Sorunlu araziler için 'imar transferi' çözümü

Güncelleme Tarihi:

Sorunlu araziler için imar transferi çözümü
Oluşturulma Tarihi: Ekim 01, 2014 20:35

Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, "imar transferi" adında yeni bir yapılanma düşündüklerini belirterek, "Herkesin bir derdi olmuştur. Arsasının bir kenarı şöyle olmuştur, hissedar olmuştur, arsası okul olarak kalmıştır gibi. Bunların kökten çözümüyle ilgili imar transferi ancak mümkün" dedi.

Haberin Devamı

Güllüce, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı'ndaki konuşmasında, sanayicilik de yaptığını belirterek, "Bir adam sanayici ise kazandığı yüzde yüz helaldir diye düşünür. Çok zor bir kazançtır. Alın teriyle, emekle, belediyeyle, bakanlıkla, sendikayla, bankalarla uğraşarak üretim yapabilmek başarısını sağlayan sanayiciler bu asrın mücahitleridir, akıncılarıdır" ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin üreten ülke olamamak gibi bir sıkıntısı bulunduğunu, garnizon devlet anlayışının getirdiği bir yapılanma olduğunu ifade eden Güllüce, "Üreten değil. Sadece erzak ve asker üretmiş. Bunun getirdiği bir genetik yapılanma var. Buradan tüccar ve sanayici olabilmesi kolay değildi. O yüzden bu yıllarda buralara gelebildik. Diliyorum Anadolu'nun her tarafı Kayseri, Gaziantep gibi sanayinin parladığı yerler gibi olsun" diye konuştu. Güllüce, "İstanbul'un imarı Ağrı'dan başlar" diye bir söz olduğunu ifade ederek, nüfusu 15-20 sene içinde üçe katlanan bir şehirde imar ve bayındırlık olmamasının sonucunun bu olduğunu kaydetti.

Sultanbeyli'de belediye başkan adayı olduğundan bu zamana kadar geçen yaklaşık 20 yılda ilçenin 30 kat büyüdüğünü, dünyada 30 katı aşan örneklerin olmadığını vurgulayan Güllüce, "Bazı arkadaşlarımız 'imar planları değişmesin'
diyor. Doğru da böyle bir dinamizmin olduğu yerde bunu nasıl sabit tutarsınız. Planlar ve şehirler canlı organizasyonlardır. Ona göre şehri donatmanız gerekiyor" dedi. Güllüce, Türkiye'nin hiçbir şeyinin başka ülkeye benzemediğini, ülkenin bütün istatistikleri, verileri ve insani davranışlarının kendisine özgü olduğunu belirterek, "Anketlerde, istatistiklerde, o kaynaklarla hareket edersek,
o anketler bizi isabetli istikamete getirmez. Ben yerelle çatışmayan bir şekilde
size elimden gelen her türlü desteği vereceğimin sözünü veriyorum" diye konuştu.


'DANIŞTAY KARARINI BEKLİYORUZ'

Haberin Devamı

Ambalaj atıkları konusunda Danıştay kararını beklediklerini dile getiren Güllüce, "Hazırlıklarımız tamam. Yargı biraz hayatı bilen bir yargı olsa ya da biraz hızlı hareket etmeye çalışsa. Biz hazırız, Danıştay kararının sonuçlanmasını bekliyoruz" dedi. Yargının kendilerini sanayiciyle birçok alanda karşı karşıya getirdiğini söyleyen Güllüce, bakanlığın ÇED raporu verdiğini, yargının iptal ettiğini, planlarda da bunun yaşandığını anlattı. Güllüce, ihtisas mahkemelerinin olmamasının sıkıntı yaşattığını kaydetti. Güllüce, Türkiye'nin dünyayı kirletmekle ilgili bir faturası olmadığını ifade ederek, şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği ülkeleri bunun hesabını vermelidir. Endüstri devrimi yaptıktan sonra dünyayı perişan etmişlerdir, kirletmişlerdir. Benim sanayicim, bu ülkeyi, dünyayı hiç kirletmeden yükselebilmiştir. Onların akılları her tarafı kirlettikten sonra başlarına geldi. Bizim sanayimizde bu olmadı. 'Biraz da biz kirletelim' demiyorum. Ozonu deldikten sonra... Ben geldim, seni geçtim. Ozon gazını delen bütün gazları Türkiye'de durdurarak ödül aldım. Benim sanayicim belini daha zor doğrultmuşken biz bu kadar sıkı oluyoruz. Hadi siz de olun."

Bitkisel atık yağların geri kazanımlarıyla ilgili 20 firmanın lisansı olduğunu dile getiren Güllüce, bu yağların nereye gittiğiyle ilgili bir çalışma yapılacağını kaydetti.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Güllüce, geçmişte meslek liselerinin kapanmasından dolayı şimdi vasıflı eleman sıkıntısı yaşandığını vurgulayarak, "Son asansör hadisesinde de gitti ucu yetişmemiş elemana dayandı. İhmal, şu, bu var ama sonuçta elemanın yetersizliğiyle ilgili bir sorun" dedi. Güllüce, "imar transferi" diye bir şey düşündüklerini, bunun zor bir organizasyon olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bakanlıkta, Türkiye'de, tapuda yeni bir yapılanma gerekiyor. Sadece şimdi ilk defa telaffuz ediyorum. İmar transferiyle belki kentsel dönüşümü kolaylaştıracağız. Yeşil alanları, okul alanlarını, hissedar olma problemlerini
falan kaldırabiliriz diye düşünüyorum. Bana göre çok önemli bir problem. Herkesin bir derdi olmuştur. Arsasının bir kenarı şöyle olmuştur, hissedar olmuştur, arsası okul olarak kalmıştır gibi. Bunların kökten çözümüyle ilgili imar transferi ancak mümkün. İmar transferinin sertifikalı hale getirilmesi ve sertifikanın da borsaya açılması mümkün olacaktır. Sertifikayı isterseniz bankalara, şahıslara satabileceksiniz. Bunun bir borsası oluşacaktır. Bunun çalışmasını bu sabah da yaptık."

Güllüce, toplantının ardından imar transferine ilişkin basın mensuplarının soruları üzerine de sözünü ettiği sertifikanın başka araziyle takas gibi istenilen yerde kullanılabileceğini ifade etti. Bir gazetecinin "Kentsel dönüşümde gelinen süreci nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna karşılık Güllüce, seçimler nedeniyle yavaşlayan ivmenin hızlandığını aktararak, yakında birkaç tane kentsel riskli alanın ilan edileceğini söyledi. Bozcaada'nın imara açılacağı iddiasıyla ilgili bir soru üzerine de Güllüce, "O doğru bilinmiyor. 1/100 bin planda o görünmez. Oranın imara açılıp açılmadığı görülmez. Bunun 5 bini, 25 bini var. 1/100 binde öyle bir iddia doğru değil. Kim söylüyor, niye söylüyor bilemiyorum. 1/100 binde o fark edilmez. Ölçek çok büyüktür. Onu daha sonra ilçe belediyesi ve alt planları yapanlar gözetecektir" diye konuştu.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!