23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    3 Eylül 2009
    Kanat ATKAYA  katkaya@hurriyet.com.tr

    Öğleden sonra Beyoğlu açılımı

    PRATİK buz üretme torbası almak için ara sıra uğradığım “ambalajcı”daki tezgahtar açılım meselesinin sırrını çözmüş bir tavırla konuşuyor:

    “Ölümü gösterip sıtmaya razı edecekler akıllarınca.


    Federasyon diyorlar.. Sor bakalım Kürtler ayrılmak istiyor mu?

    Var mı böyle âlâ memleket?

    Hangi Kürt İstanbul'u bırakıp dönecekmiş, göstersene bana?

    Haydi o zaman, çek sınırı ağam/paşam! Ben burada, sen yallah oraya!

    Yaa, istemezler o zaman di mi?

    Türkiye bu numaraları yutacak, çapulcuya meydan bırakacak ülke değil..”

    * * *

    Tünel'de kahve molası.

    Yan masada iki hanımefendinin konuşmasında hararet ibresi çaresiz kalmış titremekte:

    “Ayol bunlar göz göre göre bölecek ülkeyi.

    Baksana neler neler diyorlar.

    Asmadılar kör olasıca katili; şimdi mektup yollayacakmış daaaa, onu bekliyorlar.

    Sus, sus, sus nereye kadar?

    Haber seyredemez hale geldim. Bakıyorum çıkmış oraya yine konuşuyor..

    Bir sinir, bir baş ağrısı bende; kendimi komalara vurdum..”

    * * *

    Garson tanıdık.

    Galatasaray mevzuunu normalden kısa kesip lafı açılıma getiriyor.

    Hesapta bana fikir soruyor fakat asıl amacı görüşlerini paylaşmak.

    “Dökül usta!” ifadesiyle onay veriyorum:

    “Ne görüşmesi, ne açılması yahu? Bombala gitsin!

    Ova olsun oralar canına yanayım!”

    Gözümdeki “Yavaş gel!” ifadesini hemen çözüyor:

    “Tabii o da çözüm değil, okul yapmak lazım..”

    “Okul var da, mesele o değil galiba” diyorum:

    “Benim amcamın oğlu orada askerlik yaptı. Ne çektiğimizi biz biliyoruz.

    Gitsinler anasına sorsunlar. Kadın 11 ay uyku uyumamıştır.

    Sapasağlam geldi Allah'a şükür. Ya şehitlerin anaları?..

    Ben ekmeğimi düşünüyorum.

    Herkes ekmeğini düşünse ya..

    Türk'ü Kürt'ü mü var; açsan açsın.

    * * *

    Arkadaşımla çay/çene ortamı yaratmışız.

    “Benim anladığım hem Amerikalı askerlerin Irak'tan tahliyesi hem de yeni enerji hattının güvenliği için bu iş acele tarafından pişirilip ortaya atıldı” diyor.

    Susmuyor, devam ediyor “Hani bu Ahmet Türk ‘Cin şişeden çıktı' diyor ya; doğru diyor ama benim de diyeceğim var:

    Lamba kimin elinde? Kim sürttü elini ve çıkardı bu cini? Çarpar mı bu lamba cini hepimizi birden? Ha, ne dersin?”

    Aklım garsonda kalmış: “Annelerin hepsine huzurlu uykular sunan bir ülke olabilsek keşke” diyorum.

    Bütün hassasiyetiyle “Şiir mi okudun lan sen?” diyor.

    Bir Beyoğlu öğleden sonrasında açılım işte böyle de konuşuluyor.



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Kanat ATKAYA
    Tüm yazıları