Maltepe’ye o ‘koydu’

İSTANBUL’da Maltepe ve Yenikapı sahillerine yaklaşık 3 milyon kamyon hafriyat toprağı dökülerek toplam 1 milyon 673 bin metrekare büyüklüğünde iki adet dolgu alanı (Maltepe: 1 milyon metrekare+Yenikapı: 673 bin metrekare) kazanıldığı yetkili ağızlardan kamuoyuna deklare edilmiştir.

Haberin Devamı

Hafriyat dökümünün İstanbul’da cazibesi çok yüksek bir rant kaynağı olduğu ve genellikle kamu arazilerine yapılan hafriyattan dolayı birilerine yıllardan beri olağanüstü rant sağlandığı herkes tarafından çok iyi bilinmektedir. Söz konusu dolgu projeleriyle de birilerine olağanüstü rant sağlanarak büyük ölçüde de “kamu zararına” neden olunmuştur.
İstanbul’da şehir merkezine uzak yerlerdeki hafriyat alanlarına dökülenlerden dolayı kamyon başına “100-120 TL” para alındığı gerçeği yok sayılarak ‘Maltepe’ ve ‘Yenikapı’ sahillerinde dolgu alanı kazanmak amacıyla Marmara Denizi’nde oluşturulan devasa büyüklükteki ‘hafriyat döküm alanlarına’ dökülen hafriyattan dolayı işi yapan firmalara ihale bedeli adı altında 96 milyon TL (Yenikapı: 31 milyon + Maltepe: 65 milyon) ödeme yapılmıştır. Diğer taraftan da ihaleyi alan firmaların hafriyat sahibi vatandaştan döküm bedeli adı altında ihale bedelinin en az 4 katı kadar (3 milyon kamyon x 120 TL = 360 milyon TL) haksız kazanç sağlamasına da fırsat verilmiştir.
Yukarıdaki matematiksel gerçeklerden de anlaşılacağı gibi İstanbul’daki hafriyat rantından dolayı söz konusu projelerin kamuya sağlayacağı astronomik gelirden vazgeçilerek ‘ihale bedeli’ adı altında ekstradan ödeme yapılmıştır. Bu durum, birilerine olağanüstü rant sağlarken kamunun da çok büyük ölçüde zarar etmesine neden olmuştur.

Haberin Devamı

O MÜTEAHHİTE YİNE KIYAK

Maltepe dolgu sahasını alan firma sahibinin konuşma tapelerinde “Bu milletin a..na koyacağız” diyen işadamı olduğunu da hatırlatmak isterim.
İstanbul’daki hafriyattan kazanılan para, tıpkı uluslararası kaçak altın ticaretinde kazanılan para gibi cazibesi çok yüksektir. Nitekim Reza Zarrab’a yaptığı danışmanlık karşılığında milyonlarca lira para kazandığı iddia edilen bakan çocuklarının, İstanbul’daki hafriyat rantını da tekellerine aldıkları yıllardan beri hep iddia edilmiştir.
Kamuoyunun, özellikle de söz konusu projelerin ucuza mal edildiğiyle övünenlerin takdirlerine arz olunur.

Sosyalist sol gerek ama

ÖZELLİKLE Türkiye’nin batısında, Ankara, İstanbul, İzmir gibi kentlerde seçim genellikle CHP, AK Parti ve MHP arasında sıkışmış gibi görünüyor.
Hele büyükşehir statüsüne girecek kentlerle birlikte İl Genel Meclislerinin kaldırılması, Büyükşehir Belediye Meclislerini doğal olarak kent parlamentosuna dönüştürecek.
Ancak ‘sosyalist sol’un bu yerel parlamentolara yansıması pek kolay görünmüyor.
Sosyalist sol’dan adayları olan HDP genelde başkanlık üzerinden çalışma yaptı. Herhangi bir partiyle (ki CHP ile bu konuda dirsek temasları olduğu yolunda yoğun söylenti çıkmıştı) işbirliği yapma olanağı da doğmadığı için HDP’nin gücü yeteri kadar belediye meclislerine yansımayacak gibi görünüyor.
ÖDP bazı yerlerde ittifaka gitti, bazı yerlerde aday çıkardı ama belediye faaliyetlerini denetleme adına, başkanlığı kazanamayacağı yerlerde yoğunluğu belediye meclislerine kaydırdı. Bulunduğu koşullara göre daha gerçekçi bir tutum aldı.
EMEP, SDP, SYKP, Yeşiller ve Sol Gelecek ile diğer birçok sosyalist parti ve oluşum gibi HDP şemsiyesi altına girmeyen bir diğer parti de TKP... Adayları daha çok propaganda yapma olanaklarından yararlanmaya dönük görünüyor.
Ancak TKP’nin ÖDP gibi bazı yerlerde Halkevleri’nin de bulunduğu hareketlerin ortak bir aday etrafında birleşme çabaları sonuç verdi. Özellikle Ankara’da TMMOB eski Başkanı Kaya Güvenç ‘Sol Ortak Adayı’ olarak dikkat çekiyor. Ortak aday çıkartan sosyalist sol’un Güvenç’i de sunma biçimi ilginç:

Haberin Devamı

“Üç MHP’liye karşı
tek aday...”
Buradaki kasıt şu, malum AKP adayı Melih Gökçek’in ‘genetik hafıza’sında MHP var. CHP adayı Mansur Yavaş, neredeyse daha dün transfer oldu MHP’den. Eh bir de MHP’nin adayını ekleyince ortaya gerçekten de üç MHP’liye karşı soldan tek aday olarak görünüyor Kaya Güvenç.
Sonuç ne olursa olsun, kenti, ekolojik yaşamı savunan, çılgınca betonlaşmaya, AVM fetişizmine karşı duran sosyalist sol’un renkleri özellikle kent parlamentolarına dönen belediye meclislerine yeteri kadar yansımayacak.

Suriye’de El Kaide, Türkiye’de Tayyip

SİYASAL İslam, demokrasi ile sınavını kaybetti; Mısır’da Mursi, Suriye’de El Kaide, Türkiye’de Tayyip Erdoğan, demokrasi ile İslam’ın yan yana gelmeyeceğini kanıtladılar.
Zaten Amerika, ‘ılımlı İslam’ tezinden de bu nedenlerle vazgeçti.
Mısır’da darbeye göz yumuldu.
Suriye’de Esat muhalefetine verilen askeri destek çekildi.
Türkiye’de Tayyip’in üzeri çizildi. Celal BAŞLANGIÇ

Haberin Devamı

Terazinin dirheminde bir arıza var galiba

KARARGÂHTAN bir yüksek rütbeli subay, zamanın Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün, Süleymaniye’de başına çuval geçirilen askerlere “Mukavemet etmeyin” talimatı verdiğini açıkladı. Komutanın, emir komutası altındaki askerleri, bir başka ordunun askerlerinin insafına terk etmesinin bir müeyyidesi yok mudur? Son on yılda, askerini teslim eden komutan (Hilmi Özkök) demokrasi kahramanı ilan edildi, muhtıra veren komutan (Yaşar Büyükanıt) üstün hizmet madalyası ile taltif edildi. Bir başka komutan, İlker Başbuğ, müebbet hapse mahkûm edildi. Yüzlerce, çeşitli rütbede komutan, ağır cezalara çarptırıldı, rütbeleri tehlikede, eski Deniz Kuvvetleri Komutanı (İlhami Erdil) aile boyu mahkemeye çıkarıldı, kaynağı belirsiz servet iddiası ile mahkûm oldu, rütbeleri söküldü, er yapıldı... Sorumlu tutulduğu, kaynağını açıklayamadığı iddia edilen paranın neredeyse yüz katını ayakkabı kutularında, para kasalarında saklayanlar, gemi aslanı gibi ortada dolaşıyorlar. TBMM’de görev yapıyorlar... Bu dönemin ‘adalet terazisi’nin dirheminde bir arıza var gibi görünüyor.

Haberin Devamı

HDP adayı Önder, AKP’yi ürküttü

İSTANBUL Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı; aynı zamanda da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı... AKP’nin projelerine karşı çıkan Önder, konuşmasında dinleyenleri heyecana sürükledi. Belediye Başkanı seçilmesi durumunda
3. köprüyü yıkacaklarını, 3. havalimanı ve Kanalistanbul projelerini iptal edeceklerini açıkladı. Toplu taşıma ücretlerini düşüreceklerini ve musluktan su içilebileceğini dile getirdi.
HDP’nin Eş Başkan adayları olan Önder ile Pınar Aydınlar, İstanbul’un sorunları için çözüm önerilerini Elite World Otel’de düzenlediği basın toplantısıyla anlattı.
Önder bu kez CHP ve Sarıgül’den daha çok AKP ve Kadir Topbaş’ı hedef gösterdi. İstanbul’un kaynaklarını tüketen tüm çılgın ya da mega projeleri iptal edeceklerini belirten Önder, Topbaş’ın topluluk içerisine çıkamadığını, kalabalıklarla bile Başbakan olmadan gezemediğini ifade etti. Topbaş’ın ayın 25’inde çılgın proje açıklayacağını hatırlatan ve şöyle dedi:
“Öyle bir çılgın proje olacakmış ki herkesin mutluluktan ağzı açık kalacakmış. ‘Kanalistanbul ne?’ diyecekmişiz. Gece üzerinde düşündüm. Bu çılgınlıkta ne olabilir diye. Topbaş seçimlerden çekilebilir. En çılgın şey bu!..”
Önder, bazı eleştirileri şöyle:
“Seçime iki parti katılıyor, bizi biziz; ikincisi de diğer partiler. Hepsi birbirine benziyor.
3. köprüyü durduracağız. ‘Bunlar 1. Köprü’ye de karşı çıkmışlardı’ diyorlar. Millet de ‘Aman Allahım! bunlar 1. Köprü’ye de karşı çıkmışlardı.’ diyor. Evet bu kentin katliamı birinci köprünün yapılmasıyla başladı. 2. köprü yapılınca da trafik rahatlamadı. Bırakın 3. köprüyü 13. köprüyü de yapsanız. Şehir nefes alamıyor. 3. köprüyü yıkacağız. Zarara sebep olanlardan parasını tahsil edip kent halkının sosyal ihtiyaçlarını karşılayacağız.
- İktidar Marmaray’ı yapmakla övündüğünü anlıyor. Peki insanların buraya ulaşması için pratik çözüm yolları ürettin mi? Beyinleri pırıl pırıl çünkü kullanmıyorlar!
- Su haktır parayla satılamaz. Evlere hane başı aylık 10 ton suyu vereceğiz. Musluk suyu içilebilecek. Kontörlü sayaç sistemine son vereceğiz. Atık suları arıtacağız. Yeni barajlar yapmayacağız. Mevcut barajların iyileştirmesini sağlayacağız. Şehrin kuzeye büyümesini engelleyeceğiz.
- 3. havalimanı ve 3. Köprü projelerini iptal edeceğiz... Gerekirse belediye kepçelerini kullanarak o alana girişi yasaklayacağız. Kepçenin önündeydik, dümenine geçeceğiz. Hükümeti engelleyeceğiz. Bu işler ‘Kadir abi’ diyerek çözülmez. Taksim’den Şişli’ye uzanan dev yeşil alanı ‘Gezi Barış ve Kültür Vadisi’ olarak halka açacağız. Taksim Meydanı gösteriler için daha kullanışlı hale getirilecek. Gazi Mahallesi, 1 Mayıs Mahallesi, Armutlu ve Şişli’de hafıza ve adalet merkezleri oluşturacağız. Taksim’e ‘Cumartesi Anneleri’ anıtı yapılacak. Tarlabaşı’nda Göç Müzesi inşa edeceğiz. Selimiye Kışlası’nı ortak yaşam alanı haline getireceğiz. Hrant Dink caddesinden başlayarak bazı sokak ve cadde isimlerini değiştireceğiz. AKM’nin restorasyonunu biz üstleneceğiz.”

Haberin Devamı

5 MADDELİK TAAHÜTNAME

Eş Başkan Pınar Aydınlar, ”Şehir senin” diyerek ‘HDP İstanbul Tahhütnamesini’ şöyle açıkladı: “Toplumun ortak kaynaklarını belediye aracılığıyla halka karşı kullanmayacağız. Konut haklarının ve ortak yaşam alanlarının gaspına; imar ve şehir planlarına aykırı yapılaşmaya izin vermeyeceğiz. Tarihsel ve doğal dokuya aykırı projeleri hayata geçirmeyeceğiz. Halkın kolektif mülkiyetinde olması gereken ortak alanları özel firmalara satmayacağız. İstanbul’un kaynaklarını yeniden üretilmez biçimde tüketen ve ekolojik dengesini bozan, ilan edilmiş ya da yapımına başlanmış tüm ‘çılgın’ ya da ‘mega’ projeleri iptal edeceğiz. “
Sırrı Süreyya Önder, DİHA’ya verdiği demeç ile yaptığı çağrısında seçimlerin önemine vurgu yaparak HDP’ye destek istedi ve şu çağrıda bulundu: “Gelin kendiniz hakkında sadece kendiniz karar verin” diye seslendi. Önümüzdeki yerel seçimin sadece belediye başkanlarını belirlemekle kalmayacağını vurgulayan Önder, “Bir seçim dönemine giriyoruz. Öyle bir seçim dönemi ki bu sadece yerel yöneticilerimizi seçmeyeceğiz. Peki, neyi seçeceğiz? Aslında barış ya da savaş konusundaki tercihimizi ortaya koyacağız.”

Ülkelerinden kaçan Uygur Türklerinin sonu kötü olabilir

DOĞU Türkistan’dan kaçan ve şu anda Tayland’da bulunan 220 Uygurlu Türk eğer T.C. Hükümeti tarafından sığınma hakkı tanınmazsa Çin’e iade edilecekler ve akibetleri büyük ihtimalle idam ile sonuçlanacaktır.
Lütfen bu konuda duyarlı davranarak kamuoyu oluşturulmasına ve Hükümetin bu soydaşlarımıza sığınma hakkı tanıyarak ülkemize gelmeleri konusunda değerli yazılarınızla destek olunuz.
Süleyman TÜRKÜN

Beylikdüzü yeşil alanlarına sahip çıktı

BEYLİKDÜZÜ halkı AKP’li belediye başkanı Yusuf Uzun gider ayak 9 adet yeşil alanları usulsüz bir ihaleye çıkarmak istemesine sessiz kalmadı...
AKP’yi Beylikdüzü’nde seçimleri kaybetme telaşı aldı. AKP’li Beylükdüzü belediye başkanı Yusuf Uzun Encümen kararı ile 18 Mart 2014 Salı sabahı saat: 10.00’da toplanarak 9 yeşil alanı yandaşlarına ihale etmek istedi... Yusuf Uzun, seçimlere 12 gün kala Encümen kararıyla 9 yeşil alanı yandaşlarına ihale etmek istedi...
18 Mart’ta saat 10.00’da yapılacak ihalenin neden seçime 12 gün kala ve yangından mal kaçırır gibi yapıldığını merak eden Beylikdüzü’nde yaşayanlar sabahın erken saatlerinden itibaren toplantının yapılacağı salonda toplandılar...
CHP ve MHP encümen üyelerinin’de itirazları ile ihale iptal edildi...

Bu meslekte zengin olamazsınız

MESLEKTE 40 yıl plaketimizi aldık.
Tıbbıye’nin 2. sınıfında hocamız Prof. Dr. Sadi Irmak (12 Mart döneminin başbakanı)
Beyazıt Meydanı’na doğru elini sallayarak “Bu meslekte zengin olamazsınız, meydanda
limon satan tezgâhçı sizden daha zengin olacak” demişti
İsteyen yol yakınken ayrılsın. Demek değişen bir şey yok.
Maaşlarının düşüklüğünden yakınan genç, Yrd. Doç. Dr.’lara selamlar.
Dr. T.M. OTMANCIOĞLU

Yurtlarda öğrencilerimizin Suriyeliler kadar itibarı kalmadı

BÜYÜK kentlerde yüksekokulların fazla olduğu yerlerde, talebelerin kalacağı yer temininde büyük sorunlarla karşı karşıya kaldıkları bütün halkımız tarafından bilinmektedir.
Devletimizin elinde yeterli sayıda talebe yurdu yoktur. Talebe yurtları yapımında gelmiş ve geçmiş bütün hükümetler yeterli ilgiyi göstermediler.
Ülkemizde talebe yurtları özel şahıslar ve kuruluşlar tarafından hızlı şekilde yapılmaktadır. Özel yurtlarda büyük bir sorun var, ki Başbakanımız meydanlarda konuyu dile getirdi. Bütün ülkede olduğu gibi Ankara’da yurt sorunu büyük bir problemdir. Ülkemizin birçok yerinden liseyi yeni bitirmiş, ana ve baba ocağından yeni ayrılmış gençlerimiz, yüksekokulu kazanarak Ankara’ya geldiğinde karşılaştığı en büyük sorun, kalacağı ve yatacağı yerdir.
Bir vatandaş olarak yetkililere yalvarıyorum; bu genç çocuklarımızı yurt sorununda onun bunun eline bırakmayalım, devletin şefkatli şemsiyesi altına alalım ve seri şekilde devlet yurtları yapalım.
Gazi Mahallesi’nde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ders aletleri yapan fabrika vardı. Bu fabrika kapandı ve yıkıldı. Boş arsa olarak duruyor. Duyuma göre bu arsa TOKİ’ye devredilmiş. Büyük bir arsadır. Bu arsaya 8000 veya daha fazla öğrenci alacak şekilde devlet yurt yapmalı, talebelerimizi himayesi altına almalı ve devlet her yerde yurt yapmaya hız vermelidir. Ancak o zaman sorunlar çözüme kavuşur.

Yazarın Tüm Yazıları