Kısırkaya’da yeni bir Hayırsız Ada mı doğuyor?

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören tasarı henüz yasalaşmadı ama bu değişiklik için hazırlanan 20 bin köpeklik ‘dev barınak’ bitme aşamasında. Buranın bir köpek yok etme merkezi olarak hazırlandığını düşünüyoruz.

Haberin Devamı

Sevgili Güzin Abla, ülke ileri gelenlerinin sokak ve ev köpeklerini yok etme çalışmaları, yaklaşık 1,5 yıl önce başladı.
Bütün sokak ve ev hayvanlarını şehirden uzak alanlarda toplayıp yok etmeyi amaçlayan, deney vahşetine kolaylık yolu açan yasa taslağı, hayvanseverlerin büyük tepkisiyle bir süreliğine durdu.
İşin komik tarafı, bu taslakta o kadar şikâyet konusu olan ‘çoğalma’, yani hayvanların üremesini durdurmak için bir madde bile yok.
Ülkemizde petshop’lar, hayvan üretim çiftlikleri ve halk, hâlâ deli gibi hayvan üretiyor, buna Pitbull’lar da dahil. ve devletimizin denetim ve kontrolle ilgili maalesef hiçbir yaptırımı yok.
Taslak yasalaşamadı ama bu yasa değişikliği için hazırlanan 20 bin köpeklik ‘dev barınak’ bitme aşamasında.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’un kuzey sahilinde, Kısırkaya mevkiinde büyük yatırımla DEV bir barınak yapıyor ve buraya hayvan toplamaya hazırlanıyor.
Ve ne yazık ki, bazı sivil toplum kuruluşları haricinde hiç kimsenin bundan haberi yok.
Burası, kuş uçmaz kervan geçmez bir yer. Şehir içindeki hayvan barınaklarına bile kimse kolay kolay uğrayamazken buraya hangi hayvansever gidip de ne olup bittiğini görecek, bilemiyoruz artık!
Açıkçası buranın bir köpek yok etme merkezi olarak hazırlandığını düşünüyoruz.
İBB, geçmişe baktığımızda hayvan bakımı konusunda hiç güven vermiyor.
Üstelik İBB bakımevleri yönetim kadrosunda seneler önce (5199 Hayvan Koruma Kanunu çıkmadan önce) ‘itlafçı’ olarak anılan çalışanlar, aynen görevlerine devam ediyor.
Bu kişilerden hiçbiri işten çıkarılmamış, yöneticileri de aynı. Böyle bir kadrodan nasıl hayırlı bir çalışma bekleyebiliriz?
Bugüne kadar İBB bakımevlerine giren hiçbir köpek grubu, fire vermeden çıkmamıştır. 10 köpek alınırsa 8’i geri gelir. Kalanlar illa ya kaybolmuştur ya da “öldü” denir.
İBB, hayvan konusunda 24 saat çalışma süresi olan tek belediyedir. Şehirden ‘geceleri’ toplanan hayvanları sadece onlardan bilme hakkımız vardır bu durumda...
Hayvana değer vermeyen bir kurumun eline 20 bin köpek geçtiğinde neler olabileceğini düşünmek bile istemiyoruz.
Onları fark ettirmeden yok etmek için mi burada toplayacaklar?
Tıpkı yıllar önce Hayırsız Ada’da olduğu gibi, bakımsızlıktan, açlık ve susuzluktan burada telef mi olacaklar hayvanlar?
Kısacası Güzin Ablacığım, güvenmiyoruz ve korkuyoruz!
Aslında Türkiye şartlarında 20 bin köpek bakabilecek bir belediye yoktur. (Ancak Meral Olcay barınağın başında olmak üzere, Fatih Belediyesi olabilir!) Köpeklerimiz dağ başında seslerini duyuramadan, ilgi sevgi bekleyecekler ama ne gelen olacak ne giden.
Sadece bu işi görev bellemiş, hayvan sevmeyen, onlara angarya gözüyle bakıp “mesai bitse de eve gitsem” diyen birkaç belediye görevlisi olacak. Onlar da elbette ki onca hayvan için yetersiz kalacaklar. Gerisini ne siz söyleyin ne de ben...
Adını vermek istemeyen bir STK görevlisi

Haberin Devamı

Bütün bu sözlerinizin gerçeği yansıttığını düşünüyorum.
Uçsuz bucaksız ormanlara “doğal yaşam alanları” diye bir ad takılıp, sokaklardan, hatta evlerden toplanan hayvanlar buralara atılacaksa... Bunun sonunun hayırlı olmayacağının herkes farkında.
Hayvanların denek olarak kullanılacaklarından söz ediliyor. Kedi-köpek maması olarak kullanılacakları bile iddia ediliyor.
Umarım bunlar rivayetten öteye geçmez. Tüm belediyelerimiz hayvanların günahını üstlenmekten kaçınır, Allah katında her canlının yaşam hakkı olduğunu unutmazlar.

Yazarın Tüm Yazıları