilgilenmeniz aracılığıyla belki bir düzenlemeye gidebilir. Alper KOÇ
Arınç'ın dilini çözmek
BAŞBAKAN Yardımcısı, partisinin ‘uleması' Bülent Arınç Alanya'da kapalı Kürt açılımını anlatırken, çatmadık yer bırakmamış en son Ordu'ya çatarak zengin, tuzu kuruların çocukları askere alındığında hoş yerlerde askerlik yaptığını, fakir fukara çocuklarının ise askere alındığında Güneydoğu'ya yollanıp kuş uçmaz kervan geçmez dağ başlarında PKK kurşunlarına hain mayınlara hedef olarak öldüğünü... Canı yanmayan tuzu kurularında bu yüzden bu meselenin çözümünü istemediklerini ifade ederek aynen şöyle diyor: “Anadolu çocukları askere gidince aileleri ‘sağ dönecekler mi' diye korku içinde yaşıyorlar. Tuzu kuru olanların derdi yok. Evlerine yakın yerde sevgili çocuklarının askerlik yapmasını temin ediyorlar”... Haklı ve de çok doğru... Sanırım Bülent Arınç Bey, çok iyi tanıdığı bir ‘tuzu kuru' var ki bu tespiti rahat yapmış. Bu çok iyi tanıdık olsa olsa, oğlunun birisi çürük raporu alıp hiç askere gitmeyen, bir diğeri de 20 gün askerlik yapan Başbakan olsa gerek. Başbakan'ın çocuklarına bakarak bu tespiti yaptı ise Arınç'ı alkışlayacağım. Fakat düşünüyorum, düşünüyorum şimdiye kadar Arınç bu konuda tek laf etmedi. O zaman Arınç'ın gayesi üzün yemek falan değil. Büyük ihtimal ki her vesile ile saldırdığı Ordu'ya bir sebep yaratıp bir daha saldırmak olmalı. Yunus BÜLBÜL
|
 |
 |
|
|
|  |
|