Yandaş olursan zam var

MALİYE Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamalarıyla memur ile memur emeklisine bu yıl için enflasyon farkı ödenmeyeceği kesinleşti. Geçen yıl imzalanan toplu iş sözleşmesiyle maaşlarına 123 ila 146 lira zam yapılan memur ve emeklilerinin hevesi kursağında kaldı.

Haberin Devamı

Çalışma hayatı uzmanı Şükrü Karaman şu tespiti yapıyor:
Bu yıl enflasyonun revize yapılarak % 9.4 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Oysa memur ve emekliye bu yıl için yapılan zam maaşlara göre % 5-8 arasında değişiyor.
Yani memur ve emeklilere yapılan zam yine enflasyonun gerisinde kalacak, bu kesim deyim yerinde ise yine açlıkla mücadele edecek.
Hükümet; profesör, doçent ve yardımcı doçent maaşlarına yüzde 100, öğretim görevlisi ile okutmanların maaşlarına da % 115 zammı öngören yasa tasarısını Meclis’e sundu.
Bunun yanı sıra hâkim ve savcıların maaşlarına da bin 150 lira zam yapılacak.
Elbette ki bu kesimin maaşlarına açlık sınırının bin 200 lirayı aştığı bir ortamda zam yapılmasına kimse ‘Hayır’ diyemez. Bir de yaptıkları ve üstlendikleri görev gereği bunu fazlasıyla hak ediyorlar.
Ancak memur, işçi, emekli de bu zammı hak ediyor. Eğer bir zam yapılacaksa ayrımcılık yapılmadan tüm memur ve emekli için de aynısı yapılmalı.
Maliye Bakanı enflasyon farkının bu yıl ödenmesinin hukuken mümkün olmadığını açıklamış. Hükümet pekâlâ onlara da bir düzenleme gerçekleştirerek ‘iyileştirme’ yapamaz mıydı? Ne yazık ki, başta emekli olmak üzere alt gruptaki çalışanları ciddiye alan yok. Üye oldukları sendikaların da sesi gür çıkmıyor.
Memur ve emekli 3+3’lük zam için 2015’i bekleyecek. 2015’te bu kesime enflasyon farkı bu kez ödenecek. SSK ve Bağ-Kur emekli aylıklarına ise 1 Ocak 2015’ten itibaren bir önceki 6 ayda gerçekleşen enflasyon oranında zam yapılacak. Onların durumu da iç açıcı değil.
Memur ölmüş de ağlayanı yok!

Haberin Devamı

GÜNÜN SÖZÜ

“(Kayseri’de Türkiye İhracatçılar Meclisi’nde konuşmasında) Bu ülkede darbecilerin bana faydası oldu. Darbe yapanlardan Allah razı olmasın. Ülkeye büyük zararları oldu ama böyle bir diktatörlük bana yaradı, sayelerinde adam oldum ama ülkeyi mahvettiler.”
İşadamı Ethem Sancak

‘Cumhurbaşkanımız hemşerici değildir’

CUMHURBAŞKANLIĞI Personel Daire Başkanlığı’na getirilen, Güneysu’nun eski belediye başkanı Ahmet Minder köşemize dedi ki: “Ben daha önce İBB’de aynı görevde bulundum. Belediye başkanlığından sonra Başbakanlık müşaviri oldum. Cumhurbaşkanımız hemşericilik yapmadığına tanığım. Bu konularda hassastır. Nitelik arar. Benim 30 yıl kamu hizmetim var. Her yerde de Rizeli üst düzey yönetici bulamazsınız, Trabzonlular daha çoktur.”

Haberin Devamı

Kadınlar oturma eyleminde

TOPLUMSAL Kadın Hareketi Derneği Onursal Başkanı Hüsniye Kaya, ortaöğretimde türbanın serbest bırakılmasını protesto etmek amacıyla Erenköy Bağdat Caddesi, Galip Paşa Camisi çaprazında yarın 11.00’den salı günü 17.00’ye kadar sürecek oturma eylemi gerçekleştirecek. Kaya, “Bizler başörtüsüne değil baskı ve dayatmalarla başın örtülmesine karşıyız” diye konuştu.

Trende ‘bayan yanı’ kriteri

ANKARA-Eskişehir hızlı treninde tek başına yolculuk eden kadınların yanına erkekler oturtulmuyor. Durum, erkek yolcuların ‘bayan yanına’ oturtulmaması nedeniyle otobüse binmek zorunda kalmasıyla ortaya çıktı. Seyahat özgürlüğü ve dolayısıyla insan hakkı ihlali değil midir bu? LDP konuyu yargıya taşıyacağını açıkladı.

Haberin Devamı

Biliyor musunuz

Bor, uranyum, toryuma dikkat

- PETROL-İŞ Sendikası, Türk Enerji-Sen, KESK, ESM ile Jeofizik, Jeoloji Kimya, Maden, Metalurji ve Malzeme Mühendisleri odalarının, Maliye Bakanı Şimşek’in Eti Maden İşletmeleri’ne ait olan sülfirik asit ve borik asit fabrikalarının özelleştirileceği açıklamasına karşı çıkarak, “Bor tuzları, uranyum ve toryum madenlerinin aranması ve işletilmesi devlet eliyle yapılır, yasa hükmünün korunması ve yeni icat edilmiş olan baypas yöntemlerinin yaşama geçmemesi gerektiğini bir daha belirtiyor ve halkımız ile TBMM üyelerini dikkatli olmaya ve gereğini yapmaya davet ediyoruz” açıklamasını yaptıklarını...
- HALK Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı”nın birlikte gerçekleştireceği 17. Ulusal Halk Sağlığı Kongresi’nin 20-24 Ekim 2014 tarihinde Edirne’de yapılacağını, kongrenin ana temasının ‘Sanayileşme, Çevre ve Halk Sağlığı’ olarak belirlendiğini...
- 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, adını taşıyan üniversite nin 2014-2015 akademik eğitim ve öğretim yılı açılışında bugün ilk dersi vereceğini...
- RİZE’nin Çayeli ilçesinde bulunan Senoz Vadisi’nde yapılmak istenen Kayalar HES projesine karşı 7 yıldır hukuk mücadelesi veren yöre köylülerini mahkemenin bir kez daha haklı bulduğunu.Danıştay’ın Su Kullanım Hakkı Anlaşması’nı iptal etmesine rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca ‘ÇED Olumlu Kararı’ verilen Kayalar HES’e karşı yöre halkının açtığı davayı gören Rize İdare Mahkemesi, projeyle ilgili yürütmeyi durdurma kararı verdiğini...

Haberin Devamı

AKMERKEZ’den ‘inşaat’ çalışmalarına ilişkin açıklama

AKMERKEZ Genel Müdürü Murat Kayman, “Yasalar takılmıyor, araziler gasp ediliyor. Gözler Etiler ve Levent’te” (12.10.2014) başlıklı yazınızı yazımıza bir açıklama gönderdi.
Açıklamada “İçeriğin büyük bir kısmında sizinle aynı fikirde olmakla beraber “Akmerkez’in ‘çaktırılmadan’ nasıl büyütüldüğünü hiç gördünüz mü?” ifadenizi hayretle okuduk. Sadece bir telefonunuzla size doğru bilgileri aktarmaktan memnuniyet duyardık” denildikten sonra şunlar belirtileniyor:
“23 yıl önce, Türkiye’yi ilk kez bir alışveriş ve yaşam konseptiyle tanıştırdık ve şehrin belki de en önemli aksında; filmlere, kitaplara konu olmuş bir alışveriş merkezi yarattık. Ayrıcalıklı bir çekim merkezi, kentin en beğenilen buluşma noktası olduk. Misafirlerimize, konuklarımıza her zaman en iyiyi ve en kaliteliyi sunmak için çaba sarf ettik. İlk olmanın gururunu yaşadık, örnek alındık. Bugünkü emsal alışveriş merkezlerinin çıkış ve yarışma noktası olduk.
Geçen bunca zamanın ardından da Akmerkez’i daha ileriye taşımayı, her zaman olduğu gibi yine kendisine yakışan, özel bir çehreye büründürmek amacıyla önemli bir yenilenme sürecine girdik.Bu çalışmaların hala tamamlanmamış olmasının en büyük sebeplerinden biri bizim her aşamada kanunlara, çevreye, çevre sakinlerine saygılı bir şekilde hareket etmemizdir.
Yaşanan tüm aşamaları, büyüme diye tanımladığınız alanların zaten kullanım alanımızda olan ve bugüne kadar değerlendirilmemiş bölgeler olduğunu ve her adımın yasal izinler çerçevesinde gerçekleştirildiğini göstermek isteriz. Böylece yazınızda esas kastettiğiniz gasp edilen arazi diye ağır şekilde tanımladığınız mekanların Akmerkez ile uzak yakın ilgisi olmadığını, nasıl alındığı, izin, inşaat vs süreçlerinin nasıl kısa sürelerde tamamlanıp bizden tamamen ayrıştırmanız gerektiği daha iyi ifade etmiş oluruz.
Bu konuda cevaplayamayacağımız hiçbir soru veya yasal çerçeveler dışında atılmış hiçbir adım atılmadığından emin olabilirsiniz.”

Haberin Devamı


Zorlu Center’in karşısına Çiftçi Towers


BOĞAZİÇİ
alanı ve etkileme bölgesinde olan, yasalar ve imar mevzuatları yok sayılarak inşa edilen Çiftçi Towers’ta imar planına göre %40 olması gereken taban alanı kat sayısı %87 seviyesine kadar yükseldi! Yükseklik 15 metre yerine neden ve niçin 180 metreye çıkarıldı?
“Çiftçi Towers için yapılan plan tadilatı şehircilik ilkeleri, planlama teknikleri ve kamu yararına aykırı olarak yapılaşma yoğunluğunun artırıldığını ifade eden Mimarlar Odası, plan bütünlüğünü bozucu bu değişikliğin telafisi güç zararlara yol açacağı ve yeni yapılacak projelere örnek teşkil edeceğini ifade etmektedir” ifadelerine yer verdiği yazılı soru önergesinde konuyu İBB Meclis gündemine taşıyan İBB Meclisinin CHP’li Üyesi Av. Taner Kozanoğlu hazırladığı önergesini İBB Meclisinde sözlü okuyarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a şu soruları sordu: “2960 sayılı Boğaziçi Kanunu’nun 10. Maddesine göre, Boğaziçi alanında ve etkilenme bölgesinde kalan bir arazi üzerinde en fazla 15,5 metre yüksekliğinde 5 katlı konut alanı inşa edilebilirken, Çiftçi Towers projesinde 180 metre yüksekliğinde iki rezidans kulesinin inşasına neden izin verilmektedir? Boğaziçi Kanunu’na göre Boğaz’ı gören arazilerde inşa edilecek konut yapılarında, taban alanının imar parseli alanına oranını gösteren taban alanı kat sayısının yüzde 15’i geçemeyeceği belirtilmektedir. Çiftçi Towers’ta imar planına göre %40’a neden çıkartılmıştır? Projenin uygulanmasında ise taban alanı kat sayısının %87 seviyesine kadar yükselmesine neden göz yumulmuştur?” (Çiftçi Towers, tartışmalı bir şekilde yoğunluğa boğulan Zorlu Center’in yanında bulunuyor; bu yapılar Beşiktaş’ın ve Boğaz’ın bütün hava akımlarını etkiledi ve hava sıcaklığını 1-2 derece arttırdığını biliyor musunuz?)

Yazarın Tüm Yazıları