Bir hayalet gemi hikâyesi

HİKÂYE 22 Mayıs 2014 günü Türkiye’nin Ceyhan Limanı’nda başladı.

Haberin Devamı

O gün tam saati itibariyle 22.53’te bir tanker demir alıp yola koyuldu.
Liman kayıtlarına göre gideceği yer İtalya’nın Sicilya Adası’ydı.
Geminin adı “SCF United Leadership”ti.
Marshall Adaları bayraklı geminin tonajı 81.076’ydı.
2005 yapımı bir tankerdi.


AYNI SAATLERDE ROMA’DA BİR ADAM KAPIDAN GİRİYOR


Geminin Türkiye’den ayrıldığı saatlerde Roma’da İtalyan Dışişleri Bakanlığı’nın kapısından bir diplomat giriyordu.
Gelen kişi Irak’ın Roma Büyükelçisi’ydi.
İtalyan Dışişleri Bakanlığı’na açık bir ifadeyle şu mesajı vermişti:
“Bu petrol Irak devletinin petrolüdür. Bunu alırsanız uluslararası suç işlemiş olursunuz.”
Gemi daha Adriyatik açıklarına gelmeden, rotası değişiyordu.
Olayın aslı şuydu.
Ceyhan Limanı’ndan gemiye yüklenen petrol, Kuzey Irak Kürt otonom bölgesinden pompalanan ham petroldü.
Türkiye ile Kuzey Irak yönetimi anlaşmış ve Bağdat’ın onayını almadan petrolü gemiye yüklemişti.
Yükünü İtalya’ya indiremeyen gemi, dünya tarihinde az rastlanan bir maceraya başlıyordu.

Haberin Devamı


HAYALET GEMİ CEBELİTARIK’TAN ÇIKIP ATLANTİK’E AÇILIYOR


Geminin son görüldüğü yer Cebelitarık Boğazı’ydı.
Ticari gemilerin seyir durumunu anbean veren “Marinetraffic.com”a göre geminin seyir istikameti Meksika Körfezi’ydi.
Yükünü boşaltamayan gemi bir anda spot pazara yönelmiş ve ilk teklif Meksika’dan gelmişti.
Ancak gemi daha Atlantik Okyanusu’na açılmışken bir başka sürpriz gelişme oldu.
Meksika hükümeti de bu petrolü alamayacağını bildirmişti.
Amerikan hükümeti devreye girip alımı engellemişti.
Atlantik Okyanusu’na henüz açılan gemi, rotasını yine Akdeniz’e çevirdi.
O artık başıboş gezen bir hayalet gemiydi.
Bu süre sonra rotasını Fas’a yöneltti.


KARASULARIMIZA GİRME 30 MİL AÇIKTA DEMİRLE


Kuzey Irak petrolü Fas’ın Muhammediye Limanı’na boşaltılacaktı.
United Leadership Muhammediye açıklarına geldiğinde üçüncü bir şokla karşılaştı.
Fas da son anda bu petrolü almaktan vazgeçmişti.
Hayalet gemi Fas karasularına girmeden 30 mil açıkta demirledi ve beklemeye başladı.
Artık umutlar kaybolmuştu.
Ceyhan’dan çıkan Kürt petrolünü dünyada kimse almak istemiyordu.
Böylece Kuzey Irak ve Türkiye’nin bu ortak projesi suya düşmüştü.
İşte tam o sırada hiç beklenmedik bir olay meydana geldi.



ANKARA’YA HİÇ BEKLEMEDİĞİ BOMBA GİBİ SÜRPRİZ GELİYOR



11 Haziran günüydü ve geminin Ceyhan’dan ayrılışının üzerinden 20 gün geçmişti.
O gün IŞİD milisleri Musul’a girmiş ve dünya dengeleri bir anda değişmişti.
Irak neredeyse bölünüyordu ve petrol fiyatlarının artması ihtimali belirmişti.
IŞİD’ın Musul’a girmesinden hemen sonra çok ilginç gelişme oldu.
İsrail Enerji Bakanlığı bu petrolü almaya hazır olduğunu bildirdi.
Ancak bir şartı vardı. Fiyatı ciddi bir şekilde (bir iddiaya göre yarı fiyatına) indirilecekti.
Gemideki petrol İsrail’e satılacaktı.
Satma kararını kim verdi? Ankara mı, Erbil mi? Hiç önemi yok. Bu petrol bir Türk limanından çıkıyordu.

Haberin Devamı


20 HAZİRAN GÜNÜ BİR GEMİ İSRAİL LİMANINA YANAŞIYOR


Bu anlaşmadan kısa süre sonra büyük bir tanker İsrail’in Aşkelon Limanı’na yanaşıyor ve 1 milyon varil petrolü boşaltıyordu...
Ancak ortada çok ilginç bir durum vardı. Gelen geminin adı farklıydı.
Üstelik bandırası da değişikti.
Liberya bandıralı geminin adı “SCF Altai”dı.
Peki 11 Haziran ile 20 Haziran tarihleri arasında ne olmuştu da, petrol aynı petrol olduğu halde, getiren gemi değişikti?
Gelin bu “Ortadoğu thriller’ının” aradan geçen o 9 günlük bölümüne bakalım.


2-Malta açıklarında esrarengiz bir olay


11 Haziran’ı izleyen saatlerde Malta açıklarında esrarengiz bir operasyon gerçekleşiyordu.
“United Leadership” tankeri o saatlerde Malta açıklarına gelmişti. Bir süre sonra bir başka tanker ona yaklaştı ve birinci tankerin içindeki petrol ikinciye aktarıldı.
Gelen ikinci tankerin adı “SCF Altai”dı. Nakil işlemi yapıldıktan sonra gemi İsrail’e doğru hareket etti.
Peki o petrol niye ikinci gemiye aktarıldı?
İşte bu sorunun cevabı, Ortadoğu kurnazlığının çarpıcı örneklerinden biri olarak tarihe geçecekti.
Türkiye, İsrail’le anlaşmıştı ama ortada psikolojik bir sorun vardı.
Yıllardır İsrail’e “Sert çıkan”, ona durmadan “One minute” diyerek haddini bildiren Türkiye, bu sinsi ticareti nasıl izah edebilecekti?
“Şark kurnazlığı” işte bu noktada devreye girmiş ve formül bulunmuştu.
Türkiye, İsrail’e petrol satmış olmuyordu.
Ceyhan’dan çıkan gemi başkaydı, acente farklıydı. İsrail’e malı satan şirket farklı, gemi farklıydı.

Haberin Devamı

3-Türkiye 9 Haziran günü niye ikinci gemiyi de yükledi

İKİNCİ bir muamma
daha var.
Reuters Ajansı 9 Haziran 2014 günü abonelerine şu haberi geçti.
Türkiye, Ceyhan Limanı’ndan ikinci bir tankeri daha doldurup yollamıştı.
Yüklenen tankerin adı “United Emblem”di.
Onun içinde de
1 milyon varil ham petrol bulunuyordu.
O geminin rotası ise belli değildi.
Gönderdiği ilk gemi Akdeniz’de başıboş
yılkı atları gibi dolaşırken Türkiye neden ikinci gemiyi de yüklemişti?
Bir ihtimal şu:
Kuzey Irak her gün 100 bin varil petrolü pompalıyordu. Ceyhan’daki tesislerdeki Kuzey Irak petrolü 2.8 milyon varili bulmuştu. Bir yandan bu petrolün gönderilmesi gerekiyordu.
İkinci ihtimal ise daha çok bir komplo teorisi. Acaba Türkiye IŞİD olayını önceden mi tahmin edip gemiyi yüklemişti?
Ama bu ihtimal düşük.
Çünkü o takdirde de adama sorarlar.
Madem biliyordun, çoluk çocuk Musul’daki personelini neden orada bıraktın?

Haberin Devamı


4- 93 milyon kasamızda gerisi bizi ilgilendirmez

23 Haziran günü Enerji Bakanı Taner Yıldız’a şu soru soruldu:
“Siz İsrail’e petrol mü sattınız?”
Cevabı şu oldu:
“93 milyon dolar Halk Bankası’nın kasasına girmiştir. Bunlar Türkiye’nin problemi değildir.”
O gün kendine sorulmayan soruyu da bugün ben soruyorum:
Bugün 22 Temmuz 2014...
O gemi İsrail limanına tam bir ay önce girdi.
Ham petrolün rafine edilip kullanıma verilmesi için geçen zamanı hesap ederseniz, aklınıza mutlaka şu soru gelir.
“Acaba İsrail ordusunun Gazze’ye karşı kara harekâtında kullandığı yakıt, 20 Haziran günü Aşkelon Limanı’na indirilen 1 milyon varil Kuzey Irak petrolü müdür?”
Geminin limana girdiği tarih 20 Haziran’dı... İsrail 3 hafta sonra başlatacağı Gazze operasyonu öncesi Türkiye’den gelen petrolü stoklarına eklemişti.
Üstelik bu petrolü çok da ucuza kapatmıştı...
Şimdi söyleyin bana, kim demiş Türkiye ile İsrali’in arası bozuktur diye?

----------------------

Haberin Devamı


NOT: Bu yazıdaki bilgilerin hepsini açık kanallardan elde ettim. En önemli kaynak Sedat Ergin’in 28 Haziran 2014 günü’te yayınlanan yazısıydı. Bunun dışında deniz nakliyatında uzmanlaşmış internet siteleri ile çeşitli yabancı gazete ve ajanslara baktım.

Yazarın Tüm Yazıları