23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    28 Eylül 2009
    Vahap MUNYAR  vmunyar@hurriyet.com.tr

    Pekin Ticaret Ofisi, TİM Yasası'nın işe yaradığının somut örneğini oluşturdu

    DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan'la birlikte Lufthansa Center'daki Türkiye'nin Pekin Ticaret Ofisi'ndeyiz. Ofisin hayata geçmesi konusunda Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi'ye teşekkür etti:

    - Bu ofis, Sanayi ve Ticaret Bakanı'yken benim de karşı çıktığım TİM Yasası'nın ne kadar önemli olduğunun somut bir örneği.

    - Türkiye'nin Pekin Ticaret Ofisi ile TİM Yasası'nın ne ilgisi var?

    - Bu ofis, ihracatçı birliklerinden aktarılan kaynaklarla açılabildi. Faaliyetleri de yine oradan gelecek kaynaklarla yürüyecek.

    TİM, birkaç ay önce yasal alt yapıya kavuştu. Yasa TBMM'de görüşülürken, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile TÜSİAD karşı çıktı. Tezleri de özetle şöyleydi:

    - İhracatçı canla başla çalışıp, Türkiye'nin ihracatını artırmaya çalışıyor. İhracatçının kâr etmesi de eskisi kadar kolay değil. Bu ortamda 200 milyon dolarlık toplam kesinti gündeme geliyor. Bu durum ihracatçıyı zorlar.

    Çağlayan, itirazları artık “yersiz” bulduğunu şöyle anlattı:

    - Dış ticaretten sorumlu Devlet Bakanı olunca, TİM Yasası'nın gerekliliğini anladım. İhracatçıdan yılda 200 milyon dolar kesinti yapılması da söz konusu değil. Çünkü, kesinti için üst limit binde 1, alt limit ise onbinde 2...

    Mehmet Büyükekşi araya girdi:

    - Demir çelik ve otomotiv sektörünü kucaklayan ihracatçı birliklerimiz alt limit dolayında bir kesinti oranı belirledi.

    Çağlayan sürdürdü:

    - Kesintiyi binde 1'den varsaysak bile 2009 ihracatımız 100 milyar doları bulursa, 100 milyon dolarlık kaynak ortaya çıkacak.

    Sonra bir ayrıntının altını çizdi:

    - 50'yi aşkın ihracatçı birliğimiz arasında ortak bir havuz oluşturulacak. Bu havuzda en iyimser hesapla yılda 8 milyon dolar birikecek. Buradan zorlanan bazı ihracatçı birliklerimize destek sağlanacak.

    - Havuzdaki para dış ticaretten sorumlu bakana makam aracı almak için de kullanılacak mı?

    - Devletim yenilemek gerektiğinde bana makam aracı alır. Bu arada şunu da belirteyim, ihracatçı birliklerinde personel giderlerini yüzde 40'la sınırladık. Üç yıl içinde bu sınıra inmeyen birlik kapatılacak.

    - Personel gideri yüzde 40'ı aşan çok birlik var mı?

    Büyükekşi yanıtladı:

    - Bazı birliklerimizde personel gideri yüzde 87'yi bile buluyor.

    Çağlayan, kuralın kendisini de sınırladığına dikkat çekti:

    - Bu uygulamayla kendimi de bağlamış oldum. İstesem de ihracatçı birliklerine personel aldıramam.

    Çağlayan, Türkiye'nin dünyada 115 dolayındaki ticaret müşavirini, ihracatçı birliklerinden sağlanacak kaynaklarla “ticaret ofisleri”yle güçlendirip, “yerel eleman” formülünü de yaygınlaştıracak...

    Yani, ihracatçıya kendi kaynağıyla dünyada rehberlik yapacak...

    Bu yöntem pazarları çeşitlendirip, ihracatı artırırsa, hem ihracatçının, hem de Türkiye'nin yüzü gülecek...

    Çin'de ‘aganigi' işe yaramadı, fındıklı yoğurt gündeme geldi

     TÜRKİYE'de bir dönem, “aganigi naganigi” reklamları yapıp, “Her gün bir avuç fındık iyi gelir” çağrısına sarılan Fındık Tanıtım Grubu, aynı yöntemle Çin pazarına da yüklendi.

    Aradan geçen zaman, Fındık Tanıtım Grubu'na, şunu öğretti: 

    - Çinli, sade fındık yemez...  

    Pekin'deki Türk Ticaret Merkezi'nde Fındık Tanıtım Grubu'nun da bir odası var. Görevliler Devlet Bakanı Zafer Çağlayan'a çalışmalarını anlattı:

    - 3 yıl önce Çin'e 1 milyon dolar olan fındık ihracatımız 7 milyon dolara çıktı. Bunda strateji değiştirmemiz etkili oldu.

    - Nasıl bir strateji değişikliği?   

    - Çin'deki çikolata ve dondurma üreticileriyle örnek çalışmalar yaptık. Fındık çikolatanın yanı sıra dondurmaya da girdi. Şimdi fındıklı yoğurt da çıkacak.

    7 milyon dolarlık fındık, Çinli'nin dişinin kovuğunu doldurmaya bile yetmez ama stratejinin değişmesi işe yaramış görünüyor...

    Ticaret Müşaviri uğraştı, Türk şarapları Şanghay'da market raflarına girdi

     DEVLET Bakanı Zafer Çağlayan, Pekin'de Çin'e yakın 15 ülkedeki 17 ticaret müşavirini topladı, 7.5 saat durum değerlendirmesi yaptı.

    Toplantıya katılan ticaret müşavirleri şöyleydi: Osman Yaşar Bekaroğlu (Tokyo), Ender Öncü (Pekin), Gökhan Bayar (Cakarta), Refik Özgür (İslamabad), Ziya Demirdüzen (Yeni Delhi), Selçuk Ün (Bankok), Aydın Temizer (Kabil), Yalçın Gübe (Ulan Bator), Hasan Önal (Kuala Lumpur), İmran Er (Manila), Onur Akalın (Seul), Gökhan Örnek (Singapur), Gülçin Aytekin (Hong Kong), Nail Ersoy (Karaçi), Ergüç Ülker (Melburn), Mehmet Bozkurt (Sidney), Serdar Afşar (Şanghay).

    Çağlayan'ın “Uç beyleri ve bayanları” diye tanımladığı ticaret müşavirleri, ilk kez gerçekleşen buluşmada doğrudan Bakan'a sunum yapma fırsatı bulup, ihracatı artırma formüllerini aktarmaya çalıştı.

    Hong Kong Ticaret Ataşesi Gülçin Aytekin, “Hong Kong, şarapta vergiyi kaldırıp, kapılarını açtı, durumu 60 şirkete bildirdim, ilgilenen çıkmadı” diye yakınırken, Şanghay Ticaret Ataşesi Serdar Avşar, bir gelişmeyi bildirdi:

    - Şanghay'da bazı market zincirleri artık Türk ürünleri köşesi oluşturacak. Çabalarımız sonucu Doluca, Kavaklıdere ve Sevilen şarapları Şanghay'da marketlere girmeye başladı...

    Türk şaraplarının Çin'e kadar uzanması önemli bir açılım...    



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Vahap MUNYAR
    Tüm yazıları