Kumdan kuleler ve yaman bir mühendis olarak bendeniz!

Erzurum’da vergilerimizin de içinde bulunduğu 100 milyon lirayla yapılıp üç senede çöken kayakla atlama kuleleri, beni çok umutlandırdı.

Haberin Devamı

Mühendis olabilme ihtimalim açısından! Bir dahaki devlet ihalesinde ben de varım ve iddialıyım! Zira beton dökebilen birkaç usta tanıyorum. Sanırım tek gereken de bu

2011 Kış Olimpiyatları’nın büyük bir görkemle yapıldığı kayak kuleleri ve pisti, geçen gün iskambil kâğıdı gibi çöktü! Öyle görünüyor ki bu ‘muhteşem’ eser meydana getirilirken dört ufak teferruat atlanmış. Birincisi, seçilen yerin altından aktif fay hattı geçiyor olması. Ki mesela atlama kulelerinin ihalesini ben almış olsam, mizah yazarı olduğum halde, âdet üzere bir sorardım “Kardeş burası deprem açısından filan sağlamdır di mi” diye. Çünkü malumunuz, ev kiralarken bile deprem raporu soruyoruz.
İkinci küçük detay: Kuleler yapılırken çam ağaçları kesilmiş, bu da toprak kaymasına sebep olmuş. Şimdi tabii bunu tahmin edemezdim. Ah kim edebilirdi ki? Şirkete haksızlık yapmayın, ayıp etmeyin! Yalnız işte, TEMA Vakfı “Bu ağaçları kesmeyin sakın, keserseniz toprak kayması olur” diye firmayı uyarmış! Bendeniz, konuyla ilgili tüm cehaletime rağmen, en azından onları dinleyip bir ürperirdim diye düşünüyorum.

Haberin Devamı

Sandviçe bile kürdan takılır yav!

Üç: Pistler beton kazıklarla sabitlenmemiş! Eğimli toprağın üzerine gelişigüzel, öyle krema gibi beton dökülmüş. Dediğim gibi, bir mühendislik eğitimim yok. Fakat en azından, özellikle meyilli alanda, herhangi bir yapının dikey kazıklar filan çakılıp desteklenerek yapıldığını biliyorum. Tabii kumdan kale yapmıyorsanız. Gerçi ‘kumdan kule’ yapılmış zaten. Arkadaş sandvice bile dağılmasın diye kürdan takılır, hiç aklınızdan geçmedi mi? İnsaf yav.
Şimdi geliyoruz dördüncü küççücük detaya: Eğimli, heyelan ve depreme meyilli, ve kazık kakılmamış arazinin tepesine, bir de dev gölet yapılmış. Sanırım çökmeyi hızlandıracak ağırlığı en üst noktadan verebilmek için! Muhtemelen projeyi kıskanan kötü niyetli birinin fikri!
Bu konuda Jeoloji Mühendisleri Odası “Kurumda çalışan bazı mühendislerin kaygılarına rağmen, idare ısrarla yapımı gerçekleştirmiştir” diyor. Tesis için ihaleyi alan ve yıkılan atlama kuleleriyle pisti yapan firmanın savunması şöyle: “Bizden istenilen proje neyse, onu hayata geçirdik!”
Doğrudur. Yetkili ve etkili biri “Yav ne heyelanı ne TEMA’sı, bırak bu entelleri sen kes ağaçları” demiştir. Öteki gelip “Ne depremi ne kayma tehlikesi, zaten el âlem buraya kaymaya geliyor, amaç o, vıdı vıdı etmeyin” diye fırça atmıştır. Beriki “Abicim Jeoloji Mühendisleri Odası nereden bilsin, biz buraya kaç odalı tesis yapacağız ohoo, hadi” diye azarlamıştır. En yetkili ağız da “Kazıkla mazıkla uğraşma, dök betonu gitsin, burası daha erken tarihte bitecek, ne dediysem o” diye emir vermiştir. E geçmiş olsun. Şirket ne yapsın efendim? Özellikle de devletten daha çook ihale almışsan, yapacağın yüzme havuzu, stat, spor tesisi ve havaalanı işlerinden kazanacak daha 100 milyar paran varsa.

Haberin Devamı

Bu şirkete âcizane birkaç önerim

Yüz milyonun lafını mı edeceğiz şimdi? Üzecek miyiz bu insanları? Aşkolsun, onlardan kıymetli mi? Milletçe çalışır yine kazanırız. Ama kendilerinden ricam, bari bundan sonra yapacakları o havuza su gideri, stada çökmeyecek tribünler, havaalanına kontrol kulesi yapmayı unutmamaları. Ben hatırlatayım da, sonra şey olmasın. Çünkü anlıyorum ki bende doğuştan bir mühendislik içgüdüsü var. Ve demek sözkonusu firmaya o aralar bir tanıdığı görmeye filan uğramış olsam, iki üç küçük hatırlatmamla bu olayı önleyebilirdik! Sanırım yakında bir devlet ihalesine girebilirim. Zira beton dökebilen birkaç usta da tanıyorum. E daha ne gerekiyor ki? Galiba hiçbir şey.
Yav en azından o tepedeki dev havuz olmasa iyiymiş de... Havuz tüy dikmiş! Zaten biz millet olarak havuz problemlerinde hep zorlanırız. Bak üniversiteye matematik puanıyla girmiş insanım, şimdi sorsan çözemem. Ama havuz problemlerinde mükemmel biri, zehir gibi bir kafa, bu hafta yıkılan kuleler kadar gündemdeydi: Mezuniyet konuşmasında Gezi’de hayatını kaybeden yaşıtlarını bir cümleyle anan okul birincisi Işıtan Önder! Ne oldu? Delikanlının okul birinciliği elinden alındı!
Bence o kuleleri Işıtan yapsaydı, muhtemelen yıkılmazlardı. İnşallah o günleri de görürüz.
Bu ülkede bir gün, paranın yenemeyeceğini ve en büyük servetin beton değil beyin olduğunu öğreneceğiz. Bir gün...

Yazarın Tüm Yazıları