23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    18 Eylül 2009
    Kanat ATKAYA  katkaya@hurriyet.com.tr

    Umut arttı

    FUTBOLDA şans biraz da oynamak isteyenin veya doğruları yapmaya çalışanın yanında oluyor galiba.

    Atina seferi öncesinde Galatasaray'da manzara belliydi: Stoper mevkiinde arıza var, defans sarsılabilir, Arda yorgun. Yani genel beklentiler Galatasaray'ın utanç vermeyen bir yenilgi veya beraberlikle dönmesinin yeterli olacağı yönünde.

    Goller harikaydı

    Grubun en zor maçını başta oynamak kimilerine göre dezavantaj. Kimilerine göre avantajdı falan filan... Tabi bu arada “tribün baskısı” acayip olacak tarzı göz korkutmalar da cabası. Fakat Galatasaray, maça öyle bir başladı ki, öyle bir noktada gol attı ki, hem tribünleri hizaya getirdi. Hem de rakibi demorilize etti. Panathinaikos'un toparlanması için 15-20 dakika geçmesi gerekti. Bu süreçte de Galatasaray, Mustafa Sarp ve Emre Aşık gibi futbolcularının ekstra performansıyla ayakta kaldı. İlk yarıyı önde bitirmek büyük avantajdı, ikinci yarının başında skoru ikiye katlamak harikaydı.

    G.Saray'ın Avrupa macerasına 3 gollü bir deplasman galibiyetiyle başlaması ve bunu sorunlu gözüktüğü bir maçta becermesi taraftarın umudunu daha da arttıracağa benziyor. Panathinaikos'un attığı gol skorsal açıdan bir nevi adeletin yerine gelmesi oldu. Panathinaikos'un bu kadar kaçırıp bir tane atamasa o da kendi içinde bir ayıp olurdu. Klasik tabirle: Nazar boncuğu!

     



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Kanat ATKAYA
    Tüm yazıları