MEDYADAN : MAGAZİN

Güncelleme Tarihi:

MEDYADAN : MAGAZİN
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 09, 2004 18:56


Sabah’la Günaydın, 2 Mayıs

Haberin Devamı

Karalar bağlamış, diyor Life+ köşesinde Bülent Cankurt, “sosyetik güzel” Elif Germiyangil’den bahsediyor. Elif Hanım siyahı sevmezmiş ama bu sefer siyahlar içinde görülmüş filan da... beni şu bilgi sarstı: “Elindeki 5.800 dolarlık Hermès’in Birkin model çantası bile siyahtı.”

5.800 dolar kaba bir hesapla 8,5 milyar TL eder. Bir memurun 6 aylık maaşı.

Bu insanlara sözüm yok, var ki harcıyorlar, kolay kazanılan para böyledir.

Bunları yaratan düzenin içine edeyim!


*

Posta, 2 Mayıs

Küçük bir dedikodu: Okan Bayülgen şimdiki sevgilisi Deniz Seki ile bir yerde otururken, yan masaya eski sevgilisi Deniz Akkaya, derken bir diğer masaya eski karısı Zeyno Gönenç gelince kalkmış, tam onlar çıkmış ki, bu sefer de Okan’ın eski sevgililerinden Cansu Dere içeri girmiş...

Tesadüfler gecesi, diyor başlığında Uğur Soysal. Bence tesadüf değil, tamamen aritmetik ihtimal hesabı... ‘Mümkün olduğu kadar kadınla olacağım” diye şov dünyasındaki her iki kadından birini götürürsen, olacağı budur...


*

Haberin Devamı

BİZ NE OLACAĞIZ?

Gazeteler, 2 Mayıs

Bir Alman otomobil dergisinin haberiymiş, BMW sahibi erkekler diğer markaları kullananlara göre 2.2 kere daha çok seks yapıyormuş. Sonra sırayla, Audi sahipleri, İtalyan arabası kullananlar, Fransız arabası ve son olarak da Japon arabası kullananlar geliyormuş.

Eee, biz ne olacağız?

Sahi, benim 20’li yaşlarda bir küçük BMW’m vardı ama, hâlâ bir etkisi olur mu acaba?


*

CİN ALİ

Hürriyet-Kelebek, 3 Mayıs

Pınar Dilşeker (?) oğlu Mert Ali’yi doktora götürmüş, işitme taraması için. Çıkışta demiş ki “Erken doğan çocukların akıllı olduğunu söylüyorlar. Onu çok bilmem de bizimkinin cin gibi olduğu kesin!”

Çocuk daha 25 günlük, demek ki cin gibi olduğu bakınca anlaşılıyor!


*

BİLEN SÖYLESİN

Hürriyet-Kelebek, 3 Mayıs

“Tahsin Hoca’nın kızı defileye çıkıyor” diye bir haber. Eda Modoğlu adlı ‘sosyete güzeli’nden ‘Kayakçı Tahsin Hoca’nın kızı’ diye bahsediliyor.

Bu kızcağız Tahsin Hoca’nın kızı mı, yoksa (o da kayak hocasıydı) bizim rahmetli Turan Hoca’nın kızı mı?


*

MUCİZE!

Takvim, 3 Mayıs

Takvim’in birinci sayfadan verdiği haber “Işın Karaca mucizeye imza attı!” diyor.

Neymiş mucize? “Aşırı kilolarıyla dikkati çeken” sanatçı... zayıflamayı başarmış!

Üç ayda, 15 kilo verip, 120 kilodan 105’e inmiş!

Asterix okuyanlar bilirler, köyde bir ihtiyar vardır, Agecanonix. Bir gece içip içip sokaklarda ‘Heeeeyt, kendimi on yaş gençleşmiş hissediyorum’ diye nara atınca, Asterix kolundan tutup sürükler, “Geriye kaldı 90 sene, haydi doğru yatağa...”


*

EZOTERİK MANKEN

Takvim, 3 Mayıs

Aynı gazetenin ikinci sayfasında da böyle önemli bir haber var: Her dövmenin bir anlamı var... diyor başlığı.

Selin Toktay’ın vücudunda birçok dövme varmış, ‘ünlü manken’ bunların her birinin “anlamını anlatmış’ basın mensuplarına.

Göbeğindeki “Odette-Odite” yazısı Kuğu Gölü Balesi’ndeki siyah ve beyaz kuğuyu temsil ediyormuş. Sol koltuğunun altındaki çiçekler ve ‘angel’ yazısı da ‘melek’ anlamına geliyormuş. (‘Angel’ bazen başka manalara da gelebilir biliyorsunuz!) Sağ bileğindeki haç işareti ise, boş zamanlarında diğer dinlerin kitaplarını okumasının etkisiymiş. “Ünlü manken şimdi de sağ sağ koluna en sevdiği çiçek olan sarmaşığı yaptırdı” diyor haber.


*

Haberin Devamı

SERİN DURUŞ’TAN

Milliyet, 4 Mayıs

Sevimli Serin Duruş köşesinden haftalık olağan arak:

- “Bakın yalan söylüyorsam şu an yanımda oturan annem kalp krizi geçirip ölsün, ben de ölüsünü öpeyim!” (Seda Sayan’ın programında Caner (?) ile tartışan bir kadın)

- “Oğlum gözlerimin içine bak ve doğruyu söyle!” (Kadının Sesi programına telefonla katılan bir kadın stüdyodaki üvey oğluna söylüyor.)

- “İnsanlar, uzaylılarca kaçırılıp şuursuzlaştırıldıktan sonra, bir yerlerine onlardan haber almak için bir şeyler monte edilir...” (Esra Ceyhan, 1 Mayıs tarihli köşe yazısından.)


*

SHOOOW

HO Tercüman, 4 Mayıs

Özürlüler Vakfı para toplamak için bir etkinlik düzenlemiş, gazete bunun haberini yapıyor.

Başlığı: Sıra dışı show

“Ulan şuna şov deseniz bir yerinize mi durur” diye küfrederken, Özürlüler Vakfı’nın bu etkinlik için bastırdığı afişe takıldı gözüm:

Meğer afişin dili daha da özürlüymüş.

Üst yazısı: Farklı bir etkinlik, sıra dışı bir shoow


*

UZMANINA SOR

Posta, 4 Mayıs

Hülya Dergisi’nde yer alan habere göre, ihanet endişesiyle özel dedektiflere başvuranların sayısı arttı” diyor haber.

Eee, aldatılma konusunu Hülya Dergisi’nden daha iyi kim bilebilir!


*

GELİN GELİN SİZ DE GELİN

DB Tercüman, 5 Mayıs

Müjdeyi DBT patlattı: Tülin de yazar oldu

Caner’den sonra Tülin de en çok okunan haftalık magazin gazetesi Fısıltı’da yazmaya başladı...”

Kim olduğunu bilmiyorum, yazıdan anladığım kadarıyla kim kimi dütlüyor kabilinden kaliteli televizyon yarışmalarından birinin “yıldızı” bu Caner ile Tülin...

Hülya ile Seda’nın köşe yazdığı bir basında Caner ile Tülin’e de bir yer bulunur...

Dikkat edin bakın terlik markalarıyla gazeteler aynı “ünlüleri” seçer oldular. Ayak hizasına indiğimizin resmidir...


*

TEŞHİR DEĞİL AMA MİNİ ETEK GİY DİYORLAR

Milliyet, 5 Mayıs

Böyle modalar çıkıyor, geçiyor. Şimdi moda (ne anlamı varsa) spor haberlerini mankenlere, olmadı “güzel kadın spikerlere” sundurmak.

Lig TV bunu daha da ileri götürmüş, Hıncal Uluç ile Atilla Gökçe’nin futbol sohbeti yaptığı şeffaf masanın bir ucunda, pek de sesi çıkmayan, çıksa da futbol hakkında söyleyecek pek lafı olmayan, mini etekli, minisi iyice görünsün diye ortaya değil, kenara koyulmuş (şimdi) sarışın bir güzel kadın oturuyor.

Kanalın maksadı belli. “Spor tartışmasını izleyenlerin yanında, üç yüz beş yüz kişi de kızın bacaklarına takılsa, kârdır.”

Bu kızcağız (Ayfer Sarıkaya) Milliyet’e konuşmuş, “yaptığının teşhir olmadığını” söylüyor. Tartışmanın anlamı yok, çünkü bir sonraki cümlesi şöyle: “Benden mini etekli ve bakımlı olmam isteniyor, öyle yapıyorum!”


*

NE GEÇİYOR?

Milliyet, 5 Mayıs

Serin Duruş’tan bir minik arak daha.

Erman Toroğlu: Bu adam bizimle şey geçiyor da söylemeyeyim şimdi, bir şey geçiyor da...

Şansal Büyüka: Dalga geçiyor de hocam, dalga geçiyor de...

Erman Toroğlu: İşte bir şey geçiyor da, dalga geçiyor diyelim...


*

O PARA DEVLETİN KASASINA MI GİRİYOR, YOKSA...

Posta, 5 Mayıs

Özcan Deniz de modaya uymuş, kendine bir lüks kamyonet sipariş etmiş. Dodge’una 185 bin dolar yani 270 milyar törkiş lira saymış.

Özcan Deniz, aracının plakası DNZ olsun diye 700 milyon lira ekstra ödeme yapmış.

Tamam İstanbul’un göbeğinde böyle hayvanî kamyonetlerle gezmek, adının harflerini taşıyan plaka almak tam bir “görgü” işareti de...

Benim merak ettiğim şu: BU 700 MİLYON KİMİN CEBİNE GİTTİ?


*

AYNI SORU, FARKLI KONU

Hürriyet-Kelebek, 5 Mayıs

Böyle ihbar tipi habercilikten hazzetmiyorum ama, benimki sadece merak.

Basketçi İbrahim Kutluay (kendisi de Ferrari’ye biner), sevgilisi Demek Şener’e hediye olarak bir Ferrari almış da, götürürken çarpmış, üzülmüş filan.

Haberin Devamı

Kendi Ferrari’ye binen, sevgilisine sürpriz diye Ferrari alan bu basketçi, senede kaç para kazanır ve kaç para vergi verir acaba?

Geçenlerde İstanbul Defterdarı “lüks arabası olanları izleyeceğiz” diye atıp tutuyordu...


*

TCK VE İMAM HATİPLER

Hürriyet-Kelebek, 5 Mayıs

Ebru Çapa “Güldal Akşit istifa etmelidir” diye yazdı. Yazısından iki küçük alıntı:

Yeni Türk Ceza Yasası (Tasası mı deseydik?) taslağından haberiniz var mı? (...) Yeni TCK sayesinde İmam Hatip mezunlarının üniversitelerde istedikleri bölümlere girebilmeleri için kolaylıklar sağlanıyor.”

Türkiye’de kafalar iyice karıştı.

Kimin hangi okula gideceğini Türk Ceza Kanunu belirliyorsa, evlilik yaşını Bütçe Kanunu, asker alma yaşını da Türk Ticaret Kanunu düzenleyebilir mesela....


*

Haberin Devamı

KISKANANLAR ÇATTTTTTLASIN!

Posta, 5 Mayıs

Hep Kelebek’ten, Hülya Avşar’dan alıntı yapıyorum, Seda Sayan’a haksızlık olmasın.

Nerede o eski hamamlar” başlıklı yazısında, Seda Sayan annesinin götürdüğü hamamları, hamam sefalarını anlatıyor. “Canım annem bizi haftada iki kez hamama götürür, üç kat deri attığımızı görmeden çıkarmazdı. Arada kavgalar da olurdu. Hem de taslı takunyalı. Ama sonra herşey tatlıya bağlanırdı. Herkes yanında getirdiği kek, börek, dolmaları çıkarır, kadınlar matinesi gibi hamam sefası devam ederdi...”

İşte niye Hülya Avşar’lara, Seda Sayan’lara köşe yazdırılıyor, diye eleştirenlere en güzel cevap.

İş, gazeteci kökenli köşe yazarlarına kalsa, kaçı çoluk çocuk gidilen Kadırga karılar hamamının göbek taşında, iki zeytinyağlı dolmayla bir mastika mastika arasında, birbirinin kafasına tas ve takunya fırlatarak yapılan saç saça baş başa kavgaları böyle güzel anlatabilir ki, Türk okuruna...


*

Haberin Devamı

HAUTE COUTURE KADINI KİM YETİŞTİRDİ?

Gala, 25 Nisan

Hürriyet’in magazin eki Gala’dan bir iki alıntı.

- Ve Tuğçe (Kazaz) 10 Mayıs’taki Deep Blue defilesinde karşımıza gerçek bir haute couture olarak çıkacak...

- Haute Couture kadını ne demek diye sorduğumuzda ise ünlü modelin cevabı çok ilginç oluyor: “Kendinden emin, rafine zevkleri olan, dış görünüşü ile ruhu arasında kopukluk olmayan kadın.” (Maalesef Sema Denker bir sonraki soruyu sormamış, ‘Peki konfeksiyon kadın nasıl oluyor?”)

- (Bir sonraki, 2 Mayıs tarihli Gala’nın “Kenan Doğulu’dan ayrılalı çok kısa bir süre oldu ama Tuğçe Kazaz’ın adı birçok erkekle anıldı. İşadamı Bülent Ç., Selim Kemahlı, Serdar Bilgili ve Sezen Aksu’nun oğlu Mithat Can’ın ardından ünlü playboy Cem Cantaş’la adı aşk dedikodularına karışan Kazaz, bir anda en medyatik çapkın haline geldi” diye tanıttığı ve iki sayıdır kapaktan yarı çıplak fotoğraflarını yayımladığı ‘çapkınlar liginin zirvesine oturan manken’ diyor ki) Benim hayatımda, soyadımdan dolayı, herşeyin bir sınırı, çizgisi vardır. Böyle yetiştirildim, ailem de böyle yetiştirilmiş. Benim de bugün bir kızım olsa, erkek arkadaşıyla kalmasına ya da onunla yaşamasına izin vermem. Çünkü ben ailemden aldığım bu terbiyeden çok mumnunum. İyi ki böyle yetiştirilmişim!

İyi ki...


*

ABOOOV!

Gala, 2 Mayıs

Seray Sever’in soyunmasıyla ilgili olarak, Haldun Dormen (Türkstar’da sahneye birlikte çıkıyorlar ya) demiş ki:

- Tiyatroda soyunmamız gerekirse, soyunuruz!

”Çıplak kadınlar tiyatroyu bastı” diye şikayet eder misin... Al sana!


*

OLACAK O KADAR!

Haftasonu, 28 Nisan

Haftasonu bir magazin dergisidir, dış politika konusunu pek bilmez. Gerçi gönderilen muhabir arkadaş, sayfa editörü, basın bültenini okusa, konuşulanları dinlese, belki anlayabilirdi ya...

Güney Afrika Cumhuriyeti 10 yaşında” diyor üst başlık. “Özgürlüğün yıl dönümü” diyor başlık. “Güney Afrika Cumhuriyeti’nin özgürlüğe kavuşmasının 10.yılı nedeniyle Güney Afrika Fahri Konsolosu İshak Alaton, Hyatt Regency Otel’de bir davet düzenledi.”

Arkadaşlar, Güney Afrika Cumhuriyeti bundan 10 sene değil, 43 sene önce, 1961’de yapılan bir referandumla özgürlüğünü ilan etti ve hemen sonra Commonwealth’ten çekildi. Sizin 10 sene dediğiniz sakın ilk çok-etnili seçim ve Mandela’nın cumhurbaşkanlığı olmasın sakın?


*

NO KOMENT!

Şamdan, 8 Mayıs

Manken Hilal Cebeci (bu manken kelimesi çok geniş spektrumlu hale geldi Türkiye’de) diyor ki: “Önce sevgi, sonra cinsellik. Yani önce sevmem gerekiyor. Belki de bu mesleği seçmemin en önemli nedeni bu...”


*

NE DÜŞÜNÜYORMUŞ TARKAN?

Hürriyetim, 26 Nisan

Son olarak, Almanya’dan Barkın Kurt’un bir sorusu. “Ben neyi düşündüğünü anlayamadım. Siz bunların diline alışıksınız...” diyor.

Haber diyor ki: “Megastar (Bunun ölçüsünün ne olduğunu da anlayabilmiş değilim, Ajda Pekkan kendi kendine Süperstar olmuştu bir gösteri vesilesiyle, Tarkan’ı kim Mega yaptı, Giga kim olacak?) Tarkan, Berlin’e yerleşmeyi düşündüğünü söyledi. Tarkan BZ gazetesine yaptığı açıklamada, ‘Berlin’e yerleşip yerleşmemeyi düşünüyorum’ dedi.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!