Bocelli’nin kadife sesini bir de Sessizlik Tiyatrosu’nda dinleyin

Güncelleme Tarihi:

Bocelli’nin kadife sesini bir de Sessizlik Tiyatrosu’nda dinleyin
Oluşturulma Tarihi: Şubat 17, 2014 01:06

Albümleri satış rekoru kıran İtalyan tenor Andrea Bocelli 22 Şubat’ta TEMA Vakfı’nın 20’nci yılı için İstanbul’da sahneye çıkacak.

Haberin Devamı

Toscana’da doğan sanatçı yılda bir kez temmuzda köyü Pontedera’da konser veriyor. Bu özel konseri iki kez izleyen sanat tarihçisi okurumuz Sevgi Gürtuna izlenimlerini yazdı.

Pontedera-Volterra arasında bir belediye otobüsü yaşlı selvi ağaçlarının ve yeni toparlanmış saman yığınlarının arasından temmuz sıcağında yol alıyor. Şoförün arkasında oturan “Signora Turca”, alçak sesle sürücüye soruyor: “Konserden sonra Lajatico’dan dönmek için başka araç yok mu, taksi falan.”
- Signora, bu son otobüs. Pontedera’dan binmeden taksicilerle konuşmalıydınız. Yarın konser dönüşü için belediye araç ayarladı. Bugünkü prova. Başınızın çaresine bakacaksınız...
Otobüsten köşe başında inen “Signora Turca” yani ben, sesiyle her daim dünyamı aydınlatan, bana hep güç veren İtalyan’ın, doğup büyüdüğü köyün sokaklarını gezdim önce. Sonra da Google Maps’ten doğanın ortasında olduğunu gördüğüm 1,5 km uzaklıktaki Sessizlik Tiyatrosu’na yürüdüm. Kapıdan girişte görevli Bocelli Vakfı gönüllüsü gençlere, provayı izlemek için Türkiye’den geldiğimi, Pisa’da kaldığımı anlatıp, dönüş için fikir sordum. Aralarından otomobili olan Marianna dönüp cevapladı: “Dönüşü düşünmeyin, provanın tadını çıkarın.”

Haberin Devamı

TERAPİ GİBİ KONSER

32 senedir İtalya’nın her köşesinde seyahat etsem de Toscana’nın bu köşesinin, bu denli duygu yüklü olduğunu tahmin edememiştim. Hava kararmaya başladığında Bocelli dağları, taşları inleten “Andrea” çığlıkları arasında, şefin kolunda sahneye çıktı. Yıllardır konserini hayal ettiğim “kadife ses” kanlı canlı karşımdaydı. Huzur dolu gülümsemesiyle bizleri selamlayıp tüm ciddiyetiyle şarkısını söylemeye başladı. Saatler nasıl uçtu gitti hiç anlamadım. Puccini’nin “Nessun Dorma”sıyla iki bis yapıp el sallayarak orkestra şefinin koluna girdi ve gitti.
Dönüşte 50 kilometrelik yol Marianna’nın sohbetiyle göz açıp kapayıncaya kadar bitti. Bu arada Bocelli’nin çevreci hassasiyetini, konser mekanının doğaya zarar vermemesi için gösterdiği özeni öğrendim. Yatağa girdiğimde eski günlere döndüm.
1995’te bursla, üç aylığına Perugia’ya gitmiştim. Doğumgünümde bir İtalyan arkadaşım kaset hediye etti. Solistin bir yıl önce San Remo Şarkı Yarışması’nı kazandığını söyledi. Teypte duyduğum, yaşamım boyunca beni en etkileyen erkek sesi oldu. Ardından arkadaşım Andrea’nın öyküsünü anlattı. Doğuştan sorunlu gözlerinin 12 yaşında futbol oynarken düştüğünde görmez olmasını. Azimle hukuk fakültesinden mezun olup, doktora yapmasını. Pavarotti’den bayrağı devralmasını... Sesi kadar azmi, yardımseverliği, doğaseverliğiyle “ilah” oldu benim için. İtalya’ya her gittiğimde “yeni albümü çıkmış mı” diye aramaya başladım.

Haberin Devamı

RÜZGAR VE KUŞLAR

Hayattaki her nimeti dolu dolu yaşamayı seviyordu Andrea. Paraşütle atlıyor, ata ve bisiklete biniyor, paten yapıyor, türlü müzik aleti çalıyordu. 31 yaşında evlendiği Enrica’dan Matteo ile Amos adlarında iki güzel oğlu oldu. Ama 44 yaşına geldiğinde ayrıldılar. 23 yaş genç menajeri Veronica’yla yaşamaya başladı. 10 sonra doğan kızına Haiti’deki projesinin adını verdi: Virginia. Amos ve Matteo da hep yanındaydı. Virginia, ağabeylerinin kucağında sahneye çıkıyordu kimi konserlerde.
Andrea 1986’dan itibaren her temmuzda doğduğu Lajatico köyünde konser veriyor, Sessizlik Tiyatrosu sesle buluşuyordu. Toscana’nın onuru olan konseri 2011’de “Live in Tuscany” CD’sinde izleyip “seneye mutlaka burada olmalıyım” demiştim. Alıştığımız sahnelere benzemiyordu burası. 26’da açılışı yapılan 5 bin metrekarelik tiyatronun çevresinde 5 bin çeşit bitki vardı. Çevredeki tek ses rüzgar ve kuşlardı. Her yıl yaşamındaki olaylardan esinlenip bir tema seçiyordu Andrea. Konser alanındaki yapay gölün içine, Lajatico’nun sokaklarına konuyla ilgili heykeller yerleştiriliyordu. 2012’deki ilk gidişimde tema üretkenlik, simge nardı. 2013’te ise varlıklar/varoluş; simgeleri hayvan-insan heykelleri.

MÜZİKLİ TUR

Haberin Devamı

Geçen yıl, bu kez bir arkadaş grubuyla yola çıkıp Parma’da Toscanini, Verdi ve Paganini’yi selamladık. Lucca’da Puccini’nin doğduğu evi, Torre del Lago’da villasına gezdik. Konser gününe ulaştığımızda Chianti ve Greve’de leziz İtalyan yemekleri yiyip şaraplarını içtik. İnternetten aldığımız e-biletleri La Sterza’da gerçek bilete çevirip Lajatico’ya geldik. Film platosunu andıran küçük köy dünyanın her yanından gelmiş müzikseverlerle doluydu. Heykellerin önünde fotoğraf çektiriliyor, Bocelli Vakfı’nın binası geziliyordu.
Biletleriniz numaralıysa, konser alanı açılmadan 1.5 km’lik yolda kuyruğa girmek iyi fikir değil, benden söylemesi. Konser hava kararırken başlıyor, sabırlı davranıp kalabalık girdikten sonra yola düşmenizi öneririm.
Tiyatroda satılan hediyelikler Bocelli Vakfı logolu tişört, sweatshirt ve battaniyeler. CD yok. Onları İtalya’nın her köşesine yayılmış kitapçılardan alabilirsiniz. Konser ve hediyelik gelirleriyle vakıf Haiti’deki 600 kimsesiz çocuğun bakımı, eğitimini yürütüyor. Gözle ilgili bilimsel araştırmalara destek veriyor.
İstanbul’a da doğayı korumayı hedefleyen TEMA Vakfı yararına geliyor Andrea Bocelli...

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!