GALATASARAY, sert bir tokat hak etmiş demek ki. Bu maç 1-0 bitseydi onun da etkisi büyük olacaktı kuşkusuz.
Fakat tükenişe işaret eden farklı skor, üzerinden fayda sağlanabilir. Bu takım niye böyle oldu? Hücum yeteneğine, seyredene futbol keyfi ve mutluluk veren akıcı futbolcunu hangi aşamada kaybetti, tarzı sorulara cevap bulmak için bundan daha iyi bir zaman olamaz. Galatasaray'ın orta sahasında, defansında, hücum hattında yani totalinde bir problem var. Problem kafada Bu problem direkt adalelerle alakalı bir probleme de pek benzemiyor. Duran topu bile kullanamaz hale gelmişse Galatasaray, problem daha çok kafada demektir. Ders niyetindeki bu mağlubiyetten sonrası Rijkaard'a büyük görev düşüyor. Sorumlu o. Tabi ki ona görev düşecek. Fakat görevi sadece saha içi ile alakalı değil. Beşiktaş örneğindeki gibi psikolojik olarak yetersiz hale gelmiş bir takım var artık elinde. Bunun tahlilini yapmak ve Galatasaray'ı tekrar düze çıkartmak için idman sahasının dışında önemlemler almalı. Ankaragücü, hak ederek kazandı. Ve farkı 3'e taşıyarak Galatasaray'a büyük bir iyilik yapmış oldu. Şimdi Rijkaard, Galatasaray'daki ilk büyük problemi ile baş başa. Yeteneğini ve karizmasını görmek isteriz.