3 öğretmen 3 hikâye

Güncelleme Tarihi:

3 öğretmen 3 hikâye
Oluşturulma Tarihi: Kasım 24, 2014 01:49

24 Kasım Öğretmenler Günü’nde, onbinlercesinin arasından üç fedakâr öğretmen, anılarını Hürriyet’e anlattı. Dokundukları öğrencilerinin hayatını değiştiren, eğitimde üstün başarı göstermiş, projeler gerçekleştirmiş, yetenekli öğrencileri topluma kazandırmış, farklılıklar ortaya koyan Özden Aydın, Reşit Yıldız ve Bekir Aydın’ın hikâyeleri birçok kişiye örnek olacak. İşte o söyleşi ve anlattıkları:

Haberin Devamı

Onların bir gülüşü dünyaya bedel

Adana Sarıçam Sevim Tekin Anadolu Lisesi’nde görevli Dr. Reşit Yıldız, okumaktan hiç vazgeçmemiş. Yükseklisans, doktora derken, şimdilerde hem lisede kimya öğretmenliği yapıyor hem Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde derslere giriyor. Yetim ve öksüz çocukların da en büyük destekçisi. “Hayatta en önemli şey kimsesiz bir çocuğun içten bir gülümsemesini görmek” diyerek şunları anlatıyor:
“Meslekte 13’üncü yılım ve 10 yıldır Adana’dayım. Yıllar önce yaşadığım bir olay sonrası yetim ve öksüz çocuklar için çalışmaya başladım. Zorluklar içinde hayata tutunmaya çalışan, köşede bucakta kalmış çocukların, bir sevgi eli uzatıldığında nasıl değiştiklerini görmenin mutluluğunu yaşadım. Ücretsiz ders verdim ve değerli olduklarını hissettiklerinde neleri başarabildikelerini gördüm. İki çocuğum var; ancak eşim ile birlikte bir çocuk evlat edinmek istiyoruz.”

Haberin Devamı

3 öğretmen 3 hikâye

Minik yüreklerin büyük endişeleri

Özden Aydın dört yıllık, çiçeği burnunda bir matematik öğretmeni. İşte onun, yıllardır terörle boğuşan, Siirt’in Baykan ilçesinde yaşadıkları: “En büyük dezavantajları 30 yılı aşkın süredir terör bölgesinde yaşıyor olmalarıydı. Terörün içine doğmuş, onunla birlikte büyümüş çocukların gözlerindeki korkusuzluğa rağmen minik yüreklerindeki endişeye şahit oldum. Özgüven sorunu yaşayan öğrencilerim için ne yapabileceğimi düşünürken, sanat çıkış noktam oldu. Yıllarca ilgilendiğim ebru sanatı ile onlara yeni pencereler aralamak istedim. Ebru sanatında boyalar birbirine değer, ama karışmaz. O renkler hep beraber, bir ahenk içinde tabloda çok hoş görünür. Bunu, Türkiye’ye benzetiyorum. Atölye çalışmaları yaptık ve onlarca terör mağduru çocuğun yeni bir nefes almasını sağladım. GAP Genç Festivali’ne katıldık. Çoğu ilk kez böyle bir organizasyona katıldıkları için son derece mutlu oldular. Doğuda yaşayan çocuklar belki batının imkânlarına sahip değil ancak kocaman yüreklerinin içinde gelecek hayalleri var.”

Haberin Devamı

3 öğretmen 3 hikâye

Özel çocukların özel öğretmeni

Son başarı öyküsünün öğretmeni, Ankara’dan; özel çocuklara özel olduklarını hissettirmek için çabalayan Bekir Aydın. Bekir Öğretmen, Gazi Üniversitesi’nde Özel Eğitim Bölümü’nde okuduğu ilk üç yıl boyunca meslek değiştirmeyi düşünmüş. Ancak staj döneminde engelli çocukların gözlerinin içine baktığında, bu çok özel çocukların zorlu hayatlarını biraz olsun kolaylaştırabilmek için onlara sımsıkı sarılmış. İşte anlattıkları:

DUYMADAN TV SEYRETMEK

“Son sınıfta staj yaparken herkesin engelli dediği, benim için ise özel o çocuklarla tanıştım. Gözlerindeki yaşam hevesini gördüm. Ankara’da ilk tayinim yatılı bir işitme engelliler okuluna çıktı. 29 Aralık’ta göreve başladım ve o sene yılbaşını çocuklarımla kutladım. Hiçbir şey duymadan televizyona baktıklarını gördüğümde mideme ağrılar girdi. Önce üzüldüm sonra da onlar için neler yapabileceğimi düşündüm. 20 yıllık meslek hayatımda özel çocukların inanılmaz başarılarına şahit oldum. Son sekiz yıldır Ankara Altındağ 13 Ekim İlkokulu’nun özel eğitim sınıfında görev yapıyorum. Özel eğitim son derece sabır isteyen bir iş. Bizim alanımızda en önemli konu ise vicdan. Vicdanı olmayan hiçbir öğretmen bu özel çocuklara değer katamaz.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!