23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    22 Eylül 2009
    Kanat ATKAYA  katkaya@hurriyet.com.tr

    Kongo usulü

    GALATASARAY'ın galibiyet serisi belki de böyle bir maçla sona ermeliydi.

    Ciddiyim. Semtinin takımına, kurulduğu okula iki dakika uzaklıktaki modernize edilse de derme çatma bir sahada durmalıydı yürüyüş.

    Hatta iyice enteresan olsun diye Yılmaz Vural'ın takımına takılıp sendelemeliydi.

    Aynen böyle olmalıydı.

    Mesela maçın 10 dakikası dolmadan rakip defans oyuncusu uçarak ve parmaklarının ucuyla topu çizgiden çıkarmalıydı.

    Hakem görmemeliydi bu elle kurtarışı.

    Taraftarına bilet için 120 bin TL fiyat çekilmeliydi.

    Sezonluk kombinesi 90 TL eden stadda böyle bir ayıp da yaşanmalıydı.

    Haa, bu arada topu elle çıkartan, hem penaltıdan hem kırmızı karttan sıyıran futbolcu da Ali Güneş olmalıydı.

     

    Peki bunlar 10 dakikalık dramı açıkladı diyelim.

    Ya sonrası? İlk yarı Galatasaray, Yılmaz Vural'ın takımına karşı futbol külüstürlüğünden öte bir şey sergileyemedi.

    Pozisyon üretemedi, top kaybetme rekoru kırıp savunmasında gülünç durumlara düştü. Havası bozuldu, tadı kaçtı, oynayamadı.

    İkinci yarı Rijkaard hücum enstrümanlarını tazeleyerek çözüm üretmek istedi.

    Baros ve Elano'nun yerine Keita ve Nonda girdi.

    Tıpkı -artık süper ötesi ligimizde bulunmayan- Ankaraspor maçında olduğu gibi yeni enstrümanlardan fayda da sağladı. Keita pasladı, Nonda şutladı: 1-1.

    “Bu skoru artık ne kadar korursak; haydi beyler” taktiğiyle ikinci yarıya başlayan Kasımpaşa'ya efelenmeyi sürdürdü Galatasaray.

    Kenardan geldi, öfkeyle geldi, kısa paslarla geldi, düşünerek geldi, sıkılarak geldi, duran toplarla geldi.

    Fakat bütün bunları savruk bir şekilde yaptı. Zaman daralırken, hatta biterken yedek golcü Nonda bir daha sahne aldı.

    Önce öne geçirdi takımını, sonra gol ortalamasını koruması için bir gol daha attı.

    Kongo usulü hat-trick ile arkadaşlarının havasını korudu.

     

    Bu maçtan çok ders çıkartmak gerektiği gün gibi aşikar.

    Bir de bu Keita rotasyon filan dinlemez, ayaktaysa oynamalı.

    6'da 6 meselesine ise fazla takılmayın. Marifet mayıs ayındaki galibiyet sayınızı artırmakta.



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Kanat ATKAYA
    Tüm yazıları