23 Kasım 2009 tarihli Anasayfa'ya dönmek için tıklayın.
KANALLAR
  • Anasayfa
  • English
  • Yazarlar
  • Ankara
  • Ege
  • Planet
  • Ekonet
  • Son Dakika
  • Gündem
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Piyasanet
  • Spor
  • Teknoloji
  • Teknoloji 2007
  • Eğitim
  • Kültür Sanat
  • Sinemalar
  • TvRehberi
  • Magazin
  • Özel Dosyalar
  • Hava Durumu
  • Astroloji
  • En iyi On
  • Kelebek
  • Cuma
  • Cumartesi
  • Pazar
  • Seyahat
  • Hürriyet İK
  • Bize Ulaşın
  • Üyelik
  • Reklam
  •  Yazarlar
    1 Eylül 2009
    Kanat ATKAYA  katkaya@hurriyet.com.tr

    Mor formaya düşen gölge

    DAKİKA 60. Maç kilit. Rijkaard ve kurmayları, hücum silahlarını tazeleme kararı alıyor: Baros-Elano dışarı, Nonda-Kewell içeri. İlk bir saatte oluşan manzara şöyle:

    Sezon başından bu yana her maç daha da hızlanan bir lokomotifi andıran Galatasaray hücum hattı yavaşlamış. Bol gollü performanslara alıştıran Galatasaray'ı seyredenler, 15'inci dakikadan itibaren “Eeee, atmıyor muyuz usta?” demeye başladı.
    Dünkü cevap “Bugün atmıyoruz usta!..” idi.
    Elano'nun katılımı mı yavaşlattı Galatasaray'ı?
    Arda, yeni düzeni mi yadırgadı?
    Mehmet Topal, henüz hazır değil miydi? Sarp, yoruldu mu?
    Baros, formsuz mu?
    Peki Sabri?..
    Ne diyorum ki ben? Sabri işte; olacakları olduramayan, olmayacakları olduran Sabri!
    Rijkaard ve Neeskens'in makinesinde anlık parlamalarıyla göz kamaştıran Keita, formda Servet, sakatlık dönüşü iyi duran Hakan Balta dışında performans düşüşü gözleniyor.
    Bir de “Madem öyle De Sanctis de kalabilirdi” dedirtme noktasına doğru hızla ilerleyen Arjantinli kaleci, takıma geldiğinden beri en aktif maçını oynamak durumunda kaldı.
    Görevini yaptığını söyleyebilirim.
    * * *
    Dakika 60'a böyle geldik işte.
    Tam efkâr bünyeyi basarken..
    Tam “Oy, oy! Geçen sezonun gölgesi düşüyor mor formaya. Tek pas veya stop-pas'ların yerine anlamsız driplingler gelmiş yine. Oy, oy! Yine enlemesine enlemesine oynamalar...” derken, yani 60'ı, 70'i devirmişken..
    Önce Oz Büyücüsü, “One and only/Tek ve biricik” Kewell çıktı ve Arda'nın köşe vuruşunu golle tamamladı.
    Yüce Duran Top!
    Sonra oyuna girip Ankaraspor defansının ayarıyla oynayan Nonda cetvelle ölçüp biçip vurdu.
    Rijkaard dün gece düşeş attı, düşeş geldi. “Oynamayanın yerine oynayan bulunur” mesajını bu kadar net vermeyi eminim kendisi bile ummuyordu.
    Liderliği bir gün sonra devralmak güzel.
    Kötü Galatasaray nasıl olacak bir fikir de edinmiş olduk.
    Ankaraspor'a gelince..
    “Vaaay, bravo Gökçek” diyecek halim yok herhalde; yazık, ne diyeyim!
    Türk futbolu için utanç verici bir sürece kurban olan Ankarasporlu futbolcuları, “Bu şartlarda çok iyi oynadınız arkadaşlar” diye teselli etmek mümkün olur mu?



    arkadaşıma yolla yazıcı için
    Yazarlar Arşivi
    Kanat ATKAYA
    Tüm yazıları