Tayyip Erdoğan tehdidini ‘sıfırlamak’

AÇIK ve net bir şekilde görülmektedir ki Türkiye bir hükümet tarafından yönetilmekten çok tek adam yönetimi anlayışıyla yönetilmekte, hükümet üyeleri bile önemli gelişmeleri haberlerden öğrenmektedir.

Haberin Devamı

Bu durum 77 milyonun tamamı için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.
Cumhuriyetimiz, demokrasimiz, hukukumuzun, birlik ve bütünlüğümüz, dinimiz, terörün bitirilmesi, Türk siyaseti, devletin kurumları, medya, gençlik, sivil hayatımız, AKP seçmeni, dış politikamız, Başbakan, ailesi ve yakın çevresi için bir tehdittir.
İktidarın ve gücün verdiği sarhoşlukla başta yakın çevresi olmak üzere her şeyi yapabileceği, kendilerinden hesap sorulamayacağı algısını oluşturduğu ve buna göre davrandıkları, yayınlanan telefon konuşmalarında açık bir şekilde görülmektedir.
Yasal olmayan gösterilerden, sokaklardan kesinlikle uzak durulmalı, haklıyken haksız duruma düşülmemeli ve kronik mağduru oynamasına fırsat verilmemelidir.
77 milyonun tamamının üzerindeki Tayyip Erdoğan tehdidini sonlandırmak, ‘sıfırlamak’ sanıldığın aksine çok kolaydır. Nasıl mı? En yakın çevremizden başlayarak daha önce AKP’ye oy vermiş en az bir kişiyi AKP’ye oy vermemeye ikna etmek, söz almaktır. İkna ettiğiniz kişi sayısını 3-5 kişi yaptığınızda, zamanında yıkılmaz, yok olmaz denen mevta siyasi partilerin yattığı siyasi partiler mezarlığında AKP de yerini alır. İnanın “Nasıl bilirdiniz” diye soran bile bulunamaz. Sandığa sayılı günler kalmışken, bıkmadan, usanmadan, gerekirse uyumadan bu kurtuluş savaşını vermeye, vatanımızın sahipsiz olmadığını göstermeye, 77 milyonu bu ciddi tehditten kurtarmaya var mısınız?
M. Fevzi KÜÇÜKKAHVECİ
ANTALYA

Haberin Devamı

Tövbe et Bağış!

“(Egemen Bağış’a)... Azıcık şerefi, azıcık onuru, bir iman kırıntısı, zerre kadar bir inancı varsa derhal önce Allah’a tövbe etmeli, ondan sonra da Müslüman halktan özür dilemeli, hiç beklemeden istifa etmelidir.”
(CHP İstanbul Milletvekili, Üsküdar Adayı ve emekli Müftü İhsan ÖZKES)

GÜNÜN ESPRİSİ

“Akşam tapesi okundu mu?”

Liderler kendini aşıyor...

AKP’nin kaderini etkileyeceği netleşen yerel seçimler yaklaşırken, seçim meydanında yarışan liderler de kendilerini aştı. Mesela Bahçeli halk dilinde hitap etmeyi başardı, engelleri kırdı. Kılıçdaroğlu, geleneksel CHP genel başkanlığı havasından sıyrıldı. Erdoğan’ın İzmir kampanyası, gözlerimi yaşarttı. AKP toplu taşımacılıkta çağ atladı, yerel vatandaşı alana sokmayıp “kendi seyirci ve dinleyicisini beraberinde getirdi”. Program çerçevesinde, çevre il ve ilçelerden akın akın otobüsler kaldırıldı. İşte bu yüzden taşıma kuvvetleri konusunda bir tarih yazdılar. İzmir mitinginde İzmirliler yoktu. Her halde AKP’ye en güzel cevabı da İzmir verecek.”
(savassuzal@karsinokta.com)

Haberin Devamı

Devlet yardımında samimiyetsizlik

‘BAŞBAKAN açıklıyor, büyükşehir dinlemiyor’ (18 Mart) başlıklı yazıda bahsedildiği gibi benim de raporunda % 96 engel oranı olan bir çocuğum var ve biz de o yardımdan yararlanamıyoruz. Neymiş efendim ailede kişi başına düşen gelirin aylık 350 TL olması gerekiyormuş. Lafa gelince eğitim her engeli aşar diyorlar, evet gerçekten aşıyor, çok üzülerek söylüyorum maalesef bizim ülkemizde paran varsa aşabiliyorsun. Benim kızım için doktorlar, eğitimini vermeseydin değil yürümek oturamazdı bile dediler. Bunların hepsi para ile oluyor, biz de her şeyden kısıp onun eğitimine adamış durumdayız kendimizi. Tabii ki aylık gelirimiz kişi başı 350 TL’yi geçtiği için de devletten yardım alamıyoruz.
Kadriye AKDEMİR
Emekli Bankacı

Haberin Devamı

Biliyor musunuz

KÖŞEMİZDE iki kez gündeme getirdiğimiz Başbakan’a yakın ünlü müteahhitlik firması Kalyon İnşaat’ın, 276 milyon 656 bin lira karşılığında kazandığı Elazığ içme suyu projesi ihalesinin iptal edildiğini; AKP Elazığ belediye başkan adayı Mücahit Yanılmaz’ın ihalenin iptal edildiğini, seçimlerden sonra yeniden oluşturulacak teknik şartname ile yeni bir ihale yapılacağını bildirdiğini...
İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in 22 Mart Cumartesi Kadıköy’de ilk seçim konuşmasını yapacağını, daha sonra turunu İzmir Gündoğdu, Foça, Hatay Defne ve Samandağ olarak sürdüreceğini...
BERKİN Elvan’ın adının verildiği Gündüz Bakımevi ve Çocuk Merkezi’nin dün Çankaya Gökkuşağı Mahallesi’nde babası Sami Elvan, Çankaya Belediye Başkanı Bülent Tanık ve CHP Genel Sekreteri Bihlun Tamaylıgil’in katılımıyla açıldığını...
GEZİ Parkı eylemleri sırasında yazdığı yazılar nedeniyle Sabah gazetesindeki köşesi kapatılan gazeteci Yavuz Baydar’ın, Guardian ile beraber ‘Avrupa’nın Pulitzer Ödülü’ olarak kabul edilen, Avrupa Basın Ödülü’ne değer görüldüğünü...

Haberin Devamı

İki büyük bilim adamına ‘Kadir Has’ Ödülü

TÜRKİYE’nin eğitim gönüllüsü Kadir Has’ın adına verilen ‘Kadir Has Ödülleri’ sahiplerini buldu; ödüller iki büyük bilim adamına verildi. Bu yıl ‘Bilim, Teknoloji ve İnovasyon’ alanında verilen ‘Üstün Başarı Ödülü’nün sahibi, dünyaca ünlü beyin cerrahı, Hacettepe Tıp Fakültesi ve Harvard Tıp Fakültesi Massachusetts General Hospital’da araştırmalarını yürüten Prof. Dr. Turgay Dalkara oldu. ‘Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü’ne ise Koç Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Barış Akan layık görüldü.
Bu yıl 10. kez gerçekleştirilen Kadir Has Ödülleri’nden “Üstün Başarı Ödülü”, Hacettepe Tıp Fakültesi ve Harvard Tıp Fakültesi Massachusetts General Hospital’da araştırmalarını yürüten beyin cerrahı Prof. Dr. Turgay Dalkara’ya verildi. Beyin hastalıkları ve migren konusundaki uluslararası araştırmaları neticesinde tıp bilimine yaptığı katkılar ve uluslararası alanda elde ettiği başarılar ile dünyaca ünlü bir bilim adamı olan Dalkara’nın, beyin damar hastalıkları alanında olağanüstü sayıda atıf alan makaleleri bulunmaktadır. Dalkara, pek çok derginin yayın kurulundaki çabaları, Avrupa ve ABD proje değerlendirme panellerinde yaptığı görevler ve özellikle genç bilim adamlarına sağladığı olanaklarla nörobilimin Türkiye’de gelişmesinde lider rol üstlenmiştir.
Dalkara, törende yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de bilim konusundaki sorunun “üstün bilim oluşturma eksikliği” nden kaynaklandığını belirtti. Türkiye’nin üstün bilim oluşturma” konusunda yeterli altyapıya, zekaya ve bilme sahip olduğunu belirten Dalkara, “Ancak bu konunun kültürel bir sorun. Halen ülkemizde tanış, fikirdaş olmaya önem veriliyor. Bu şekilde düşünen hiçbir toplumda bilim yeterince ilerlememiştir. Bilim ve sanatta öncelik liyakat olmalıdır” dedi. Türkiye’nin şu anda çok önemli bir fırsatının bulunduğunu da belirten Dalkara, özellikle ABD’nin bilim fonlarındaki düşüş ile birlikte Türk bilim adamlarının yeniden ülkelerine dönmeye başladıklarını belirtirken,. “Şu an inanılmaz genç bir kuşağımız var. Bu kuşak ve dönen Türk bilim adamları ile birlikte Türkiye’nin önünde çok büyük bir fırsat var, Çok önemli bir rüzgar var. Bu rüzgarın çok iyi kullanılması gerekiyor ” dedi.
“Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü” ise Koç Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Özgür Barış Akan’ın oldu. Akan’ın, haberleşme kuramı ve haberleşme alanında gelecek-nesil haberleşme ağları, kablosuz haberleşme ve sensör ağları, nano haberleşme ve nano-ağlar konularında evrensel düzeydeki çalışmaları bulunuyor. Genç sayılacak bir dönemde akademik kariyerinin en üst düzeyine çıkmasını, sürekli olarak yükselen bilimsel grafiğini göz önünde bulunduran Değerlendirme Kurulu, Akın’ı ‘Kadir Has Ödülleri Gelecek Vadeden Bilim İnsanı Ödülü’ne oybirliği ile layık gördü.
‘Bilim, Teknoloji ve İnovasyon’ alanında verilen 10. Kadir Has Ödülleri Değerlendirme Kurulu, Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın, Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, Eczacıbaşı Holding Başkan Yardımcısı ve Türkiye Bilişim Vakfı Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Harvard Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Kadir Has Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi Prof. Dr. Gökhan Hotamışlıgil, Kadir Has Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman, University Of California Los Angeles Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aydoğan Özcan ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Sivri’den oluştu.
Törende bir konuşma yapan, Kadir Has’ın en büyük ve önemli eseri olarak gördüğü Kadir Has Üniversitesi’nin bugün emin ve kararlı adımlarla devam ettiğini belirten Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Aydın da şöyle konuştu:
“Üniversitemiz, kuruluşunun 17. yılında, 5800 öğrencisi ile her geçen gün başarılarını artırmakta ve hedeflerini yükseltmektedir. Artık içselleştirmiş olduğumuz sürekli dönüşüm, gelişme ve ilerleme süreci ile kazandığımız büyük dinamizm, bizi sürekli ileriye götürüyor. Bu değişim ve gelişim, bizi sürekli olarak hedeflerimizi gözden geçirmeye ve hep daha iyiye ulaşmaya zorluyor. Eğitim ve öğretim çalışmalarımızın yanı sıra araştırma ve geliştirme faaliyetlerine ayrı bir önem veriyoruz. Toplumumuzun sesini dinleyerek ve dünyayı yakından takip ederek sürekli yeni projeler geliştiriyoruz. Memleket ve dünya meselelerine katkı sağlamak, çözümler üretmek, alternatifler sunmak için çalışıyoruz. Bugün 10.’sunu takdim edeceğimiz Kadir Has Ödülleri de, başarıları ödüllendirmenin genel olarak zayıf kaldığı ülkemizde, ulusal ve uluslararası düzeyde önemli başarılara imza atmış, Türkiye’nin ve uluslararası toplumun gelişimine katkıda bulunmuş kişi ve kurumlarını ödüllendirerek desteklemeyi amaçlamaktadır.”

Haberin Devamı


Hırsızlık ideolojisi

Doğada denge vardır. Hayvanlar aleminde; güçlü olan, güçlü olmayanı yer.
İnsanlar aleminde de, hırsızlık ideolojisine sahip olanlar; olmayanı sömürür, yer.
Tarih boyunca; dürüst diye halkın güvendiği birçok yönetici hırsız damgasını yemiştir.
İnsanlar büyük bedel ödeyerek hukuk düzeni oluşturarak; hırsızlık ideolojisini etkisizleştirmek için yasalarla kurallar getirmiştir. Ancak uygulama; halkın alt tabakalarında ki hırsızlık yapanları etkisizleştirmeye yönelik olmaktadır.
Yönetici sınıfının hırsızlık eylemlerinde; hukuk kuralları işlemez.
İş dünyasının hırsızlık eylemlerinde; bahşiş, bağış hediye ön plandadır.
Gelişmemiş toplumlarda demokrasi; hırsızlık ideolojisinin örtülü rejimidir.
Birçok ülkede;
Hırsızlık ideolojisi örgütü mensupları; halkı dolandıranlar, hazineyi boşaltanlar, faizi artırıp milyarlarca para çalıp çırpanlar, bankaları boşaltan haramzadeler, arazileri gaspedenler, bürokratlarla ve siyasilerle işbirliği içinde olurlar.
Onların kullandıkları kirli adamlar; kullananlarca hesap vermekten kurtulurlar.
Hırsızlık ideolojisi mensupları; asalaktırlar. Toplumun, doğanın kaynaklarını yiyen, doymak bilmeyen, semiren, semirdikçe sömürenlerdir.
Hırsızların Özellikleri;
Onlar; pişkindirler.
Onlar; ikiyüzlüdürler.
Onlar; yalan söylerler.
Onlar; talanı iyi bilirler.
Onlar; hileyi iyi bilirler.
Onlar; tuzağı iyi bilirler.
Onlar; çok iyi hatiptirler,
Onlar; birbirlerini iyi tanırlar.
Onlar; dolandırmayı iyi bilirler.
Onlar; inançlı olarak tanıtılırlar.
Onlar, sürekli haktan bahsederler.
Onlar; fakirlerin dostu olarak tanıtılırlar.
Onlar; namuslu olmaktan, dürüst olmaktan bahsederler.
Onların temel stratejileri; insanların anlamasını, bilmesini, öğrenmesini önlemek, halkı uyutmak, uyuşturmak üzerine kuruludur.
Hırsız olup da içeride yatan üst düzeyden kimsenin yattığı görülmez.
Her ülke cezaevlerinde, halk kesiminden fakir-yoksul kişiler-alt düzey memurlar yatar.
Hırsız siyasetçi, hırsız iş adamı, hırsız bürokrat, hırsız profesör, hırsız gazeteci, hırsız general, hırsız belediye başkanı, hırsız milletvekili cezaevlerinde yoktur.
Hırsızlık ideolojisi; kılcal damarlar gibidir. Toplumun etkili ve yetkili her yerinde vardırlar.
Onlarda; dostluk yoktur. Çıkar çatışmasında düşman olurlar, çıkarlar birleşince dost olurlar.
Tarih boyunca; hırsızlar ideolojisine karşı Din, sosyalizm, faşizm, başarılı olamamıştır.
Hırsızlık ideolojisine karşı başarı için;
- Şeffaflık, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, kanun önünde herkesin eşitliği ilkesinin uygulandığı, işleyen bir demokrasi olması gerekir.
- Din ve ideoloji dogmalarından arınmış bilinçli insan gerekir.
- Din, dil, ırk, cins, renk ayrımından uzak insan odaklı düşünce inanç ahlak, anlayış gerekir.
Nurullah AYDIN (Eski savcı-Gazi üniversitesi Öğr. Gör.)
19 Mart 2014-ANKARA

Yazarın Tüm Yazıları