Akademi utansın!

Güncelleme Tarihi:

Akademi utansın
Oluşturulma Tarihi: Şubat 03, 2012 00:00

Akademi’nin Oscar yarışının dışında tutarak tarihinin en büyük hatalarından birini yaptığı Utanç ve Kevin Hakkında Konuşmalıyız haftanın kaçırılmaması gereken filmleri. Tutkunlarının merakla beklediği Karanlıklar Ülkesi: Uyanış ve Spielberg’den eskimiş bir hikaye Savaş Atı haftanın diğer seçenekleri?

Utanç / Shame
2011/İngiltere/101’
Yönetmen: Steve McQueen
İngiliz yönetmen ve görsel sanatçı McQueen’in Açlık’la (Hunger) yakaladığı başarının rastlantı olduğunu sanıyorsanız ikinci filmi Utanç’ı izleyin, fena halde yanıldığınızı göreceksiniz. Saplantılarımız, ihtiyacın doğası ve hayatta yaptığımız seçimler üzerine çarpıcı gözlemler getiren film, New York’ta yaşayan otuzlu yaşlarında, seks bağımlısı Brandon’ın yaşadıklarını anlatıyor. Yılın en çok konuşulan performanslarından ikisine (muhteşem Michael Fassbender ve muhteşem Carey Muligan) vesile olan Utanç’ın Oscar’a aday olmaması Akademi’nin utançlarından biri olarak tarihe geçecek.

Spielberg’den eskimiş bir masal

Savaş Atı - War Horse
2011/ABD/146’
Yönetmen: Steven Spielberg
Yılın epik filmlerinden Savaş Atı, Albert adında genç bir çocukla çiftlik atı Joey’nin 2. Dünya Savaşı’nın başlangıcında geçen hikayesini anlatıyor. Kahraman hayvan filmlerinden hala sıkılmadıysanız ve iki saati aşan süresini göze alabiliyorsanız Savaş Atı size göre.

Karanlıklar Ülkesi: Uyanış
Underworld Awakening
Yönetmen: Måns Mårlind, Björn Stein
2011/ABD/88’
Vampirler ile Lycan’lar arasındaki binlerce yıla uzanan mücadele devam ediyor. Yılın en merakla beklenen gişe filmlerinden biri olan Karanlıklar Ülkesi: Uyanış hayranlarını memnun edecek bir macerayla geliyor. Selene ile insan-Lycan melezi sevgilisi Michael’ın Vampirlerin atası Marcus’u yok etmesinin üzerinden 15 yıl geçmiştir. Aradan geçen zamanda, insanlık gerek Vampir gerek Lycan klanlarından haberdar olmuş ve her iki türü de ortadan kaldırmak için seferberlik ilan etmiştir. Bu soykırım sürecinde ele geçirilen Selene on yıldan fazla bir süre sonra uyanır ve kendini Antigen’deki gizli bir laboratuarda tutsak bulur.

Film iyi, Swinton daha iyi

Kevin Hakkında Konuşmalıyız
We Need to Talk
About Kevin
2011/İngiltere-ABD/112’
Yönetmen: Lynne Ramsay
Geceyarısı Bekçisi filminin unutulmaz yönetmeni Lynne Ramsay’in Lionel Shriver’ın romanından uyarlayıp yönettiği film, oğlunun hatalarından dolayı derin sorumluluk ve suçluluk duyarak, nerede yanlış yaptığını sorgulamaya başlayan Eva’nın yaşadıklarını anlatıyor. Eleştirmenler bugüne kadarki en üstün oyunculuk performası olduğu konusunda hemfikir olsa da Akademi’nin Tilda Swinton’ı görmezden gelip, Oscar’a aday göstermemesi anlaşılır şey değil.

EV SiNEMASI 4 TILDA SWINTON FiLMi

Benim Adım Aşk / I Am Love (2009)
Topladığı ödüllerle tüm dikkatleri üzerine çeken film, burjuvazi, yasak aşk ve tutku üçgeninde gelişen trajik bir aşk hikâyesi anlatıyordu. Geçen yılın en iyilerinden olan filmi hala izlemediyseniz DVD’si piyasada, kaçırmayın.
Avukat / Michael Clayton (2007)
İlk (böyle giderse de tek) Oscar’ını aldığı filmde hırslı danışman Karen Crowder rolünde sinirlerimizi bozmayı başarıyor ve hayranlığımızı bir kez daha kazanıyordu.
Tekno Aşk / Teknolust (2002)
Birlikte çalışmaktan en çok zevk aldığı yönetmenlerden Lynn Hershman-Leeson’dan ‘80’lerden fırlamış bir siber-parodi denemesi. Swinton bu filmde yapay zeka üzerine çalışan biogenetik uzmanı Rosetta dışında, DNA’sından ürettiği üç kopyayı birden canlandırıyor.
Dipsiz / Deep End (2001)
Eşcinsel oğlunu korumak için her şeyi yapabilecek kararlılıktaki anne rolüyle 2001 yılının birçok ödülünü toplamıştı.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!