|
|
 |
| Yazarlar |
 |
|
26 Eylül 2009
|
Kanat ATKAYA katkaya@hurriyet.com.tr
Açık havada sahaf gezsek
Geçen sene, yine bu zamanlar olmalı.
O dönemde bir taşınma macerası daha içinde debeleniyordum. Taksim Meydanı'nda günlerce “Buradayım” diye bağıran Sahaflar Festivali'nin ancak son gününe yetişmiştim. The Marmara'nın tam karşısında, belediyenin yıl boyu çeşitli gürültü seviyelerinde etkinlikler düzenlediği alanda toplananlar bu kez sahaflardı.
Yıllardır çoğunlukla küçük, karanlık dükkanlarda faaliyet gösteren sahaf dostlarımın ve tabii neredeyse hiç gün yüzü görmemiş kitapların, dergilerin, afişlerin havalandırmaya çıkmasına sevinmiştim. Tanıdık sahaflarla Taksim Meydanı manzarasında buluşmak, dükkan yığınları içinde bazen kendini göstermekte zorlanan kitapları “yüzüne gözüne renk gelmiş” şekilde görmek iyi bir histi. Bu “Sahaflar günışığına ulaştı, kitaplar nefes alıyor” şeklindeki coşku hali, Mustafa Bey'in tezgahında bulduğum takım Adam Dergileri sayesinde tavan yapmıştı. 1970'lerin enfes erkek dergisi Adam'ı bu kadar iyi durumda bulmak gözlerimi yaşartmıştı.
Fakat dediğim gibi, son gününe yetişebilmiştim; yeterince gezemedim. Aksi gibi o gün de hava bozuktu, bazı sahaf arkadaşlar dükkanı çoktan toplamıştı. Mustafa Bey'e “Ne güzelmiş böyle yahu. Belediye yapsa ya size böyle bir güzellik. Biz Taksim Meydanı cangırtısından kurtulmuş oluruz, kitaplar hak ettikleri tatili uzatmış olur...” dediğimi hatırlıyorum. Böyle bir şeyin sürekli mümkün olamayacağını (Aslında niye olmasın!) biliyordum tabii. Adam dergileriyle beraber aldığım poster kitabını da pakete atan Mustafa Bey “Seneye de yapacakmış belediye. Dur bakalım, inşallah... Bu sene aceleye geldi ama seneye olursa daha güzel hazırlanırız” demişti.
Artık nasıl hazırlandıklarını bugün, yarın bizzat denetleyeceğim! Çünkü sahaf doslar, hazine sandıkları, ganimet katarlarıyla beraber yeniden Taksim Meydanı'na çıktı. Festival dün (25 Eylül Cuma) başladı ve 11 Ekim tarihine kadar da sürecek. Beyoğlu Belediyesi'ni eski oturduğum evin yanında çatır çatır kaçak inşaat yapılırken defterden silmiştim. Fakat bu Sahaf Festivali işini iyi yaptıklarını söylemeliyim. Seçilen tarihin biraz fazla “sonbahar” olmasını eleştirebilirim, “Keşke şu işi daha pırıl pırıl havalarda yapsaydınız” diyebilirim fakat o kadar kusuru kaldırabileceğimi düşünüyorum.
Şimdi, gelelim sadede. Sahaflar artık aramanızı gerektirmeyecek bir yerde, Taksim Meydanı'nda! 11 Ekim'e kadar da her zamanki huzurlu halleriyle orada olacaklar. Kitaplar, afişler, güzel şeyler arasında açık havada 1-2 saat dolaşmak, ucuzundan bir kitap almak veya ne zamandır aranan bir dergiyi bulmak (Bkz. Adam Dergisi keşfi) için ideal bir fırsat. Geçen sene Sahaflar Festivali'ne geç uyanmamın sebebini taşınma zırvasından çok tanıtım eksikliğine bağlamıştım. Bu sefer önlemimi aldım, erken uyandım, sizi de duruma uyandırdım. Bana güvenin, ne harcadığınız zamana ne de harcadığınız paraya acıyacaksınız. “Hafta sonu ne yapsak?” sorusuna bir cevap da ben vermiş olayım: Açık havada sahaf gezsek?.. İyi olmaz mı? Olur, olur, emin olun!
|
 |
 |
|
|
|  |
|