Biraz oradan biraz buradan

Aman şükür, kazasız belasız bitiverdi şu eylül, ruhumun bu kadar karmaşık olduğu bir ay daha bilmem ben.

Haberin Devamı

Nedense her eylül hep aynı şeyleri yaşarım, hiç değişmedi eylül hazanlarının ruhumda yarattıkları.
Neyse bu seneyi de atlatıverdik, ekim geldi, hoş geldi. Eli sanırım dolu geldi. Dün akşam, üzerimde gecelik, salonun ortasında dans ediyordum.
Niye mi?
Yeni başlayan aşktan mı diye soracak olursanız, o yazdığım gibi kaldı, işte eylülde de yazdım ya basireti bağlandı.
Acele de davrandım galiba, dur be kızım, bir dursana, daha fol yok, yumurta yok ortada.
Anam da koydu tavrını “ucuz yazı” diye.
Neymiş, hiç kimseleri bulamayan, birini de bir mesajla bulunca büyük olay yapan bir kadın duygusu vermişmişim.
Belki de vermişimdir, eylüldü aylardan, normaldir.
Ha dün gece niye mi hoplayıp zıpladım...
Akşam dellenip bizim Selim Akçin’i aradım; bu hafta cuma yazabilir miyim diye çünkü eylülün son saatlerinde zehirlenmiştim tavuktan.
“Olur” dedi, “zaten her şey seni bulur”...
O sıra sordum “Yahu ben artık büyümedim mi Selim? Bak bir hafta yazıyorum perşembe, bir hafta cuma. Okurun da kafası karışıyor, soruyorlar bana; sen ne günü yazarsın Ayşe Kelebek’te diye.”
Selim dedi ki “Sen de hem perşembe hem cuma yazıyorum de”
“Ay” dedim, “ne komiksin”...
“Kızım anlamadın galiba” dedi. “Artık böyle, söyle artık iki gün yazacaksın Kelebek’te”...
“Allah” dedim, “Allah, yaşa be Selim”...
Önümüzdeki haftadan itibaren artık iki gün sizlerleyim Kelebek’te.
Ben çok mutlu oldum, inşallah sizler de sevinirsiniz bu habere.
Sonra işte oyunculuk durumum var gündemde, com.tr’ye yazmıştım birkaç gün önce.
Bana bir rol bulunmuş yeni bir dizi için. Kardeşim Ayça’ya söylemişler, Ayça da demiş ki “Olur ya, süper uyar”...
Ayça’yla birbirimize girdik çünkü ‘76 doğumlu birinin 50 yaşındaki annesini oynamam için okey vermiş. Allah’tan ajanstakiler insaflı çıkmışlar da sonradan iş yatıverdi.
Ha bu arada şimdilerde televizyonda oynayan bir sit-com’un bir bölümünü yazar mısın dediler, sen becerirsin dediler, ne de olsa mizah genlerinde var.
Onu da yazdım, yolladım ama bu sefer de yapımcı nedense kayıplara karıştı.
Muhtemelen şoke oldu ve çok etkilendi, yoksa başka türlü bir seçeneği düşünmek bile istemiyorum.

Haberin Devamı

Mozaik pastam

Haberin Devamı

Ay bunu da yazacağım, bir e-posta geldi bana, bayıldım ona. Yine geçen gün bir yazı yazmıştım hurriyet.com.tr’de “keşke çocukluğuma dönsem” diye, en sevdiğim pastayı yazmıştım; mozaik pastamı.
Gelen e-postaya bayıldım; Mabel Pastanesi Suadiye, beni ev yapımı mozaik pastalarını tatmaya davet etmiş.
Harikalar ya, sağ olun Mabel Suadiye.

* * *

Ne güzel ekim geldi işte; hayaller var, işler yapılacak, aşık olunacak, hava soğuk artık ama belki bayramda göz kırpar güneş az da olsa.
Kelebek göz kırptı yine bana, önümüzdeki hafta iki gün görüşmek dileğiyle kalın sağlıcakla.

Yazarın Tüm Yazıları