Dişi beyin empatide, erkek ise 3 boyutlu düşünmede iyi

Güncelleme Tarihi:

Dişi beyin empatide, erkek ise 3 boyutlu düşünmede iyi
Oluşturulma Tarihi: Mart 10, 2014 10:17

Empati kurmadan 3 boyutlu düşünmeye, işitmeden ayrıntıları daha fazla hatırlamaya kadar tüm bu özellikler dişi ve erkek beynin arasındaki farkı yansıtıyor. Cinsiyetten bağımsız hormonların etkisiyle oluşan beynin cinsiyeti, öğrenme sistemini de etkiliyor. Uzmanlara göre testosteron beynin cinsiyetini belirliyor ve oran arttıkça beyin erkekleşiyor.

Haberin Devamı

Dişi ve erkek beyninin öğrenmeye etkilerini inceleyen eğitim uzmanlarına göre, beynin de bir cinsiyeti var ve dişi beyin işitmede, konuşmada daha başarılı. Erkek beyni, üç boyutlu düşünebilme ve yer-yön konumlandırmada öne çıkıyor. Motivasyon, dikkat, tutum gibi duygusal özellikler, insan beyninin fizyolojik yapısıyla ilgili. Dişi ve erkek beyni arasında fark oluşmasında en önemli etken ise anne karnında maruz kalınan testosteron hormonu.
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği tarafından bu yıl ‘Teori, Uygulama ve Değerlendirmeleriyle Farklı Eğitim ve Öğretim Model/Yöntem/Yaklaşımları’ temasıyla 13’üncüsü düzenlenen ‘Geleneksel Eğitim Sempozyumu’nda ‘Sinir-siz Öğrenme’ konusu da anlatıldı. Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümü’nden Prof. Dr. Soner Yıldırım, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Doç. Dr. Sinan Canan ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı’ndan Serkan Karaismailoğlu’nun verdiği bilgiler şöyle:

Haberin Devamı

Duygusal bağ yoksa, kalıcı öğrenme de yok

Yapılan çalışmalar beynimizin bir cinsiyeti olduğunu gösteriyor. Hayatımızda her tecrübe yeni beyin anlamına geliyor ve duygusal bağ kurmadığı hiçbir şeyi kalıcı olarak öğrenmiyor. Beynin ödül-ceza, hareket, sözel ve duygu hafızası var. Kaotik olarak çalışan bu organ kadın erkek cinsiyeti diye ayrılıyor ve bu biyolojik cinsiyetten bağımsız.
Beyin cinsiyeti kapsamında ele alınan bulgular tümüyle öğrenme, hafıza, empati gibi bilişsel işlevlerin farklılığı ile ilgili. Bu farklılıkların cinsel yönelim ve davranışlarla ilgisi yok. Erkek ve dişi beyni farklılığının oluşmasındaki en önemli etken, bebeğin anne karnında iken maruz kaldığı testosteron hormonu. Testosteron özellikle beynin sol yarıküresinin gelişimini geciktiriyor. Bu da sol yarıkürenin daha fazla dış etkene maruz kalmasına neden oluyor. Bu hormon daha çok erkek bebek kaynaklı olduğu için erkek beyninde sol yarıküre, sağ yarıküreye göre farklı bir gelişim gösteriyor. Yani ne kadar çok testosterona maruz kalırsa o kadar erkek beyinli olunuyor. Özellikle annenin hamilelik dönemindeki beslenme alışkanlıkları, iklim, stres durumu gibi koşullar testosteron üretimi üzerinde etkili. Bu nedenle biyolojik cinsiyetiniz ne olursa olsun, beynin gelişimi sırasında maruz kaldığınız testosteron beynin cinsiyetini belirliyor.

Haberin Devamı

Erkek veya dişi beyni arasındaki farklılıklar

Dişi beyni özellikle işitme ve konuşma konusunda erkek beynine göre daha başarılı. Bunun nedeni, bu merkezlerin sol yarıkürede daha baskın olması. Cisimleri üç boyutlu düşünebilme ve yer yön konumlandırma becerilerinde erkek beyni daha iyi. Dişi beyni empati konusunda daha yetenekli ve daha geniş frekans aralığını işitebilme yeteneği ve yüz tanıma konusunda başarılı. Beyinde duygusal hafızanın oluşmasında amigdala adlı bir yapının önemli rolü var. Erkek beyni sağ amigdalayı aktif biçimde kullanırken, dişi beyni solu kullanıyor. Bu fark nedeniyle dişi beyni duygusal olaylarla ile ilgili ayrıntıları daha kuvvetli hatırlayabiliyor. Dişi beyinde yarıküreler arasındaki iletişim daha kuvvetli. Bu sayede aynı anda birden fazla iş yapma konusunda daha başarılı olurlar.

Haberin Devamı

***

Yüzük parmağı uzunsa erkek beyinlisiniz

Nasıl ölçülüyor?

Analizlerde eli bir tarayıcıda tarayıp özel bilgisayar programları ile hesaplama yapılır. Sağ elde yapılan ölçümler daha belirleyici olurken diğer yöntemde ölçüm avuç içinden yapılır. İlk olarak işaret parmağına bakılır. Parmağın elle birleştiği kısma (resimde A harfi) yakından bakılırsa tam sınırda bir ya da birbirine yakın 2 çizgi görülür. Eğer 2 çizgi varsa ölçüm alttakinden itibaren yapılır. B noktası ise işaret parmağının tepe noktasını ifade eder. Bir cetvel aracılığıyla A ve B noktaları arasındaki mesafe ölçülür. Ne kadar hassas ölçülürse sonuç o kadar doğru çıkar. İşaret parmağı için yapılan işlemlerin aynısını yüzük parmağı için de yapılır. Hesaplama sonucunda yüzük parmağı, işaret parmağına göre ne kadar uzunsa anne karnında o kadar fazla testosterona maruz kalındığı anlamına gelir. Yani o kadar erkek beyinlisinizdir. Ama kadın ve erkek beyninin de dereceleri olduğundan bunun öğrenmek için bölme işlemi yapılır. Cetvel aracılığıyla elde edilen ölçümler ile işaret parmağının uzunluğu yüzük parmağı uzunluğuna bölünür. Ölçüm önemli olduğundan virgülden sonraki üç basamak da kullanılır. Oranın anlamı ise aşırı uçtaki erkek ve dişi beyin arasındaki oranlar yer alır. Irklar arasında farklılıklar olmakla beraber genel anlamda 0,970 oranının altına inildikçe erkek beynine, 1,000 ve üzerine çıkıldıkça da kadın beynine doğru bir gidiş söz konusudur. Aradaki değerler ise (0,980 ve 1,000 arası) ırklara ve coğrafi bölgelere göre çeşitlilik gösterdiğinden net bir yorum yapılamayabilir.

Haberin Devamı

Bunları biliyor musunuz?

* 5-6 Temmuz tarihlerinde yapılacak Kamu Personel Seçme Sınavı’nda (2014-KPSS Lisans) yabancı dil testi yer almayacak.
* Yapılan bir araştırmaya göre 2013’te İstanbul’un refah seviyesi ve eğitim düzeyi en yüksek ilçesi Beşiktaş, en düşük ilçesi ise Sultanbeyli.
* Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı verilerine göre, teknopark sıralamasında 2010-2011 yılları arasında Sakarya Üniversitesi Teknokenti en iyi performansı göstererek 19 basamak yükseldi.

Suça yönelen çocuk ve ailelere yönelik çalışma yapılıyor mu?

-Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı “Aileye Aile İçinde Yardım” çalışmasıyla korunmaya ihtiyacı olan ve suça sürüklenmiş çocuklar ile ailelerine yönelik çalışma başlattı. Uzman ekipler projeyle taraflarla görüşerek sorunlara çözüm üretilmesini sağlıyor.

Haberin Devamı

Kaç öğrenci okul sütü projesinden faydalanıyor?

-Anaokulu ve ilkokul öğrencilerine 2011-2012 döneminde 144 milyon, 2012-2013 arasında 296 milyon kutu süt dağıtıldı. 2013-2014 eğitim yılında ise yaklaşık 6,5 milyon öğrenciye okul sütü dağıtılması hedefleniyor.

Dişi beyin empatide, erkek ise 3 boyutlu düşünmede iyi
Veli Rehberi

ÖFKE PATLAMALARI

Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog Şeyda Özdalga çocuklarda öfke patlamaları konusundaki soruları yanıtladı.

1) Öfke patlamaları kaç yaşlarında görülür?

- Öfke büyük-küçük tüm insanların farklı doz ve sıklıkla hissettiği doğal, evrensel bir duygu. Çocuklar aile ve çevre faktörlerine bağlı olarak öfke içeren duygu ve davranışlarını geliştirirler. Bebeklik döneminde karnı acıkınca, altı temizlenmeyince ağlayarak ihtiyacının karşılanmasını bekler. 2-4 yaşları “ben merkezci” dönemde isteklerine ulaşma aracı olarak öfkesini kullanır. Bu dönem ebeveyn tarafından iyi yönetilmezse bu tutum ileri yaşlara aktarılan davranış sorunu olarak devam edebilir. Ön ergenlik ve ergenlik döneminde de hızlı fiziksel değişimine, hormanlarına bağlı olarak duygularını kontrol etmekte zorlanır.

2) Neden olur?

- Çocukların arzu, istek veya ihtiyaçlarının karşılanmaması, haksızlığa uğrama, fiziksel ceza ve yaralanmalar, duygusal istismara uğrama, hayal kırıklığı, ebeveyne bağımlı olma, tehditlere maruz kalma gibi faktörlerin ön planda olduğu görülüyor.

3) Çocuğunuz isteklerini sürekli ağlayarak dile getiriyorsa ne yapmalı?

- Evin paşası, prensesi konumunda isteklerinin anında yerine getirildiği, kararları anne babanın değil çocukların aldığı aile içi rollerinin karıştığı durumlara alışan çocuk, ev dışındaki arkadaş ve okul çevresinde aynı kabulü bulamayınca kabul ettirme yöntemi olarak öfke ve saldırganlığa başvurabiliyor.

4) Aniden öfke patlamaları yaşıyorsa ne yapmak gerekiyor?

- Çocuk, öfke nöbeti geçirmeye başladığında özel ilgi göstermemek gerekiyor. Çocuğa net bir şekilde öfkeli davranışlarına son vermesi gerektiğini söylenebilir. Bu durumu daha da artmadan dikkatini dağıtmaya veya başka bir alana yönlendirmeye çalışmak lazım. Öfke nöbeti geçirdiği sırada kendisine veya başkalarına zarar vermeyeceği güvenli bir ortamda tutulması sağlanmalı. Çocuğa bunun doğal bir duygu olduğunu ve buna hakkı olduğunu söylemek şart. Ama bu yüzden konu ile ilgili fikrinin değişmeyeceğini ve öfkesi sona erdiğinde onun yanında olunacağı söylenmeli.

5) Okulda öğretmen, evde anne baba ne yapmalı?

- Çocuğun psikolojik ihtiyaçları yerine getirilmeli, yaşadığı travmatik olaylara müdahale edilmeli, öfkeli tutumu desteklenip ödüllendirilmemeli. Çocuk fiziksel ve duygusal istismara uğramamalı. Okulda öğretmeni veya akranları tarafından aşağılanma, küçük düşürme, fiziksel taciz, dışlanmak gibi durumların önüne geçmek gerekiyor. İlgi ve sevgi verilmeli.

PANO

Öğrenciler su için yarışacak

Dünyada su kaynaklarının sürmesi için kafa yoranlar yarışacak. Her Damla Değer Katar platformu, yenilikçi fikirler için 3 ile 5 bin dolar arasında para ödülünün verileceği “Su Ödülleri” yarışmasını başlattı.

26 bin öğretmene ekolojik eğitim

MEB ve TEMA Vakfı işbirliğinde yürütülen “Ekolojik Okuryazarlık Programı”ndan 26 bin 402 öğretmen yararlandı. Çalışmada doğa ve çevre sorunlarına daha duyarlı, bireyler yetiştirilmesi hedefleniyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!