23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    7 Ekim 2009
    Rauf TAMER  rauftamer@posta.com.tr

    Tatsız şeyler

    Dünkü gösterilere ne diyorsunuz?

    IMF'yi protesto mu sahi? Ondan ibaret olduğuna inanıyor musunuz?


    IMF karşıtları, ekonomiden anlayan okumuş gençlerdir. Düzeyli ve düzenli çocuklardır. Şiddete başvurmazlar.

    - Bunlar öyle miydi?


    Polis'e molotof kokteyli attılar.


    Sapan kullandılar, taş kullandılar.


    Ellerinde demir çubuklar ve kalın sopalar vardı.


    Sürekli çatıştılar.


    Bankaların ve iş yerlerinin camlarını kırdılar.
    Arabaları devirdiler.


    IMF'yi protestoya benziyor muydu bu? Size hangi çağrışımları getirdi?


    * * *


    Aynı saatlerde


    Evet, aynı saatlerde Ankara'da yine nutuklar atılıyordu.


    Tahrik edici konuşmalar, sert tartışmalar, acımasız suçlamalar.


    Öf yeter.


    Baktım da kimsenin kimseyi yanlış yoldan geri çevirme gibi samimi bir niyeti yok.
    Ortalık ne kadar karışırsa onlar o kadar memnun.


    - Yaşasın anarşi.


    Çünkü terörden daha kötü.

     

    * * *

    Ve Diaspora


    Bütün bu üzüntüler yetmiyor, canımızı bir de Diaspora sıktı.


    - Türkiye'ye ve Ermeni açılımına kesinlikle hayır.


    Elbette.


    Hepsinin keyfi yerinde. Fransa'da Amerika'da yaşıyorlar.
    Uzaktan kumanda'yla da Ermenistan'ı yönetecekler.


    Ömür boyu Avrupa'da yaşayıp son demlerine gelince de “Türkiye'de ölmek istiyorum” diyen Pembe Türkler'den hiç farkı yok bunların. Geçiniz.

    * * *

    Al Capone mu?


    İnsanı rencide etmek ne kadar kolay ve ucuz.


    En azından maliyeyi ve de mahkemeyi etkileyecek bu yakışıksız benzetme karşısında, “Maksadını aşmış” diyemiyorum. “Ağzından kaçmış” diyemiyorum.

    “Herhalde pişman olmuştur”
    hiç diyemiyorum. Buna ad bulamadım.
    Hayretler içindeyim. 



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Rauf TAMER
    Tüm yazıları