Hürriyet Haber - Gündem - Ekonomi - Spor
SON DAKİKA
PİYASANET
EKONET
SANS OYUNLARİ
SİNEMALAR
TVREHBERİ
MAGAZİN
ÖZEL DOSYALAR
HAVA DURUMU
ASTROLOJİ2011
EN İYİ ON
HÜRRİYET İK
BİZE ULAŞIN
ÜYELİK
REKLAM
SERVİSLER
BİLGİ YARIŞMASI
AT YARIŞI SONUÇLARI
İDDİA PROGRAMI
CANLI MAÇ SONUÇLARI
MIND
CANLI MAÇ ANLATIMI
BENİM SAYFAM
BUMERANG
SOSYAL İLANLAR
HABER ALARMI
EKRAN KORUYUCU
YENİBİRİŞ
HÜRRİYET EMLAK
HÜRRİYET OTO
GAZETE SERİ İLANLAR
HÜRRİYET KIYASLA
HÜRRİYET AİLE
TİPEEZ
GAZETE-BÖLGE EKLERİ
KELEBEK
CUMA
CUMARTESİ
PAZAR
SEYAHAT
OTO YAŞAM
HÜRRİYET IK
ANKARA
EGE
KURUMSAL
HÜRRİYET KURUMSAL
REKLAM
BİZE ULAŞIN
KÜNYE / İLETİŞİM
UNICEF Kartları ve Hediyelikler
 Yazarlar
17 Şubat 2001
Doğan HIZLAN  dhizlan@hurriyet.com.tr

Bir edebiyatçının olağanüstü güzellikteki mektupları









Doğan HIZLAN

MEMDUH ŞEVKET ESENDAL adı bizim belleğimizde ünlü eseri Ayaşlı ile Kiracıları ile bütünleşmiştir.

Ünlü romancı ve öykücünün bu kez Kızıma Mektuplar'ını tanıtacağım.

Hiç kuşkum yok, mektup edebiyatının Türk edebiyatındaki şaheserlerinden olduğuna ilk satırlada karar vereceksiniz.

MŞE'nin (Memduh Şevket Esendal adını aşağıdaki satırlarda çok bilinen bu kısaltmayla yazacağım) kızı Emine'ye gönderdiği mektupların içerik zenginliğine hayran oldum.

Hayatı ciddiye almakla sarakaya almak arasındaki ince çizgiyi keşfeden bir zeka.

Bu keşfi, yalın ama kendine özgü, çekici bir uslupla edebiyata dönüştüren üstün yeteneği.

Kızı Emine'yi kişilikli bir çocuk olarak yetiştirirken, onunla çevresi arasındaki bağı öylesine hoş kuruyor ki, böyle babaların hayatı güzelleştirdiğini kendi kendime itiraf ediverdim.

Büyük elçilikten milletvekilliğine kadar çeşitli devlet kademelerinde bulunmuş bir edebiyatçının, görevlerinden edindiği izlenimleri bazan bağışlayıcı, bazan da iğneleyici bir üslupla aktarması, mektuplara eşsiz bir renklilik kazandırıyor.

Okurken hem düşündüm hem güldüm.

Son günlerde çıkan iki mektup kitabını, Emre Kongar'ın Kızıma Mektuplar'ı ile Attilá İlhan'ın edebiyatçı dostlarının ona gönderdiği mektuplardan oluşan Attilá İlhan'a Mektuplar'dan sonra bunu da mutlaka okumalısınız.

Çünkü diğerlerinin üslubunu, tavrını bu mektuplarla mukayese ederseniz, mektup türünün çeşitliliği üzerine epey bilgi edinirsiniz.

Hiç kuşkusuz MŞE'nin mektupları 1930'lardan 1952 yılına kadar olan zaman dilimini kapsamaktadır.

Her mektupta kızına hemen hemen başka kelimelerle hitap etmektedir.

Bana göre bu mektuplar, bir edebiyatçının yaratıcılıktaki çeşitliliğinin simgeleri gibi.

Mektuplarından birinde değindiği, kalem konusu olunca, benim bu bölümü buraya aktarmadan duramayacağımı bilirsiniz. Kábil'den yazıyor:

‘‘Hindistan'dan mallar getirdiler, sattılar. Sergiye ne mallar geldi bilmem, ben yalnız istiloları gördüm. Her gün birer tanecik aldım. Sonra Sadrazám benim istiloya merakım olduğunu anladı, bana iki tane istilo hediye etti. Biri nefis cinsten bir Dunhill. Ben de ona bir Dunhill hediye ettim. Bir tane de altınlı bir kalem verdi ki görsen bir soba borusu sanırsın! İki el ile tutup yazmalı. Bunu bir yadigár olarak saklayacağız.

Bu mektubu yazdığım kalem de enfes bir Montblanc'tır. Burnundan öper, saygılarımı sunarım Elmas Hanım.''

Mektubu yazdığı kalemi kızına anlatan edebiyatçı bir baba, bu tutumuyla kızına daha ilk mektupta, estetik'in e'sini öğretmiştir.

MŞE'nin mektuplarını okuyanlar, onun daha önce tek bir eserini okumamak gafletinde bulunmuşlarsa, kaçırdıkları dil lezzeti için göz yaşı dökeceklerdir.

Elmas Kızısı diye başlayan mektubunda kızına okuldaki durumu, insanları soruyor:

‘‘Anladık, mektep ile uğraşıyorsun. Biz de bu mektep için havadis bekliyorduk. Sen bilirsin ki ben bazı ehemmiyetli şeyleri öğrenmek isterim. Meselá: Arkadaşlarından hengisi daha sümüklü? Bunun hakkında bana biraz tafsilat vermeyecek olursan, ben meraktan çatlarım. Sonra hoca bey yahut hanımlardan hangileri daha uyuz, hangileri daha biraz adama benziyor, bunu öğrenmezsem, zaten pek düzgün olmayan uykularım büsbütün kaçmış olacak! Bu gibi mühim işleri sen bana yazmalısın!''

O zaman yurt dışında yaşayanların dil bilmemesinden tutun, oturma kalkma adabına kadar eksiklerini, sivri bir dille eleştiriyor.

Doğrudan yazmasa da kızına sen böyle olma demek istiyor. Dolaylı eleştiriler çok daha etkileyicidir.

Bazı kavramları öylesine ince alaya alıyor ki, ciddi sandığınız aşk karşısında bile hemen gülmeye başlayabilirsiniz:

‘‘Tolstoy der ki: Aşk o kadar önemli bir şey değildir. Onu şairler, romancılar, ressamlar, tiyatrocular sözle, boya ile, ışıkla, çalgı ile süsleye süsleye şişirip birtakım zavallı adamların başına bela etmişlerdir.''

Bobstillikten modern olma saplantılarına, sanatımıza, tiyatromuza kadar çok doğru yargılara da gene bu mektuplarda rastlayacaksınız.

Son günlerde elimden bırakamadığım bir kitap. Mektupların bazısını tekrar tekrar okuyorum.

Komplekssiz, güzele düşkün, kişilikli bir çocuk için yazılmış edebî mektuplar.

MŞE büyük bir yazar, sadece mektup yazmış olsaydı, bu bile bu yargı için yeterliydi.

Kızıma Mektuplar, Memduh Şevket Esendal Yayıma Hazırlayan: Muzaffer Uyguner

Bilgi Yayınevi

DOĞAN HIZLAN'IN SEÇTİKLERİ

Aydınlar Sözlüğü Memet Fuat Adam

Aylar ve Haller Zeki Coşkun Gala

Anadolu Kentleri Metin Sözen Türkcell

Kapan Vüs'at O. Bener İletişim

Selam Yaratana Haz. E. Canberk-G. Cengiz Evrensel



arkadaşıma yolla yazıcı için
Yazarlar Arşivi
Doğan HIZLAN
Tüm yazıları