Hürriyet Haber - Gündem - Ekonomi - Spor
SON DAKİKA
PİYASANET
EKONET
SANS OYUNLARİ
SİNEMALAR
TVREHBERİ
MAGAZİN
ÖZEL DOSYALAR
HAVA DURUMU
ASTROLOJİ2011
EN İYİ ON
HÜRRİYET İK
BİZE ULAŞIN
ÜYELİK
REKLAM
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDİA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
5 Mayıs 2001
Pakize SUDA  psuda@hurriyet.com.tr

Pakize Suda: Ayrılık





Pakize SUDA

Tam göğsünüzün ortasında bir yeriniz acıyacak...

Evinizin sizi içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksiniz...

Sokağa fırlayacaksınız...

Sokaklar da dar gelecek...

Tıpkı vücudunuzun yüreğinize dar geldiği gibi...

Ne denizin mavisi açacak içinizi, ne pırıl pırıl gökyüzü...

Kendinizi taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksiniz...

Birileri size bir şeyler anlatacak durmadan...

‘‘Önemli olan sağlık.''

‘‘Yaşamak güzel.''

‘‘Boşver, her şey unutulur.''

Siz hiçbirini duymayacaksınız...

Gözyaşlarınızdan etrafı göremez hale geleceksiniz.

O'ndan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksiniz...

Hep ondan bahsetmek isteyeceksiniz...

‘‘Ölüme çare bulundu'' ya da ‘‘Yarın kıyamet kopacakmış'' deseler başınızı kaldırıp ‘‘Ne dedin?'' diye sormayacaksınız...

Yalnız kalmak isteyeceksiniz...

Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak...

İkisi de yetmeyecek.

Geçmişi düşüneceksiniz... Neredeyse dakika dakika... Ama kötüleri atlayarak...

Onunla geçtiğiniz yerlerden geçmek isteyeceksiniz... Gittiğiniz yerlere gitmek...

Bu size hiç iyi gelmeyecek... Ama bile bile yapacaksınız.

Biri size içinizdeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksınız... Aslında kurtulmak istediğiniz halde, o acıyı yaşamak için direneceksiniz.

Hayatınızın geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksiniz...

Aksini iddia edenlerden nefret edeceksiniz...

Herkesi ona benzetip...

Kimseyi onun yerine koyamayacaksınız...

Hiçbir şey oyalamayacak sizi...

İlaçlara sığınacaksınız... Birkaç saat kafanızı bulandıran ama asla onu unutturmayan... Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren...

Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek... Boğazınız düğümlenecek, dinleyemeyeceksiniz...

Uyumak zor, uyanmak kolay olacak...

Sabahı iple çekeceksiniz... Bazen de ‘‘Hiç güneş doğmasa'' diyeceksiniz.

Ne geceler rahatlatacak sizi ne gündüzler...

Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksiniz...

Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önünüze çıkana sarılmak isteyeceksiniz... Nafile... Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek...

Rüyalar göreceksiniz, gerçek olmasını istediğiniz... Her sıçrayarak uyandığınızda onun adını söylediğinizi fark edeceksiniz...

Telefonun çalmasını bekleyeceksiniz... Aramayacağını bile bile... Her çaldığında yüreğiniz ağzınıza gelecek... Ağlamaklı konuşacaksınız arayanlarla...

Yüreğiniz burkulacak...

Canınız yanacak...

Bir daha sevmemeye yemin edeceksiniz.

Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinizden...

Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksınız... Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğiniz için kendinizden nefret edeceksiniz...

Yaşadığınız şehri terk etmek isteyeceksiniz... Onunla hiçbir anınızın olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek...

Ama bir umut... Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu... Bu umut sizi gitmekten alıkoyacak...

Gel gitler içinde yaşayacaksınız...

Buna yaşamak denirse...

*

Razı mısınız bütün bunlara?

Hazır mısınız sonunda ölüp ölüp dirilmeye?

O halde áşık olabilirsiniz.

Ama ben hiç tavsiye etmiyorum. Şu günlerde bu durumda olan birini seyrediyorum zira... Dayanılır gibi değil.

mış muş köşesi

Ecevit, ‘‘Pişkinsüt olayı üzücü'' demiş.

Haklısınız, size rakip olmamalıydı değil mi?

Epilasyon yaptıran erkek sayısı her geçen gün artıyormuş.

Bakalım Mehmet Gül buna ne diyecek?

Kadınlar yaşlandıkça daha çok seks istiyormuş.

Ne yapsınlar, fazla işe güce halleri kalmıyor, sırt üstü yatarak yapılacak bir tek o iş var.

A.Menderes, ‘‘Ecevit Bahçeli'ye benzedi'' demiş.

Keşke benzese, Bahçeli hiç olmazsa habire gaf yapmıyor.

Derviş, ‘‘Gücümü halktan alıyorum'' demiş.

Bu da alıcı. Biri de çıkıp bize güç verse...



arkadaşıma yolla yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Pakize SUDA
Tüm yazıları