Altan Tanrıkulu altant@hurriyet.com.tr
Farklı ama yavaş
ADI üstünde hazırlık maçı. 2-0 kazanmanızla 5-0 kazanmanız arasında çok da fark yok aslında. Önemli olan yenilerle eskilerin uyumu. Teknik direktörün istedikleri sahaya ne derece yansıtabildiği. Alınan oyuncuların kalitesinin ne düzeyde olduğu.
Önce Bilica. Lugano'nun sertliği yok Bilica'da. Rakip forvetleri yıldıracak, oyundan düşürecek ısırganlıkta değil. Bu rolü şimdilik Önder'e vermiş gibi Daum. Bilica'nın artısı geriden oyunu kurma özelliğinin üst düzey oluşu. Sezgisi güçlü bir futbolcu. Hücumda da zamanlısı iyi.
Dos Santos'un transferi için hemen tüm Türkiye “doğru ve yerinde bir transfer” yorumu yapmıştı. Genç Brezilyalı ilk goldeki güzel ortasıyla kendini gösterdi. Rahat oyunuyla dikkat çekti. Adam eksiltmesi, tek top oynayışıyla yabancılık çekmediğini gösterdi. Akıllı vuruşuyla da Fenerbahçe'nin istediği tarz bir oyuncu olduğu gözüktü. Sanırım yol yorgunluğu yüzünden kondisyonu biraz düşüktü.
Cristian bir devre oynadı. Pozisyon almayı iyi bilen bir oyuncu. Mehmet, Deniz ve Selçuk'la girişeceği rekabette forma giymesi için pas yüzdesinin ve top çalma oranının daha üst seviyeye çıkması gerek.
Eskiler adına çok fazla yorum yapmak gereksiz. Sadece Carlos'un, solbek oynayan bir oyununcunun transfer edilmesiyle daha rahat ileri çıktığını eklemek gerek.
Takımdan ayrılan oyuncuları düşündüğümüzde yeni gelenlerin kaliteyi yüksellitiği kesin. Ama hala hızlı oynayan, çabuk atağa kalkan bir takım değil Fenerbahçe. Maalesef bu da dünya futbolundaki yerinizi belirleyen önemli bir özellik.
|